10. Hukuk Dairesi 2023/12787 E. , 2025/613 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/923 E., 2023/1390 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/409 E., 2023/80 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili …
**10. Hukuk Dairesi 2023/12787 E. , 2025/613 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/923 E., 2023/1390 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/409 E., 2023/80 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-birleşen dosya davacı vekili müvekkilinin davalıya ait ... Köyü Soma/Manisa adresindeki kömür ocağı işyerinde hizmet akdi ile çalışırken 02.06.2012 tarihinde uğradığı iş kazasında sağ ayak diz kısmından cismani araza uğradığını, diz kapağının dört tarafının parçalandığını, uzun süre yürüyemediğini, ayakta durmakta zorlandığını, sağ bacağını bükemediğini, davalının bu olay sebebiyle sorumlu olduğunu, taleplerinde her türlü denkleştirme sebeplerinin gözetildiğini beyan ederek 1.000,00 TL maddi tazminat ile Mahkememiz dosyası ile birleşen İzmir 13. İş Mahkemesinin 2022/142-2022/126 Karar sayılı dava dosyasında meydana gelen iş kazası nedeniyle davacının uğradığı maluliyet oranında manevi zarara düçar olduğunu beyan ederek 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-birleşen dosya davalı vekili davacının 01.07.2007 tarihinde işe başladığını, 02.06.2012 tarihinde 1. Binlik bandın üst geçitinden geçerken ayağının kayması sonucu sağ ayak dizinden yaralandığını, iş kazasının davacının tehlikeli davranışından kaynaklandığını, vardiya sonu çıkışta dikkatsiz ve tedbirsiz hareket ederek kazaya sebep olduğunu, müvekkili şirket tarafından iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini, kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun davacıya ait olduğunu beyan ederek maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; davacının davalı işyerinde çalışırken 02.06.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle davacının meydana gelen iş kazasında %40 oranında, davalının %60 oranında kusurlu olduğu, 18.02.2019 dönemi itibariyle güncellenen %13,00 oranında malul kalacak şekilde yaralanması nedeniyle aktüerya hesap raporunda tespit edildiği şekilde 446.321,16 TL maddi zarara uğradığı gerekçesi ile "..1-) Asıl dosya bakımından; A-)Davanın kabulü ile 446.321,16TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.06.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.. 2-Birleşen dosya bakımından; A-)Davanın kısmen kabulü ile 50.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.06.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "....davacı ve davalı vekillerinin tüm istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatiyle, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; manevi tazminat miktarının az olduğunu, maddi tazminatına ilişkin geleceğe yönelik değişmelerden ve hatalardan kaynaklanacak haklarının saklı tutulmadan karar verilmesinin yargılama prensiplerine aykırı olduğunu, ücretin belli olması halinde varsayımsal artış yerine gerçek ücretlerin tazminat hesabında esas alınmasının BK 42, TBK 50 hükmünün sarih ve amir muhtevası olduğunu, belli olmayan dönemler yönünden daha yüksek oranlı artış yönteminin belirlenmesi gerektiğini iddia ederek temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;dava konusu iş kazasına davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığını, davacıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini, kusurun tespitine yönelik bilirkişi incelemesine karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, zararın miktarının tespitine yönelik bilirkişi raporlarının da eksik ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından kök rapordan farklı olarak güncellenen asgari ücretin baz alınarak hesap yapılmasının mümkün olmadığını, Manisa Sosyal Güvenlik İl Kurumu tarafından gönderilen cevabi yazının eksikliklikler içerdiğini, hükme esas alınan 05.07.2022 tarihli cevabi yazıda 18.02.2019 ödeme dönemi itibariyle % 13 olarak güncellenmiş olduğunun bildirildiğini ve buna ilişkin peşin sermaye değeri yazının gönderildiğini, ancak önceki döneme ilişkin 16-13 = 3'lük fark oranına tekabül eden gelir miktarının bildirilmediğini, müvekkil şirket aleyhine maddi/manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Taraf vekillerinin birleşen dava yönünden manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik temyizleri kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Taraf vekillerinin asıl dava yönünden maddi tazminat miktarlarına yönelik tüm temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, taraf vekilleri tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Taraf vekillerinin birleşen dava yönünden manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.