9. Ceza Dairesi 2021/5578 E. , 2024/26 K. ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/265 E., 2014/397 K. KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 say…
**9. Ceza Dairesi 2021/5578 E. , 2024/26 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/265 E., 2014/397 K. KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2014 tarihli ve 2010/265 Esas, 2014/397 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14-2015/97659 numaralı 12.04.2018 tarihli bozma görüşü içeren Tebliğnamesi ile daireye tevdi olmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebi Özetle Hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasının uygulanmaması gerektiği, aynı eylem nedeniyle yargılanan bir başka sanık hakkında iş bu maddenin de uygulanmadığı ve saire nedenlere ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebi Özetle Herhangi bir gerekçe bildirilmeksizin kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince; ''Benzer suçtan İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılan ... ve dosyamız sanıklarının 2010 yılı Mayıs ayı içerisinde bir asker eğlencesine katıldıkları, burada ...'ın telefonla katılan ...'ye ulaşarak çağırdığı ve sanıklarla cinsel ilişkide bulunmayı teklif ettiği, bu şekilde olay yerine gelen katılan ...'i ... İlköğretim Okulu yakınında bulunan parka götürerek burada sanıkların katılanla normal yoldan cinsel ilişkide bulundukları, katılan ...'in İzmir Doğum Evi Hastanesince düzenlenen 18.03.1996 tarihli doğum raporuna göre; 11.03.1996 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşından küçük olduğu, katılan hakkında İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 15.06.2010 tarih, 2010/10906 sayılı raporda, ...'in yapılan muayenesinde; saat kadranına göre 5 ve 8 hizasında vajen duvarına kadar giden iki adet eski yırtık tespit edilmiş olup zarın iki parmak duhulüne müsait bir fevhasının bulunduğu, bakire olmadığı, akut veya kronik livataya delalet edebilecek maddi bulgulara rastlanmadığının belirlendiği, katılan ... hakkında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalınca düzenlenen 22.05.2012 tarih, 304 sayılı raporda, ...'in yapılan psikiyatrik ve psikometrik değerlenmesi ve ablayla yapılan görüşme sonucunda; psikiyatrik tedavi gördüğünün anlaşıldığı, yaşadığı olayların kişilik örgütlenmesinde olumsuz sonuçlar doğurup doğurmayacağı ve ileride geç dönem olumsuz ruhsal etkilerin ortaya çıkıp çıkmayacağının şu anda öngörülemeyeceği kanaatine varıldığının belirtildiği, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Adli Kurulunca katılan ... hakkında düzenlenen 25.03.2014 tarihli raporda, ...'in yapılan muayenesinde; depresif duygu durumu, pasif intihar düşünceleri, öfke patlamaları, uykusuzluk, irritabilite bulunduğunun saptandığı, daha önce yapılan tedaviler dolayısıyla olumlu gelişmeler gösterdiği, ancak tedaviyi bıraktıktan sonra irritabilite ve depresif duygu durumunun arttığı, işlevselliğinin etkilendiği, umutsuzluk ve beklenti kaybının olduğu, yaşadığı olaylar nedeniyle "majör depresif bozukluk" tanısı aldığı ve ruh sağlığının bozulduğu, olayın gelişim ve kişilik yapılanmasının oluştuğu dönemde yaşanması nedeniyle kalıcı bir bozukluk yarattığı , sonuç olarak olayla ilgili olarak ...'in ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğu, ancak ifadelerine itibar edilmeyecek bir bozukluk bulunmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunca düzenlenen 10.11.2014 tarih, 5558 sayılı raporda, ...'in kurulca yapılan muayenesinde ve dava dosyasının incelenmesinde; mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan travmaya bağlı kişilik değişikliği denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği, kurulca TCK'nun 103/6 maddesi kapsamında ruh sağlığının bozulup bozulmadığı ile ilgili yapılan ruhsal değerlendirmelerin olayın üzerinden çocuklar için en az 6 ay geçtikten sonra yapılmakta olduğu, söz konusu sürenin sonrasında halen psikiyatrik tanı kriterlerini dolduran belirti ve bulguların devam etmesi halinde kurulca bu durumun kalıcı olarak değerlendirildiği, bu duruma göre; ...'in 2010 yılı Şubat ve Mart ayı içerisinde 2010 yılı Mayıs ayı içerisinde mağduru bulunduğu olayda, nitelikli cinsel istismarda bulunan tüm sanıkların eylemlerinin ruh sağlığını birlikte kalıcı ve sürekli olarak bozduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, sanıkların savunmalarında katılan ... ile cinsel ilişkide bulunduklarını kabul etmekle birlikte, olay yerinin karanlık olması nedeniyle katılan ...'nin yaşının küçük olduğunu fark etmediklerini savundukları, iddia, sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, 18.06.2010 tarihli Yakalama, Üst Arama tutanağı, katılan ...'e ilişkin olarak İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 15.06.2010 tarih, 2010/10906 sayılı rapor, katılan ...'in hastane doğumlu olduğuna ilişkin İzmir Doğum Evince düzenlenen 18.03.1996 tarihli doğum raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalınca ... hakkında düzenlenen 22.05.2012 tarih, 304 sayılı rapor, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Adli Kurulunca ... hakkında düzenlenen 25.03.2014 tarihli rapor, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunun 10.11.2014 tarih, 5558 sayılı raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış, Sanıklar her ne kadar savunmalarında; suç tarihinde bir bayanla cinsel birliktelik yaşadıklarını, ancak bu kişinin katılan ... olup olmadığını bilmediklerini, o gece asker eğlencesi olduğunu, arkadaşları olan ...'ın kendilerine 'isterseniz bayan var' dediğini, kendilerinin ses çıkarmadıklarını, fakat o arada ...'ın yanlarından ayrıldığını, ardından ...'ın amcası oğlu olan ...'ı yanlarında olduğu için arayarak '... mahallesi parkına gelin' demesi üzerine birlikte bu parka gittiklerini, katılanın soyunuk olduğunu, yüzünü görmediklerini, ancak gülüşmeler olduğunu, sırayla cinsel ilişkiye girdiklerini, ilişkiden sonra ...'a para teklif ettiklerini, ancak almadığını, alkollü olduklarından ve olay yeri karanlık olduğundan ilişkiye girdikleri bayanın yaşının küçük olduğunu fark etmediklerini, belli de olmadığını savunmuş iseler de; katılan ...'e ilişkin olarak düzenlenen doğum raporuna göre; 11/03/1996 tarihinde hastanede doğduğu ve suç tarihinde 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların katılan ...'nin yaşının küçük olduğunu bilmediklerine ilişkin savunmalarına itibar edilmemiş, sanıkların 15 yaşından küçük olan katılan ile rızası dahilinde dahi olsa organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girmelerinin yasa kapsamında suç teşkil ettiği, katılan ...'in ruh sağlığında sanıkların eylemi nedeniyle kalıcı bozulma meydana geldiği anlaşılmakla, sanıkların sübuta eren katılan ...'e yönelik 15 yaşından küçük çocuğa organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçundan cezalandırılmalarına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesiyle sanıkların mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Onama gerekçesi doğrultusunda bozma görüşü içeren tebliğnameye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2014 tarihli ve 2010/265 Esas, 2014/397 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi. ...