Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bund
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davada müvekkili şirket ... aleyhine davalı ... tarafından “30K3A pafta, 2114 ada 12 parsel no.lu 32-34-37-38-39-45-46-47-48-49-50-51 nolu dükkan satışı” şeklinde açıklama yazılarak düzenlenen 03.01.2017 tarihli ve A-36 no.lu faturaya (EK-1; Davalı tarafından düzenlenen ilgili fatura örneği) dayalı olarak Kocaeli 3. İcra Dairesi'nin 2017/3190 esas nolu dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça başlatılan ilamsız icra takibinin usulsüz tebliği nedeniyle müvekkili şirket tarafından yasal süresi içerisinde borca itiraz edilmediğini, iş bu usulsüzlüğe ilişkin Kocaeli 1. İcra hukuk Mahkemesi'nin 2017/558 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine karşı şikayet davası açıldığını, açılan bu davanın ara kararı gereğince Kocaeli 3. İcra Dairesi'nin 2017/3190 Esas nolu dosyasında başlatılan icra takibi geçici olarak durdurulduğunu, bu nedenle 2017/3190 Esas nosu yazılı icra takibinin kesinleşmesi usule ve yasaya aykırı şekilde gerçekleştirildiği gibi müvekkili şirketin davalı ...’e karşı herhangi bir borcunun bulunmaması nedeniyle yasal süresi içerisinde iş bu menfi tespit davasını açma gereği hasıl olduğunu, Müvekkili şirkete söz konusu takip Tebligat Kanunu’nun 35. Maddesine göre yapıldığını ve usulsüz olduğunu, Müvekkil şirket, aleyhine başlatılan takipten ancak banka hesaplarına konulan hacizlerden sonra 25.07.2017 tarihinde haberdar olabildiğını, Takipten haberdar olduğu tarihte itiraz süresi dolması nedeniyle takibe karşı 26.07.2017 tarihinde itiraz etmiş ise de icra dairesince itirazın süresinde yapılmadığı gerekçesiyle itiraz talebi reddedildiğini, takibin usulsüz şekilde kesinleştiğini, takibin usulsüzlüğüne ilişkin icra mahkemesinde ayrıca şikayet yoluna gidildiğini, davalı tarafından başlatılan icra takibi ve takibe dayalı olarak müvekkili şirketin banka hesaplarına konulan hacizler neticesinde şirketin ticari faaliyetlerine devam edemediğini belirterek haksız ve yersiz takip nedeni ile davalının %20 den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkumiyetine ve Kocaeli 3. İcra Dairesi’nin 2017/3190 Esas nolu dosyasındaki borcun tümü ve ferileri açısından müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.