T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1015 KARAR NO : 2025/1259 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : Dr.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/03/2024 NUMARASI : 2021/278 Esas 2024/243 Karar DAVANIN KONUSU : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1015 KARAR NO : 2025/1259 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : Dr.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/03/2024 NUMARASI : 2021/278 Esas 2024/243 Karar DAVANIN KONUSU : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 29/03/2019 tarihinde davacının, kendisine ait 2006 model sınırlı sayıda üretilen ... marka aracıyla seyri sırasında, davalı ... ...'in yönetimindeki araçla trafik ışıklarının arızalı olduğu kavşakta çarpıştığını, kaza sonucu davacıya ait aracın hasarlandığını, araç üzerinde yapılan sigorta eksper incelemesinde, araçta 16.000 TL maddi zarar oluştuğunun belirlendiğini, davacının meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, davalı ... ...'in ve kavşaktaki trafik ışıklarının yanmamasının kazaya neden olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 16.000 TL hasar bedeli ile aracın sürüm değerindeki kayıp olan 20.000 TL olmak üzere toplam 36.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 12/04/2023 tarihli celsede söz alarak sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebini geri aldıklarını, dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edilmişse de faizin başlangıç tarihini olay tarihi olan 29/03/2019 olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, ... Belediyesi aleyhine açılan davanın reddine, manevi tazminat davasının reddine, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 2.500,00 TL değer kaybı alacağının davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile dava tarihinden itibaren alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın, ışık tertibatının kurulu olduğu kavşakta meydana geldiğini, trafiğin güvenle akışını sağlamak, araçların ve yayaların yolu sırayla kullanmalarını düzenlemek amacıyla tesis edilen ışıkların, olay anında arıza sebebiyle yanmadığının belirlendiğini, ışıklı ve sesli trafik işaretlerini temin ve tesis etmek ve bunların devamlılığını ve işlerliğini sağlamak görevinin Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğunda olduğunu, davalı ... Belediyesi'nin hizmet kusuru bulunduğunu, aynı nedenle ... Belediyesi lehine 17.900,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığını, 12.04.2023 tarihli duruşmada davalı ... Sigorta A.Ş. bakımından manevi tazminat talebinin geri alındığını belirtmelerine rağmen, geri almaya bu davalının "açık muvafakatinin" bulunup bulunmadığı sorulmadan, bu davalı yönünden de manevi tazminat talebinin esastan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, aynı celsede ıslahla, faizin başlangıcını, dava tarihi yerine haksız fiilin meydana geldiği tarih olarak değiştirdikleri halde, mahkemece "faize ilişkin ıslahın usule uygun olmadığı" belirtilerek, hükmedilen tazminata gerekçesiz şekilde dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinin yerinde olmadığını, mahkemece değer kaybı olarak hüküm altına alınan miktarın yetersiz olduğunu, maddi tazminat talebinin kapsamında, araçta meydana gelen değer kaybının yanında hasar bedeli de bulunduğu halde, hasar bedeli hakkında mahkemece hiç bir hüküm kurulmadığını, davacının manevi tazminat talebinin, kazada cismani zarar görmüş olmasına değil, kaza sebebiyle yaşadığı ruhsal travma ve duyduğu üzüntüye bağlı olduğunu, bu nedenle manevi tazminat talebinin davalı ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, peşin yatırılan harç (785,57 TL.), alınması gereken harçtan (427,60 TL.) fazla olduğu halde, fazlalığın Harçlar Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca isteği halinde davacıya iadesi yerine Hazine'ye gelir kaydına karar verilmesinin yerinde olmadığını, maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmının üstündeki tutar hakkında davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. bakımından kısmen ret hükmü olmadığı halde, (reddedilen miktar bulunmadığı halde) mevcut olmayan hüküm üzerinden davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. yararına kanuni vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, hüküm bulunmamakla birlikte, maddi tazminat davasının, davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. bakımından kısmen reddedildiği kabul edilse bile, reddedilen miktar üzerinden, ret sebebinin ortak olduğu dikkate alınarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinin (2.) bendinde yer alan hüküm gereğince, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davalı için ayrı ayrı 17.900,00 'er TL. vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, yine davanın kısmen reddi halinde karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin, davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinin dikkate alınması gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden, hangi davalının sorumlu olduğu veya her iksinin birlikte sorumlu olup olmadığı karar yerinde gösterilmeksizin, infazda duraksama yaratacak şekilde, "davalıdan alınmasına" karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 29.03.2019 tarihinde sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki araçla Kanuni Sultan Süleyman Bulvarını takiben kaza mahalli ışık sistemi arızalı olan kontrolsüz kavşağa geldiğinde kavşaktaki geçişini tamamlamak isterken aracının ön kısımları ile sağ tarafından Orhangazi Bulvarı takiben kaza mahalli ışık sistemi arızalı olan kontrolsüz kavşağa intikal eden sürücü ... ...’in idaresindeki otomobilin ön kısımlarıyla çarpışarak duruşa geçmeleri neticesinde meydana gelen kazada her iki sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 01/03/2024 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’nın %75 oranında, sürücü ... ...’in %25 oranında kusurlu olduğu, kazanın oluşumuna ilişkin başkaca etken olmadığı, kazadan ötürü davacının aracının ön kısmında meydana gelen hasar ve tamiri için gerekli malzeme/işçilik bedelleri, inceleme ve değerlendirmeler kısımlarında detaylı olarak açıklanmış olmakla birlikte, maliyetinin KDV hariç 16.000,00-₺ olay tarihi itibariyle yerine olduğu, davacının aracında oluşan hasarın kusur oranları dahilinde, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından KDV hariç olarak 16.000,00-TL x 0.25 = 4.000,00-TL olarak 12.06.2019 tarihinde karşılanmış olduğu, davacının aracında meydana gelen reel değer kaybı zararının olay tarihi itibariyle 10.000,00-TL x 0.25= 2.500,00-TL olabileceği, davacının aracında meydana gelen reel değer kaybı zararının, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen sigorta poliçesi teminatları dahilinde karşılanabileceğinin belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. 1-Dosya kapsamının incelenmesinde,kaza tespit tutanağı uyarınca meydana gelen kazada her iki sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 01/03/2024 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’nın % 75 oranında, sürücü ... ...’in % 25 oranında kusurlu olduğu,kazanın oluşumuna ilişkin başkaca etken olmadığının belirlendiği, buna karşın mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriğinde değinildiği üzere aynı kazaya ilişkin olduğu anlaşılan Ankara 37.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/409 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13/04/2022 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...’nın %60 oranında, araç sürücüsü ... ...’in %40 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğinin belirtildiği, somut olayda dosyada mevcut raporlar arasında açıkça çelişki olduğundan, öncelikle Ankara 37.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/409 Esas sayılı dosyası muhteviyatının fiziken (mümkün olmadığı takdirde eksiksiz olarak UYAP üzerinden suretinin) dosyaya kazandırılması, anılan dosyadaki kusur belirlemesinin de mahkemece değerlendirilmesi, kusur raporları arasındaki çelişki giderilecek şekilde Üniversitelerin ilgili Trafik Kürsülerinden yahut Karayolları Fen Heyeti'nden alınacak kusur raporunu takiben dava konusu kazadaki kusur durumunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, akabinde gerektiğinde hesap bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesi ile hükmedilecek tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmişse de 12.04.2023 tarihli celsede söz alarak ıslah mahiyetinde olmak üzere; ‘sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebimizi geri alıyoruz, zira Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasında sigorta şirketi manevi tazminat yönünden teminatın dışındadır, dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edilmiştir, faizin başlangıç tarihini olay tarihi olan 29/03/2019 olarak ıslah ediyoruz’şeklinde beyanda bulunmuş olduğu, haksız fiillerde davalı sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden haksız fiil tarihinden faiz işletilebileceği ve Yargıtay 3 HD’nin 24/11/2021 tarihli, 2021/2689 E- 2021/11916 K.nolu ilamında da belirtildiği üzere ıslah yoluyla faiz başlangıç tarihinin değiştirilmesinin mümkün bulunduğu anlaşılmakla bu kapsamda mahkemece davalı sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden hükmedilecek tazminatlara ıslah doğrultusunda olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçeyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. 3-Dava dilekçesinde davacı vekilinin diğer talep kalemleri yanısıra fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 16.000 TL hasar bedeli tazminatı da talep ettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ‘kazadan ötürü davacının aracının ön kısmında meydana gelen hasar ve tamiri için gerekli malzeme / işçilik bedelleri, inceleme ve değerlendirmeler kısımlarında detaylı olarak açıklanmış olmakla birlikte, maliyetinin; KDV hariç 16.000,00-₺ olay tarihi itibariyle yerinde olduğu,davacının aracında oluşan hasarın kusur oranları dahilinde, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından KDV hariç olarak 16.000,00-TL X 0.25 = 4.000,00-TL olarak 12.06.2019 tarihinde karşılanmış olduğu’nun belirtildiği, buna mukabil hükmün 3 nolu bendinde hasar bedeli alacağına ilişkin mahkemece olumlu olumsuz bir karar verilmeden maddi tazminata yönelik davanın kısmen kabulü ile 2500,00 TL değer kaybı alacağının davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile dava tarihinden itibaren alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla mahkemece hasar bedeli talebine yönelik olumlu olumsuz hüküm kurulmaması yerinde görülmemiştir. 4-Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesi ile manevi tazminat talebinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmişse de 12.04.2023 tarihli celsede söz alarak ıslah mahiyetinde olmak üzere; ‘sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebimizi geri alıyoruz, zira Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasında sigorta şirketi manevi tazminat yönünden teminatın dışındadır, dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edilmiştir, faizin başlangıç tarihini olay tarihi olan 29/03/2019 olarak ıslah ediyoruz’şeklinde beyanda bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır. Davanın atiye bırakılması (davadan vazgeçme) dava konusu haktan feragat anlamına gelmeyip, HMK’nın 123. maddesinde düzenlenen davanın geri alınması niteliğindedir. HMK’nın 123. maddesi ile davacının hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabileceği hükmü getirilerek vazgeçme, karşı tarafın kabulüne bağlı tutulmuştur. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili,12.04.2023 tarihli celsede davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebini geri aldıklarını beyan ettiği halde bu konuda sadece davalı ... vekili ve davalı ... ... vekilinin beyanlarının alındığı, diğer davalı ...Ş. vekilinin beyanı alınmadığı gibi kendisine HMK'nın 123. maddesi uyarınca meşruhatlı davetiye tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece duruşma günü belirlenerek HMK'nın 123. maddesi uyarınca davalı ...Ş. vekiline, manevi tazminat talebi bakımından davacının davasını geri almasına muvafakati bulunup bulunmadığı konusunda beyanının alınması için meşruhatlı davetiye çıkartılması, duruşmaya katılıp muvafakat vermesi halinde bu davalıya yöneltilen manevi tazminat talebi için davanın geri alınması nedeniyle davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; muvafakat vermemesi ya da duruşmaya gelmemesi halinde ise davacının da davayı takip etmemesi durumunda HMK’nın 150. maddesi gereğince işlem yapılmasına karar verilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. 5-Yine davalıların meydana gelen zarardan müştereken sorumlu olduğu ve davalılar yönünden reddedilen dava değerine ilişkin tek ret sebebinin varolduğu nazara alındığında, davada davacı aleyhine hükmedilen ret vekâlet ücretinin her bir davalıya yönelik tek bir vekâlet ücreti olması gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davalılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkemece yeniden yargılama yapılarak, yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesiyle oluşacak sonuca göre, istinaf eden taraf lehine oluşan usuli müktesep hakların da korunmasıyla karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden taraf vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 27/03/2024 tarihli, 2021/278 Esas - 2024/243 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden taraf vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36.maddesi gereğince Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2024/71898 Esas sayılı dosyasına yatırılan 29.000,00 TL nakit teminat tutarının yatıran tarafa iadesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.