10. Hukuk Dairesi 2024/12516 E. , 2025/565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/401 E., 2024/401 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesi
**10. Hukuk Dairesi 2024/12516 E. , 2025/565 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/401 E., 2024/401 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ... Unlu Mamulleri işyerinde 04.05.2007 tarihinde pişirici olarak işe girdiğini, 04.09.2009 tarihine kadar çalıştığını, haftalık 350.00 TL dört haftalık 1.400.00 TL maaş aldığını, sigorta primlerinin eksik yatırıldığını ileri sürerek davacının 04.05.2007 - 04.07.2009 tarihleri arasında geçen hizmet süresine ilişkin sigorta primlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı işverenler vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, davacının müvekkillerinin ortağı olduğu ... Unlu Mamulleri Nak. Bilgisayar Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait işyerinde çalıştığını, davanın müvekkillerine karşı değil, şirkete karşı açılması gerektiğini, davacının müvekkillerinin ortağı bulunduğu şirkete 27.04.2009 tarihinde işe girdiğini, zaman zaman işten ayrılmakla birlikte aralıklarla 23.11.2011 tarihine kadar çalıştığını belirterek davanın husumetten ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; eylemli ve gerçek çalışmanın varlığının yöntemince tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.11.2014 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının; 01.03.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında 120 günlük brüt 57.19 TL, 01.07.2008 - 31.12.2008 tarihleri arasında 180 günlük brüt 60.04 TL, 01.01.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasında 180 günlük brüt 62.60 TL, 01.07.2009 - 04.07.2009 tarihleri arasında 4 günlük brüt 65.14 TL ücret üzerinden davalılara ait iş yerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 08.02.2016 tarihli kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalılardan ... Unlu Mamulleri Nakliyat Bilg. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinin 26.06.2006 tarihinden itibaren yasa kapsamında olduğu, davacının bu işyerinden 27.04.2009-11.12.2009; 12.1.2010-31.03.2010 tarihleri arasında otuz günün altında hizmetinin bildirildiği, diğer davalılar adında tescilli işyeri olup olmadığının, vergi mükellefiyetlerinin bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, davalı işyerinde 27.04.2009 tarihinde yapılan denetimde davacının 24.04.2009 tarihinden itibaren dönemin asgari ücreti ile çalıştığına dair imzalı beyanının denetim tutanağına geçtiği, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10.04.2014 tarihli yazısından davalı şirketin tasfiyesinin 07.02.2014 tarihinde tescil edildiği ve ticaret sicili kaydının terkin edildiğini bildirdiği, somut olayda, öncelikle davalı şirketin tüzel kişiliğinin devam edip etmediğinin araştırılması, devam etmediği takdirde taraf ehliyeti de son bulacağından ihyası gerekirken bu hususun üzerinde durulmayışı, Mahkemece davacının davalı işverenlerden kimin yanında hangi tarihler arasında çalıştığının belirtilmemiş olmasının infazda tereddüt yaratacağı, bunun yanı sıra davacının 27.11.2012 tarihli ilk celsede, dava dilekçesindeki tarihlerin hatalı olduğunu, çalışmasının başlangıç tarihinin, dava dilekçesindeki talebini daraltarak 2008 yılı Mayıs ayı olduğunu beyan etmesine rağmen, davacının 01.03.2008 tarihinden itibaren çalıştığının tespitine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, ayrıca davacının davalı işyerinde yapılan denetimde 24.04.2009 tarihinden itibaren asgari ücretle çalıştığını beyan etmesi karşısında bu beyanın davacı açısından bağlayıcı olduğunun göz önünde bulundurulmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek yapılacak işin, öncelikle davacının davalı şirket işyerinde çalıştığının tespitine karar verilebilmesi için ticaret sicilindeki kaydının terkin edildiği bildirilen davalı şirketin ihyası gerektiğini göz önünde bulundurarak davacıya, davalı şirketin ihyasını sağlamak amacıyla dava açması için uygun süre vermek ve şirketin ihyasını sağlamak, davalı şahıslar adına davalı Kurumda tescilli işyeri olup olmadığını, varsa hangi tarihler arasında kapsamda olduklarını sormak, davalıların vergi mükellefiyetlerinin bulunup bulunmadığını araştırmak, davalı işyerlerine ait ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını getirtmek, dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, davacının çalışmasının sürekli nitelikte olup olmadığını sormak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davacının davalılardan kimin yanında hangi tarihler arasında çalıştığını hükümde gösterecek şekilde sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu, ücret tespiti yönünden ise davacının davalı işyerinde yapılan denetimde 24.04.2009 tarihinden itibaren asgari ücretle çalıştığını beyan etmesi karşısında bu beyanın davacı açısından bağlayıcı olduğu göz önünde bulundurulmadan ve asgari ücret üzerindeki çalışma iddialarının yazılı belgelerle ispatlanacağı hususu gözardı edilerek sonuca gidilmesinin yerinde olmadığı, salt tanık beyanları ile davacının ücretinin asgari ücretin üzerinde olduğunun kabulünün mümkün olmadığından bahisle, usul ve yasaya aykırı verilen karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 13.05.2024 tarihli kararı ile davacı tarafından davanın bozmadan önce 24.06.2014 tarihli celsede 1.kez takipsiz bırakıldığı, davacı tarafından davasının yenilendiği, 13.05.2024 tarihli celsede de davacının duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen davaya katılmadığı her hangi bir geçerli mazeret bildirmediği, davacının e-duruşma talebinin, dosyada tanık dinlenecek olması, e-duruşma sisteminde bazen tarafların ya da Mahkemeden kaynaklı sorunlar olması nedeniyle ses ve görüntü naklinin olmaması bu durumda duruşmanın ertelendiği, gelen tanığın da dinlenmeden gitmesine neden olduğu bu şekilde yargılamanın uzadığı tecrübe edildiğinden e-duruşmanın kabul edilmediği, bu nedenle davacının duruşmadan sonra sunduğu gerekçelerinde dayanaksız kaldığı, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulünde davanın bir kez takipsiz bırakılabileceği, dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması durumda davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 320. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkeme kararında her ne kadar mazaret göstermediklerinden bahsedilse de taraflarınca mazeretlerini de içerir e-duruşma talebinin gönderildiğini, ayrıca yine e-duruşma taleplerinin kabul edilmediğinin duruşma saatine kadar belirlenmediğini, duruşma sonlandıktan sonra e- duruşma talebinin kabul edilmediğinin belirtildiğini, hal böyle iken duruşmanın e-duruşma olarak yapılamayacağının taraflarına Mahkeme tarafından bildirilmediğinden dolayı duruşmaya katılamama durumunda kusurları bulunmadığını, Mahkemenin davanın açılmamış sayılacağına dair verdiği kararın açıkça usule aykırı olduğunu, davacının hak kaybına uğradığını belirterek, hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, hükümde belirtilen gerekçelerle yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de karar hatalı değerlendirmeye dayalıdır. 2.Somut olayda, davacı vekili tarafından 13.05.2024 tarihinde yapılacak duruşma için 09.05.2014 tarihinde, duruşma saatinde UYAP sistemi üzerinden duruşmaya katılacakları, herhangi bir teknik problemin yaşanması halinde mazeretli sayılmalarına dair e-duruşma talepli dilekçenin verildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece 13.05.2024 tarihli celsede, davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde hazır olmadığı, mazeret bildirmediği ve kendisini bir vekille temsil ettirmediği, iki kez yoklama yapılmasına ve saat 10.33'ye kadar beklenilmesine rağmen hazır olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 320. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de son duruşma zaptında davacının e-duruşma talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden, bu hususa ilişkin ara karar kurulmadan, hatalı değerlendirme sonucu karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.