(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4502 E. , 2007/5198 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 3.5.2006 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı ve geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalılar ... ve ... ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne dair verilen 13.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temy…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4502 E. , 2007/5198 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 3.5.2006 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı ve geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalılar ... ve ... ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne dair verilen 13.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayanılarak mecra irtifakı tesisi ve 747.maddeye dayalı olarak da geçit kurulması istemleriyle açılmıştır. Mahkemece, davacı 255 parsel sayılı taşınmaz lehine 1985 parselden hem geçit hem de mecra irtifakı kurulmasına karar verilmiştir. Hükmü 1985 parsel maliki ... ... temyiz etmiştir. Burada öncelikle HUMK.nun 388 ve 389.maddeleri hükmünün hatırlatılması gerekmektedir. Zira, verilen kararlarda iki tarafa yüklenen borç ve hakların ileride tarafların yeni bazı uyuşmazlıklar içine düşmemeleri için karar yerinde hiçbir şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık yazılması gerekir. Ne var ki mahkemece kurulan hükümde ne mecra güzergahı ne de geçit güzergahının kroki kapsamında işaretlenmesi yeterli olmadığından infazda tereddüt yaratılmıştır. Ayrıca, bu şekildeki bir hükmün Türk Medeni Kanununun 748.maddesine dayanılarak Tapu Sicili tarafından da duraksamasız infaz edileceği söylenemez. Davalı 1985 parsel malikinin çekişmenin esasına ilişkin diğer temyiz itirazlarına gelince; Türk Medeni Kanununun 744.maddesi hükmünce her taşınmaz malikinin zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla kendisine ait arazisinden su yolu geçirilmesine katlanma yükümlülüğü vardır. Ancak, su yolu ihtiyacının varlığı bunu iddia eden istem sahibi tarafından yasanın 6.maddesi gereğince kanıtlanmalıdır. Mecra irtifakı isteyen taraf mecra ihtiyacını komşusunun mülkiyet hakkını zedelemeden herhangi bir şekilde başka bir seçenekle karşılamakta ise istemi dinlenemez. Mahkemece bu yön üzerinde hiç durulmadığı gibi mecranın niteliği nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği ne bilirkişilerden alınan raporda saptanmış ve ne de hüküm yerinde gösterilmemiştir. Öte yandan, su yolu mecrası DSİ.ye ait sulama kanalından bağlanacak biçimde hüküm kurulduğundan DSİ. İdaresi davada taraf olmadan ve onun sulama kanalına davacının bağlanmasına izni sorulmadan hüküm kurulamaz. Bütün bunlardan ayrı hem mecra irtifakı hem de geçit irtifakı özünü komşuluk hukuku genel ilkelerinden aldığından fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca taraf yararları gözetilerek mecra ve geçit irtifakının 1985 parsel ile birlikte 1857 parsellere dağıtılması (ortak sınırdan geçirilmesi) gerektiğinin düşünülmemesi de doğru değildir. Çünkü bu gibi davalarda davacı tarafın dava konusu üzerinde tam bir tasarruf yetkisi olmadığından mahkemenin davacının ferağat ettiğine bakmaksızın doğrudan hareketle fedakarlığı denkleştirmesi gerekir. Mahkemece bütün bu yönlen bir yana bırakılarak mecra ve geçit irtifakı istemlerinin eksik inceleme ve araştırma ile yazıl olduğu şekilde hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 7.5.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.