Başvurucu, Üsküdar E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunmaktayken bazı hükümlü ve tutukluların ölüm orucu başlatmaları üzerine düzenlenen operasyon sonucu yaralandığını ve sakat kaldığını iddia ederek, uğradığı zararın tazmini istemiyle 22/6/2001 tarihinde Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığına yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine açtığı tam yargı davasının halen devam ettiğini ve makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürm
Başvurucu, Üsküdar E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunmaktayken bazı hükümlü ve tutukluların ölüm orucu başlatmaları üzerine düzenlenen operasyon sonucu yaralandığını ve sakat kaldığını iddia ederek, uğradığı zararın tazmini istemiyle 22/6/2001 tarihinde Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığına yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine açtığı tam yargı davasının halen devam ettiğini ve makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir. Başvuru, 5/3/2014 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 3/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 15/9/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 1/10/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Üsküdar E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunmaktayken bazı hükümlü ve tutukluların ölüm orucu başlatmaları üzerine Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca 19/12/2000 tarihinde düzenlenen bir operasyon sonucu bacağından yaralandığını ve sakat kaldığını iddia ederek, uğradığı zararın giderilmesi istemiyle 22/6/2001 tarihinde Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığına başvurmuştur. Adalet Bakanlığının başvurucunun dilekçesine cevap vermemesi ve İçişleri Bakanlığının 9/8/2001 tarihli yazısıyla başvurucunun talebini reddetmesi üzerine başvurucu, uğradığı zararın tazmini istemiyle 10/10/2001 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesinde anılan Bakanlıklar aleyhine tam yargı davası açmıştır. Mahkemece, 30/4/2007 tarih ve E.2001/1441, K.2007/1419 sayılı kararla idarenin mevcut hale göre gerekli olan kontrol ve denetimlerini yapmamak suretiyle başvurucunun yüzde elli dört oranında malul olmasını önleyemediği, meydana gelen zararın oluşmasında hizmet kusuru işlediği, zarar ile eylem arasında illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 9/4/2008 tarih ve E.2007/8606, K.2008/2052 sayılı ilâmıyla; olayın çözümü için gerekli olan tüm bilgi ve belgelerin getirilmesi ve olayın meydana gelmesinde başvurucunun bir kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, başvurucunun da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında cezaevi idaresine karşı silahlı isyan çıkartmak, adam öldürmek ve yaralamak ve bu suçlara iştirak etmek suçlarından Üsküdar (Kapatılan) Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın dikkate alınması gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş olup, yargılamaya E.2008/1905 sayılı dava dosyasında devam edilmektedir. Başvurucu, 5/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası, maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları, maddesinin (5) numaralı fıkrası, maddesinin (3) numaralı fıkrası ile maddesi (bkz. B. No: 2013/8905, 8/9/2014, §§ 10-13).