10. Hukuk Dairesi 2016/4341 E. , 2016/5333 K. "" Mahkemesi : Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Tarihi : 25.03.2015 Dava, hizmet süreleri ile prime esas kazancın tespiti ve işçilik alacakları istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ...tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okund…
**10. Hukuk Dairesi 2016/4341 E. , 2016/5333 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Tarihi : 25.03.2015 Dava, hizmet süreleri ile prime esas kazancın tespiti ve işçilik alacakları istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ...tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi uyarınca; "Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanunun 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Kanunun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur. Davacı, 15.08.2009-11.06.2013 tarihleri arasında komi olarak kesintisiz çalışmaları ile prime esas kazanç (ücret) tutarının tespitini ve bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsilini istemiştir. Mahkemece; davalı işveren tarafından 06.01.2011-18.06.2013 tarihleri arasında bildirilen süreler gözetilerek, davacının davalı işyerinde 15.08.2009-06.01.2011 tarihleri arasında bildirilen süreler dışında kalan 499 gün süreyle asgari ücretle çalışıldığının tespiti ile davanın kısmen kabulüne, işçilik alacakları ile ilgili talep yönünden ise; “Davacı vekilince açılan işçilik davası davasının tefriki hususunun hizmet tespiti davası kesinleştikten sonra değerlendirilmesine” şeklinde karar verilmiştir.