22. Hukuk Dairesi 2013/14897 E. , 2014/22404 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi TARİHİ : 14/12/2012 NUMARASI : 2011/37-2012/1940 Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davacının, davalıya ait işyerinde 06.05.2006-18.07.2009 tarihleri arasında net 1.400,00 USD ücretle finişer …
**22. Hukuk Dairesi 2013/14897 E. , 2014/22404 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi TARİHİ : 14/12/2012 NUMARASI : 2011/37-2012/1940 Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davacının, davalıya ait işyerinde 06.05.2006-18.07.2009 tarihleri arasında net 1.400,00 USD ücretle finişer operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, tazminat ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının faizleriyle birlikte tahsilini istemiştir. Davalı vekili; şirkette çalışanların her türlü ücret ve haklarının bordrolara yansıtılarak ödendiğini, yurt dışı şantiyelerinde fazla çalışma yapılmadığını, hafta tatili ile yıllık izinlerin kullandırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının, davalıya ait işyerinde üç yıl iki ay oniki gün süreyle finişer operatörü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram genel tatillerde çalıştığı, ücret alacağı olduğu,hafta tatillerinde çalışma olmadığı, yıllık izinleri kullandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı kanuni süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-İşçi ücretlerinin ödenip ödenmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 37. maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin şahitle ispatı mümkün değildir. Uzun süre ücretlerinin ödenmediği iddiası karşısında, işverence cevap dilekçesinde dayanılmak kaydıyla yemin teklifi hakkının olduğu hatırlatılmalı ve gerekirse bu yönde usuli işlemler tamamlandıktan sonra sonuca gidilmelidir. Dairemizce, çok uzun süre ücret ödenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilerek, hakimce resen yemin teklifinde bulunulabileceği de kabul edilmektedir.