Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağına karşılık almış olduğu ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, 17/12/2021 ödeme tarihli ve ... seri numaralı 26/11/2021 ödeme tarihli çekin zilyedi olduğunu, ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, 17/12/2021 ödeme tarihli ve ... seri numaralı 26/11/2021 ödeme tarihli çeklerin müvekkilinin zilyetliğindeyken nasıl olduğunu bilmediği şekilde düşmüş ya da çalınmış olduğunu, söz konusu çeklerin müvekkilinin zilyedinde bulunduğu sırada kayb
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinden .----------- tarihinden önce kanser teşhisi konulan müvekkili ...--- hastalığı nedeniyle ilgili şirketteki hisselerini ..-- devrettiğini, bunun üzerine mevcut şirketler bakımından --- başladığını, müvekkili ...---, firma alacaklılarına ödeme yapacağı taahhüdünde bulunarak 09.07.2018 tarihinde müvekkillerine, menfi tespit davasına konu bonoları da kapsayan protokol, sözleşmeler ve emre yazılı senetler imzalatıldığını, müvekkillerine, bonolara ilişkin 09.07.2018 tarihinde bir de sözleşme imzalatıldığını, ödendi,ği iddia edilen senetlerin,--- gönderildiğini ve gönderilen meblağ ile ilk senedin borcunun ödendiğini, -------- ödendiğini, dolayısıyla müvekkillerinin ilgili bonolar kapsamında herhangi bir borcunun bulunmadığını, ---- Esas sayılı dosyası kapsamında müvekkilleri aleyhine takibe konu mezkur bono ---- ödenmediği takdirde müteakip bonoların da --- adlandırılan işbu kaydın bono üzerine konulduğu durumlarda kaydın geçersiz olduğunun ---- tarafından kabul edildiğini, bir an için müvekkillerinin davalıların iddia ettiği miktarda davalılara borçlu olduğu düşünülse --- ödenmediğinden mezkur bonoyu takip eden vadesi gelmemiş bonoların da muaccel hale gelmeyeceğini, sözleşmede bahsi geçen borçların ödeneceği sözleşmenin tarafları olan davalılar tarafından değil dava dışı---- tarafından taahhüt edildiğini, dolayısıyla alacak hakkının mevcut olduğuna dair bir iddia var ise bu iddianın sözleşmede belirtilen mezkur borç ile herhangi bir ilgisi olmayan davalılar tarafından değil dava dışı şahıs tarafından ileri sürülmesi ve talep edilmesi gerektiğini, yine taahhüt edilen ödemelerin dava dışı şahıs tarafından gerçekleştirilmediğini, müvekkili ..-- borçlu sıfatına haiz olduğu sözleşmede ismi geçen --- tarafından aleyhine açılmış --- davasının mevcut olduğunu, yine sözleşmede yer alan ----- hesap borcu olmak üzere ödeme yapıldığını,müvekkillerinin davalılar ile herhangi bir borcu da bulunmadığını, dolayısıyla davalının kötüniyetle söz konusu icra takibini başlatması sonucunda müvekkillerinin borçlu olmadığı bir meblağı ilgili icra takibinin kesinleşmesi üzerine cebri icra tehdidi ile ödemek zorunda kalmaması amacıyla huzurdaki davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, TTK 776/1-b maddesinde kanun koyucu bono için kayıtsız - şartsız bir bedel ödeme vaadini içeren taahhüt olduğunu ifade ettiğini, bononun temel olarak TBK 18. maddesi anlamında borç tanıması içeren bir kambiyo senedi olduğunu, kambiyo senedinin taraflar arasında temel bir ilişkiye dayandığını, dava konusu olayda borç ilişkisine girilen kişinin müvekkili ....------taraflar arasında bir borç ilişkisinin bulunmadığı bir durumda bile bu ilişkinin hatır ilişkisi olduğunun kabul edildiğini iddia ederek, müvekkillerinin alacaklılar ile hukuki bir ilişkisi bulunmadığından ve bu sebeple ---- ilişkin borçlu olmadığının tespitine, akabinde ilgili bononun iptaline, müvekkilleri --- özgü takip yapılması halinde ihtiyati tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.