DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/58 E. , 2024/68 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/58 Karar No : 2024/68 BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 20/05/2024 tarih ve E:2024/65, K:2024/65 sayılı kararıyla; Jandarma Genel Komutanlığı vekili tarafından, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 21/02/2019 tarih ve E:2018/2581, K:2019/
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/58 E. , 2024/68 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/58 Karar No : 2024/68 BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 20/05/2024 tarih ve E:2024/65, K:2024/65 sayılı kararıyla; Jandarma Genel Komutanlığı vekili tarafından, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 21/02/2019 tarih ve E:2018/2581, K:2019/401 sayılı kararı ve aynı Dava Dairesinin 31/03/2023 tarih ve E:2023/90, K:2023/1646 sayılı kararı ile Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 06/12/2019 tarih ve E:2019/434, K:2019/496 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenilmesi nedeniyle, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin önceki tarihli kararı bakımından istemin incelenmeksizin reddine karar verilmesi ve aykırılığın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 31/03/2023 tarih ve E:2023/90, K:2023/1646 sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi ...'ün açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve mevzuat incelenerek gereği görüşüldü: 2576 sayılı Kanun'a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek" bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; aynı Kanun maddesinin, 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik 5. fıkrasında ise, 4. fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır. Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir. 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun Danıştaydan aykırılığın giderilmesi başvurusunda bulunabilmesi koşullarından birisi, başvuruya konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararlarının benzer olaylara ilişkin olmasıdır. Konusu farklı olan ve farklı hukuki irdeleme ve incelemeye tabi tutularak çözümlenecek olan davaların, yukarıda metnine yer verilen Kanun hükmünde belirtilen "benzer olay" kapsamında değerlendirilebilmesine hukuken olanak bulunmadığından, bu mahiyetteki davalarda bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kararlar arasında aykırılık bulunduğundan bahisle aykırılığın giderilmesi de hukuken mümkün değildir. Başvuruya konu aykırılığın giderilmesi istenilen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 31/03/2023 tarih ve E:2023/90, K:2023/1646 sayılı kararına ilişkin uyuşmazlıkta; "Dosyanın incelenmesinden; Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde jandarma pilot yüzbaşı olarak görev yapmakta iken 31.07.2016 tarih ve 29787 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 669 sayılı KHK'nın ekli listelerinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan, hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yürütülen soruşturma neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığını...tarih ve Soruşturma No:... Soruşturma, Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ...sayılı kararıyla kamu görevine iadesine karar verilmesi üzerine Jandarma Havacılık Başkanlığı emrinde göreve başlayan davacı tarafından, emsallerinin rütbesine terfi ettirilmesi istemiyle yaptığı 21.10.2021 tarihli başvurunun "yüzbaşı rütbesinde dört sicili bulunmadığından" bahisle dava konusu işlemle reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, davacının 30.08.2013 tarihinde yüzbaşı rütbesine terfi ettiği, davacının normal şartlarda 30.08.2016 tarihinde kıdemli yüzbaşı rütbesine terfi edeceği, 30.08.2019 tarihinde ise binbaşı rütbesine terfi edeceği, ancak davalı idarece davacının 29.04.2021 tarihinden (kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği tarih) geçerli olmak üzere kıdemli yüzbaşılığa terfi ettirildiği ve nasıp tarihinin emsalleri olan 30.08.2016 tarihine götürüldüğü, yüzbaşı rütbesinde dört sicili bulunmadığından binbaşı rütbesine terfisinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 926 sayılı Kanun'un "I – Rütbe terfi şartları ve esasları" başlıklı 38. maddesinde binbaşı rütbesine terfi için yüzbaşı rütbesinde dört yıllık sicilinin bulunması şartı arandığı görülmekle birlikte, söz konusu hükmün genel nitelikte bir hüküm olduğu, bu hükümle özel nitelikte bir hüküm bulunmaması halinde yüzbaşıların binbaşı rütbesine nasıl terfi edeceğinin düzenlendiği, ancak açığa alınmaları, tutuklanmaları, kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç firar veya izin tecavüzünde bulunmaları nedeniyle terfi edemeyen ve rütbe kıdemliliği onanmayanlardan haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilenlerin durumunun 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 33. maddesinde özel olarak düzenlediği, dolayısıyla davacıya öncelikle 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 33. maddesindeki özel hükmün uygulanmasının gerektiği, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 33. maddesinde de açığa alınmaları, tutuklanmaları, kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç firar veya izin tecavüzünde bulunmaları nedeniyle terfi edemeyen ve rütbe kıdemliliği onanmayanlardan haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilenlerin emsalleri terfi etmiş veya rütbe kıdemliliği onanmış olmak şartıyla rütbe terfi ve rütbe kıdemliliklerinin kararın kesinleşme tarihinden geçerli olarak yapılıp emsalleri tarihine götürüleceği hükmüne yer verildiği, söz konusu hükümde açıkça "rütbe terfi ve rütbe kıdemliliklerinin" emsalleri tarihine götürüleceği hükme bağlandığından davacının da emsallerinin rütbesi olan binbaşı rütbesine terfi ettirilmesinin gerektiği, diğer taraftan ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Soruşturma No:... Soruşturma, Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği göz önüne alındığında davacının tutuklanmasında, kovuşturmaya uğramasında ya da hakkında kovuşturma yürütülmesi nedeniyle yüzbaşı rütbesinde dört sicilinin bulunmamasında herhangi bir kusurunun da olmadığı, herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen binbaşı rütbesine terfi ettirilmemesinin hukuka ve hakkaniyete de uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. ... Öte yandan, ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Soruşturma No:... Soruşturma, Karar No:...sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının 29.04.2021 tarihinde kesinleştiği, davacının rütbe ve terfi işlemlerinin 29.04.2021 tarihinden geçerli olarak yapılmasının gerektiği, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 33. maddesinde "Bu şekilde yapılan terfi ve rütbe kıdemliliklerinde maaş farkı ödenmez." hükmüne yer verildiği, dolayısıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği 29.04.2021 tarihinden öncesine yönelik olarak maaş farkı ödenmesi mümkün olmamakla birlikte, davacının dava konusu işlem nedeniyle 29.04.2021 tarihinden sonra rütbe farkından doğan maaş farklarının ödenmesi gerekmektedir. ... Bu durumda; davacının dava konusu işlem nedeniyle 29.04.2021 tarihinden sonra rütbe farkından doğan maaş farklarının (kıdemli yüzbaşı rütbesi ile binbaşı rütbesi arasındaki maaş farklarının), davacı kamu görevine devam ediyor olsaydı 29.04.2021 tarihinden sonra davacıya binbaşı rütbesinde ödenecek olan her bir maaş ödemesinin yapılması gereken tarihten, maaş farklarının davalı idarece ödeneceği tarihe kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir." gerekçesiyle Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 22/09/2022 tarih ve E:2021/2266, K:2022/1746 sayılı dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle 29/04/2021 tarihinden sonra rütbe farkından doğan maaş farklarının (kıdemli yüzbaşı rütbesi ile binbaşı rütbesi arasındaki maaş farklarının), davacı kamu görevine devam ediyor olsaydı 29/04/2021 tarihinden sonra davacıya binbaşı rütbesinde ödenecek olan her bir maaş ödemesinin yapılması gereken tarihten, maaş farklarının davalı idarece ödeneceği tarihe kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, bu karar ile aykırılık veya uyuşmazlık içerdiği ileri sürülen Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 06/12/2019 tarih ve E:2019/434, K:2019/496 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta ise; "Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, İzmir İl Jandarma Komutanlığı emrinde Buca İlçe Jandarma Komutanı olarak görev yaptığı dönemde, Görevi Kötüye Kullanma, 2863 sayılı Yasaya Muhalefet, Tehdit, Rüşvet Almak ve Vermek suçlarını işlediğinden bahisle 04/07/2008 tarihinde gözaltına alındığı, 09/07/2008 tarihinde tutuklandığı, 13/10/2008 tarihinde ise tahliye edildiği, hakkında açılan davada İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/06/2018 gün ve E:2017/435, K:2018/250 sayılı beraat ve davanın düşmesi kararı verildiği, anılan kararın 29/06/2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine 29/06/2018 tarihinden geçerli olarak rütbe, terfi ve derece/kademe işlemlerinin emsallerinin nasıp tarihlerine götürülmesi, rütbe ve terfilerine denk hale getirilmesi, özlük işlemlerinin mahkeme hükmüne göre güncellenmesi, geriye dönük rütbe ve kıdem maaş farklarının hesaplanarak yasal faizi ile ödenmesi talebiyle 03/07/2017 tarihinde davalı idareye başvurduğu, anılan başvurunun rütbe maaş farkının yasal faizi ile ödenmesi talebi yönünden zımnen reddedildiği, davacı tarafından zımnen ret işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, davacının hakkında yürütülen soruşturma kapsamında bir süre tutuklu kaldığı, yapılan yargılamanın beraat ve davanın düşmesi ile neticelendiği ve kararın 29/06/2018 tarihinde kesinleştiği, sonrasında yapılan başvuru üzerine naspının kesinleşme tarihinden geçerli olarak düzeltildiği ve binbaşılık naspının 30/08/2009 tarihine götürüldüğü görülmüş olup; yukarıda yer verilen 926 sayılı Kanun'un 33/2 maddesinde yer alan açık düzenleme karşısında binbaşılık naspının götürüldüğü 30/08/2009 tarihi ile yargılamanın yapıldığı mahkeme hükmünün kesinleşme tarihi olan 29/06/2018 tarihleri arasındaki rütbe ve terfi maaş farkı ödenmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, bu yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir." gerekçesiyle Ordu İdare Mahkemesince verilen 08/05/2019 tarih ve E:2018/1289, K:2019/646 sayılı davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunca, aykırılığın giderilmesi istemine konu edilmek istenilen, rütbe terfilerine ilişkin işlemlerin iptali ve parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davaların benzer olaylara ilişkin olduğundan bahisle başvuru yapılmış ise de; başvuruda bahsi geçen uyuşmazlıklara konu davalarda, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince karara bağlanan uyuşmazlıkta, davacının Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarıldığı, bu süreç içerisinde hakkında başlatılan ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kamu görevinden çıkarıldığı tarih ile göreve iade edildiği tarih arasında kamu görevlisi statüsünde çalışmasının bulunmadığı, emsallerinin rütbesine terfi ettirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile rütbe farkından doğan maaş farklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin istendiği, Mahkemece işlemin iptaline, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 33/2 maddesinin son cümlesi uyarınca, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği tarihten öncesine yönelik olarak maaş farkı ödenmesi mümkün olmamakla birlikte, davacının dava konusu işlem nedeniyle bu tarihten sonra rütbe farkından doğan maaş farklarının faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğine karar verildiği; Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince karara bağlanan uyuşmazlıkta, davacının genel hükümler çerçevesinde gözaltına alındığı, tutuklandığı ve görevden uzaklaştırıldığı, bu tarihler haricinde çalışmasına devam ettiği, bu süreç içerisinde hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde kısmen beraat, kısmen düşme kararı verildiği, davacının başvurusunun "geriye dönük rütbe ve kıdem maaş farklarının hesaplanarak faiziyle birlikte ödenmesi isteminin zımnen reddine ilişkin kısmının" iptaline karar verilmesinin istendiği, Mahkemece 926 sayılı Kanun'un 33/2. maddesi uyarınca, binbaşılık naspının götürüldüğü tarih ile ceza yargılamasının yapıldığı mahkeme hükmünün kesinleşme tarihi arasındaki rütbe ve terfi maaş farkı ödenmesinin mümkün olmadığına ve davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Buna göre, her iki uyuşmazlıkta maddi olaylar ve mahkemelerce hakkında karar verilen uyuşmazlık konuları farklı olduğundan, sözü edilen uyuşmazlığın, Kanun'un öngördüğü "benzer olay" olarak kabul edilebilmesine olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararlar arasındaki aykırılığın, 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesi kapsamında giderilmesi hukuken mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle; 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunmayan aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, 30/12/2024 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.