1. Hukuk Dairesi 2010/11548 E. , 2011/2252 K. "" MAHKEMESİ : KADIKÖY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan babası M.F. U.’un davalı olan 2. eşi ile 22.08.1998 tarihinde evlendiğini, ancak 1988 yılından beri muris ile birlikte yaşamaya başladıklarını ve bir yıl sonra davalının baskıları sonucunda miras bırakanın 3213 ada 116 parsel sayılı taşınmazdaki 38 nolu bağımsız bölümü davalıya bedelsiz olarak satış yoluyla …
**1. Hukuk Dairesi 2010/11548 E. , 2011/2252 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KADIKÖY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan babası M.F. U.’un davalı olan 2. eşi ile 22.08.1998 tarihinde evlendiğini, ancak 1988 yılından beri muris ile birlikte yaşamaya başladıklarını ve bir yıl sonra davalının baskıları sonucunda miras bırakanın 3213 ada 116 parsel sayılı taşınmazdaki 38 nolu bağımsız bölümü davalıya bedelsiz olarak satış yoluyla devrettiğini, anılan temlikin kendisinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, payı oranında iptal ve tescil ile ecrimsil isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muris muvazaasının koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 01.03.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat F. N.Ü. ile temyiz edilen vekili Avukat O. M. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal, tescil ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 3213 ada 116 parsel sayılı taşınmazdaki 38 nolu bağımsız bölümün miras bırakan M.t F.i U.tarafından 06.10.1989 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, miras bırakanın yapmış olduğu bu temlikin kendisinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürmek suretiyle eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.