8. Hukuk Dairesi 2018/9855 E. , 2019/6782 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi pul yokluğundan reddedikten sonra Dairenin 22.01.2018 tarihli ve 2015/16486 Esas, 2018/999 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı üçüncü kişi vekili tarafınd…
**8. Hukuk Dairesi 2018/9855 E. , 2019/6782 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi pul yokluğundan reddedikten sonra Dairenin 22.01.2018 tarihli ve 2015/16486 Esas, 2018/999 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı üçüncü kişi vekili tarafından süresinde duruşma istemli olarak kararın düzeltilmesi istenmiş ancak 30.06.1927 tarihli 4/6 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme kararı uyarınca karar düzeltme incelemesinde duruşma yapılması mümkün olmadığından dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, haciz yapılan adresin müvekkiline ait resmi adres olduğunu, adreste ödeme emrinin tebliğ edilmediğini, borçlunun haciz anında hazır bulunmadığını, haciz mahallinde borçluya ait evraka rastlanmadığını, ispat külfetinin alacaklı tarafta olduğunu, ayrıca taraflarınca kira sözleşmesi, faturalar sunulduğunu belirterek, davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haciz yapılan adresin depo olduğunu, deponun camlarının gazete kağıdı ile kapalı olduğunu ve herhangi bir firma tabelasının olmadığını, camında kiralık yazdığını, üçüncü kişinin sunduğu vergi levhasındaki adresin haciz adresi olmadığını, ayrıca mahcuzlara ait ithalat faturalarının borçlu adına olduğunu ve borçludan son bir ay içinde davacı üçüncü kişi tarafından satın alınmasının borçlunun mal kaçırmak amacı ile hareket ettiğinin kanıtı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının sunduğu faturaların her zaman düzenlenebilecek ve temin edilebilecek evraklardan olduğu, faturaların gerçekliğinin davacı tarafından ispatı gerektiği ancak davacının 04.03.2015 tarihli celsenin ilgili ara kararını yerine getirmediği ve bilirkişi incelemesinden zımnen vazgeçtiği kanaatine varıldığı, davacının iddiasını şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıt ile kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 22.01.2018 tarihli ve 2016/16486 Esas, 2018/999 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, onama kararına karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine dosya yeniden incelenmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.