Başvuru, iş akdi feshedilen sendika üyesi başvurucuya sendika tazminatı verilmemesi nedeniyle sendika hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; iş akdi feshedilen sendika üyesi başvurucuya sendika tazminatı verilmemesi nedeniyle sendika hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, özel bir işletmede işçi olarak çalışmakta iken 10/7/2015 tarihinde iş sözleşmesi feshedilmiştir. Başvurucu, iş sözleşmesinin feshedilmesinin haklı ve geçerli bir nedeninin olmadığını iddia ederek 23/7/2015 tarihinde işe iade talepli tespit davası açmıştır. Başvurucuya göre iş sözleşmesi, Basın İş Sendikasının (Sendika) üyesi olması ve bazı sendikal faaliyetlerde bulunması nedeniyle feshedilmiştir. Karşıyaka İş Mahkemesi (Mahkeme) 11/5/2016 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar vererek feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iade edilmesine hükmetmiştir. Gerekçeli kararda iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiği iddiasının somut delillerle kanıtlanamadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Başvurucu; iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini, bu nedenle tarafına sendikal tazminat ödenmesi gerektiğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 21/12/2016 tarihli kararı ile başvurucunun sendikal tazminat talebi yönünden eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulduğu, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunun yeterli olmadığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Bozma kararına uyularak devam edilen yargılama sonucunda Mahkeme 22/12/2017 tarihli kararı ile feshin sendikal nedenle gerçekleşmediği ancak fesih işleminin geçersiz olduğu sonucuna ulaşarak davanın kabulüne karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"Davacının iş akdinin feshinden sonra da davalı işyerinde davacıyla aynı sendikaya üye iki işçinin daha çalışmasına devam ettiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.Davacı tanıkları, davacının sendikal faaliyette bulunduğunu ve 50- 60 kişinin dışarıda bu amaçla toplandıklarını söylemiş; ancak bu toplantının ne zaman yapıldığı, nerede yapıldığı, kimin organize ettiği, basın iş sendikası yetkililerinin olup olmadığını, bu toplantılarda davacının ne kadar aktif olduğu konularında davacı tanıklarının açık, tutarlı ve inandırıcı beyanları olmadığı gibi davacının iki tanığının beyanları da bazı noktalarda birbiri ile uyumlu değildir. Ayrıca davacı tanığı [ Ş.] ile davalı işyeri arasında da husumet bulunmaktadır." Yargıtay Hukuk Dairesinin 23/5/2018 tarihli kararı ile hüküm onanmıştır. Nihai karar 4/7/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 2/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.