Başvuru, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi ve makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi ve makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 9/6/2014 tarihinde Mardin İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 28/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 7/5/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 26/5/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Mazıdağı Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/180 sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında 30/4/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve Mazıdağı Sulh Ceza Mahkemesinin 1/5/2009 tarihli kararı ile kasten insan öldürme suçundan tutuklanmıştır. Başvurucu hakkındaki soruşturma dosyası, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suça ilişkin olması nedeniyle Mazıdağı Cumhuriyet Başsavcılığının 21/6/2009 tarihli fezlekesiyle Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 30/6/2009 tarihli iddianamesiyle başvurucunun "kasten insan öldürme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve mala zarar verme" suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesine kamu davası açılmıştır. Mardin Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava, başvurucu yönünden tutuklu olarak sürdürülmüştür. Mahkemenin 3/3/2011 tarihli kararı ile başvurucunun "kasten insan öldürme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve mala zarar verme" suçlarından mahkûmiyetine ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay Ceza Dairesinin 17/5/2012 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamı sonrası devam olunan yargılamada Mahkeme 13/5/2014 tarihli duruşmada tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Başvurucu karara itiraz etmiş, Mardin Ağır Ceza Mahkemesinin 27/5/2014 tarihli kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Başvurucu 9/6/2014 tarihinde süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Mardin Ağır Ceza Mahkemesinin 27/3/2015 tarihli kararı ile başvurucunun kasten insan öldürme suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme ayrıca hükümle birlikte "almış olduğu ceza miktarı dikkate alındığında kaçma şüphesi bulunduğu" gerekçesiyle başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir. Anılan mahkûmiyet hükmü, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay Ceza Dairesinin 17/10/2016 tarihli ilamıyla (ceza süresi bakımından bir değişiklik yapılmaksızın) düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmiştir.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır."