Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın uzun süre devam etmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, öğretmenlik görevine son verilmesi nedeniyle kamu hizmetine girme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın uzun süre devam etmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, öğretmenlik görevine son verilmesi nedeniyle kamu hizmetine girme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 12/11/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Ergani Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanması talebiyle Ergani Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilmiştir. Mahkeme 29/12/2008 tarihli kararıyla başvurucunun tutuklama talebinin reddine karar vermiştir. Başvurucu; kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve suç delillerini yok etme suçlarından tutuklanması talebiyle tekrar sevk edildiği Ergani Sulh Ceza Mahkemesinin 6/2/2009 tarihli kararıyla tutuklanmıştır. Başvurucu hakkındaki soruşturma dosyası, Ergani Cumhuriyet Başsavcılığının 27/4/2009 tarihli fezlekesiyle yetkili ve görevli görülen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 10/5/2009 tarihli iddianamesiyle başvurucunun da aralarında olduğu toplam beş sanık hakkında Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin E.2009/277sayılı dosyasında kamu davası açılmıştır. Mahkeme 25/5/2010 tarihli kararıyla başvurucunun kasten öldürme suçundan 10 yıl, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan (üç kez) 2 yıl 6 ay hapis, ruhsatsız silah taşıma suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 14/7/2011 tarihli ilamıyla ilk derece mahkemesinin kararını bozmuşutr. Bozma kararı sonrası yapılan yargılamada Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 15/5/2012 tarihli kararıyla başvurucunun kasten öldürme suçundan 10 yıl, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan (üç kez) 2 yıl 6 ay hapis, ruhsatsız silah taşıma suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karar da temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay Ceza Dairesinin 1/7/2013 tarihli kararıyla bozulmuştur. Bozma kararı sonrasında yargılamaya Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin E.2013/433 sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir. Mahkeme 30/10/2014 tarihli celsede başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara yapılan itiraz, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 3/11/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Yapılan yargılamada Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 4/11/2014 tarihli kararıyla başvurucunun kasten öldürme suçundan 20 yıl hapis, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan (üç kez) 10 yıl hapis, ruhsatsız silah bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu 12/11/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 4/11/2014 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 12/10/2016 tarihli ilamıyla kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden onanmış; ruhsatsız silah bulundurma suçundan verilen hüküm yönünden bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 24/11/2016 tarihli kararıyla ruhsatsız silah bulundurma suçundan başvurucunun beraatine karar vermiştir. Bu hüküm temyiz edilmeden kesinleşmiştir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır."