8. Hukuk Dairesi 2016/2441 E. , 2016/3574 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.01.2010 gün ve 390/101 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan 305 parsel sayılı taşınma…
**8. Hukuk Dairesi 2016/2441 E. , 2016/3574 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.01.2010 gün ve 390/101 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan 305 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını açıklayarak, taşınmazın tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiş, her kayıt maliki için ayrı ayrı açılan davalar birleştirilmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ilk davanın ve birleştirilen davaların 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, hüküm 5841 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanun'un 2. ve 3. maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanun'un 12.maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede: "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer Kamu Tüzel Kişileri dâhil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3.maddesi ile aynı Kanuna eklenen Geçici 10.maddesinde ise; "Bu Kanun'un 12.maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır." şeklinde düzenleme getirildiği görülmektedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra 'nin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne var ki, anılan yasal değişiklik Anayasa Mahkemesi'nin 12.05.2011 tarih, 2009/31 Esas ve 2011/77 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kararın 23.07.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla iptal hükmü yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları ile idari makamları, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.