3. Ceza Dairesi 2021/16250 E. , 2023/1169 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2176 E., 2018/2662 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz
**3. Ceza Dairesi 2021/16250 E. , 2023/1169 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2176 E., 2018/2662 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2018 tarihli ve 2017/522 Esas, 2018/228 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62'nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58'inci maddesinin dokuzuncu ve altıncı fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/2176 Esas, 2018/2662 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, yargılamayı yapan mahkemenin kanuna aykırı olarak teşekkül ettiğine, bu dava açısından kanunla kurulmuş mahkeme güvencesine sahip olmadığına, mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesine uygun gerekçeyi içermediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, kararın içerik olarak doğru olmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçun yasıl unsurlarının oluşmadığına, örgüt üyeliği suçu için özel kastın bulunması gerektiğine, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin yok sayıldığına, silahlı terör örgütü olarak kabul için aranan unsurların hiç birinin somut kanıtları ortaya konularak örgütün ve örgüt üyelerinin eylemleri ile ilişkisi kurulmak sureti ile tartışılmadığına, terör örgütü kararı verilebilmesi için açılmış tüm davaların birleştirilmesi gerektiğine, sendika üyeliğinin, oğlunu cemaatin okul ve dershanesine göndermesinin ve hts kayıtlarının atılı suçun delili olarak kabul edilemeyeceğine, tanıkların sanık lehine olan mahkeme beyanlarına itibar edilmediğine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; sanık hakkında beyanda bulunan itirafçı şüpheli, şüpheli ve tanıkların soruşturma aşamasında alınan beyanlarına göre; sanığın örgütün MEB yapılanmasının ana mütevelli heyeti içerisinde yer aldığı ve aynı zamanda istişare heyeti içerisinde yer alıp, 17-25.12.2013 tarihinden sonra da örgütsel faaliyetlerini devam ettirdiği, örgüt üyelerinin kendi aralarında yapmış oldukları sohbet toplantıları için AKED (Aktif Eğitimciler Derneği)'ni kiralaması, burada yapılan sohbet toplantılarına katıldığı, aynı şekilde sohbet toplantılarında sohbet hocası olarak görev yapmış olduğu, her ne kadar itirafçı şüpheliler ve tanıklar mahkeme huzurunda alınan beyanlarında, önceki beyanlarını kısmen değiştirecek beyanda bulunmuş iseler de; mahkemece soruşturma aşamasında alınan beyanlarına itibar edildiği, Sanığın, örgüt ile iltisaklı kişiler ile görüşme kayıtlarının bulunması, Sanığın, örgüt ile iltisaklı Aktif Eğitimciler Sendikasına üyelinin bulunması, Sanığın, oğlunu örgüt ile iltisaklı Manisa Körfez İlköğretim Okuluna ve Manisa Körfez Dershanesine göndermiş olması, Hususları göz önüne alınarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Her ne kadar 21.03.2018 tarihli celsede 96276 sicil numaralı zabıt katibinin elektronik imzasının bulunmadığı belirlenmiş ise de, bu durumun mahallinde giderilebilecek nitelikte eksiklik olduğu ve sonuca etkili bulunmayarak ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. B. Sanığın çocuğunu örgütle iltisaklı okul ve dersaneye göndermesinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirlenmekle; oluş, iddia, başka dosya şüphelilerinin soruşturma aşamasında müdafileri huzurunda sanık hakkındaki beyanları, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, örgüt ile iltisaklı Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olan sanığın, örgütün Mili Eğitim Bakanlığı Manisa İl yapılanmasının istişare heyeti ve ana mütevelli heyeti içerisinde yer alması, örgüt üyelerinin kendi aralarında yapmış oldukları AKED (Aktif Eğitimciler Derneği)nde yapılan sohbet adı altındaki örgütsel toplantılarına katılması, örgütsel toplantılarda sohbet hocası olarak görev yapmış olması hususları nazara alındığında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. C. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay 16. Ceza Dairesi ve Dairemizin istikrar gösteren kararlarından da anlaşılacağı üzere; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesinin dışında sanık müdafiiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.12.2018 tarih ve 2018/2176 - 2018/2662 sayılı hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hüküm fıkrasındaki "maddesi delaletiyle TCK’nin 58/6." ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.