Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/3021 E. , 2024/2421 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/3021 Karar No : 2024/2421 DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI :... / ... İSTEMİN_ÖZETİ :.22/05/2024 tarih ve 32553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/05/2024 tarih ve 8510 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği'nin iptali ve yürütmesinin durdurulması ile 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu'nun 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/3021 E. , 2024/2421 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/3021 Karar No : 2024/2421 DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI :... / ... İSTEMİN_ÖZETİ :.22/05/2024 tarih ve 32553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/05/2024 tarih ve 8510 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği'nin iptali ve yürütmesinin durdurulması ile 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu'nun 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilecek esaslar dahilinde" ibaresi ile 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Cumhurbaşkanı genel veya kısmi seferberlik ilanına karar verir." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne itiraz başvurusunda bulunulmasına karar verilmesi istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi halinde, yukarıda da açıklandığı üzere, dilekçede istemin açık, tereddüt yaratmayacak şekilde belirtilmiş olması, her bir madde veya kısım ile menfaat ilgisi kurulması ve hukuka aykırılık sebeplerinin ortaya konulması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, her durumda iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusu ortaya konulmalıdır. İdarenin düzenleme yetkisini kullanırken düzenlemenin kapsaması gereken belirli, konu, kişi veya grupları kapsama almaması hususu "eksik düzenleme" olarak nitelendirilmektedir. Birden fazla maddeyi ihtiva eden düzenleyici işlemler aleyhine eksik düzenleme yapıldığı iddiasıyla açılacak olan iptal davalarında, iddia edilen eksik düzenlemenin düzenleyici işlemin hangi maddesine ya da kısmına yönelik olduğunun hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi ve bu madde ya da kısıma yönelik iptal istemine de yer verilmesi gerekmektedir. Zira, eksik düzenleme içerdiği iddiasıyla düzenleyici işlemin ilgili maddesi/kısmı belirtilmeden ve bu madde/kısma yönelik iptal isteminde de bulunulmadan düzenleyici işlemin bütününe yönelik iptal isteminde bulunulması, düzenleyici işlemin hangi maddesinin/kısmının eksik düzenleme nedeniyle iptalinin istenildiği hususunda tereddüte yol açacacak ve taleple bağlılık ilkesinin uygulanmasını imkansız hale getirecektir. Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "talep konusu" kısmı ile "sonuç" kısımlarında, 22/05/2024 tarih ve 32553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/05/2024 tarih ve 8510 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği'nin iptali ve yürütmesinin durdurulması ile 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu'nun 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirtilecek esaslar dahilinde" ibaresi ile 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Cumhurbaşkanı genel veya kısmi seferberlik ilanına karar verir." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne itiraz başvurusunda bulunulması istemlerine yer verildiği; dilekçe içeriğinde, 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu'nun 5. maddesinin 3. fıkrası ile 10. maddesinin 1. fıkrasına yönelik Anayasa'ya aykırılık iddialarına, dava konusu Yönetmeliğin yetki ve şekil unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasına yer verildiği, bununla birlikte Yönetmelikte yer alan düzenlemeler bakımından idari işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılık iddialarına yer verilmediği, seferberlik ve savaş haline karar verilmesi sürecinde Milli Güvenlik Kurulunun bulunmamasının hukuka aykırı olduğunun belirtilmesine rağmen, eksik düzenleme iddiasının hangi maddeye ilişkin olduğunun belirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, 22/05/2024 tarih ve 32553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/05/2024 tarih ve 8510 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği'nin yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, bu istemin hukuki sebebi ile beraber belirtilmesinden sonra söz konusu Yönetmelikte yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımlarının dava konusu edildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi, Milli Güvenlik Kurulu'nun karar alma sürecinde yer verilmemesi nedeniyle eksik düzenleme içerdiği iddiasıyla iptali istenilen maddelerin/kısımların da açıkça belirtilmesi ve bunlara yönelik iptal talebine yer verilmesi, iptali istenilen düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 05/06/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.