Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/1747 E. , 2024/3688 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1747 Karar No : 2024/3688 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat ve Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/1747 E. , 2024/3688 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1747 Karar No : 2024/3688 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat ve Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, Eylül 2018 dönemine ait yasal e-defterini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2018 yılının Eylül dönemi için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY: Davacı şirket adına, Eylül 2018 dönemine ait e-defterini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasını kaldıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması istenilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 134. maddesinde, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu; 138. maddesinde, evvelce inceleme yapılmış ve matrahın re'sen takdir edilmiş olmasının, yeniden inceleme yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel olmadığı; 139. maddesinde, incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye getirmesinin yazılı olarak istenebileceği, defter ve vesikaların belli edilen zamanda mazaretsiz olarak getirmeyenlerin bunları ibraz etmemiş sayılacakları belirtilmiştir. Aynı Kanunun "Re'sen Vergi Tarhı" başlıklı 30. maddesinin ikinci fıkrasının (3) numaralı bendinde ise bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemesi veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi re'sen takdir sebebi olarak sayılmış; 253 ve devamı maddelerinde de defter tutmak mecburiyetinde olanların tuttukları defterlerle kullanmak zorunda oldukları belgeleri, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süreyle muhafazaya ve bu süre içinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz etmeye mecbur oldukları kurala bağlanmıştır. Bakılmakta olan davada, dava konusu tarhiyata dayanak alınan vergi inceleme raporunda, davacı şirkete gönderilen defter ve belge isteme yazısının iş yeri adresinde 18/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ibraz edilen e-defterler incelendiğinde, Eylül 2018 dönemine ait... ve ... dosyalarının mevcut olduğu ancak söz konusu döneme ait e-deftere ilişkin diğer dosyaların mevcut olmadığından Eylül 2018 dönemi yasal defter doğrulamasının yapılamadığı ve bu döneme ait yasal defter kayıtlarının verileri olmadığından görülemediği; davacı şirket temsilcisi konu ile ilgili olarak programcıları olan GMSNET firması ile muhasebecilerinin görüştüğü fakat konunun neden kaynaklandığını çözemedikleri, sadece anılan dönemde bir problem olduğu, Eylül 2018 beratının alındığı, bir kasıtlarının olmadığı, zayi belgesi edinmedikleri, Eylül 2018 dönemi excel kayıtlarını sunduklarını beyan ettiği, buna göre Eylül 2018 dönemine ait e-defter yasal sürede ibraz edilmediğinden bu döneme ait tüm indirimlerin reddi suretiyle davacı şirketin katma değer vergisi beyanlarının yeniden düzenlenerek adına tarhiyat yapılması gerektiği tespitlerine yer verilmiştir. Eylül 2018 dönemine ait e-defterin istenilmesine dair yazının yasanın aradığı usule uygun biçimde tebliğ edilmesine karşın davacı şirket tarafından mücbir sebep hali somut olarak ortaya konulamadan incelemeye ibraz edilmediği dosyanın incelenmesinden anlaşıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu bakımdan, ihtilaflı döneme ilişkin alış ve satış faturaları ve defter kayıtlarının excel ortamında sunulması ile diğer tüm dönemlere ait e-defterlerin ibraz edilmesi hususları değerlendirilerek, Eylül 2018 dönemini e-defterlerin elde olmayan nedenlerle sistem kaynaklı sorunlar nedeniyle sunulamadığı, bu durumun mücbir nedenler arasında sayılan "gibi haller" kapsamında olduğu kanaatine varılmak suretiyle dava konusu tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.