10. Hukuk Dairesi 2024/546 E. , 2024/4962 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/105 E., 2023/158 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan y
**10. Hukuk Dairesi 2024/546 E. , 2024/4962 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/105 E., 2023/158 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davacıların davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortaklarından olan ... ...'nin mirasçıları olduğunu, ... ...'nin 27.06.2004 tarihinde vefatından sonra davalı şirketteki payının davacılara intikal ettiğini ve şirketin ortaklarından olduklarını, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nda belirtilen "limited şirketlerin ortakları sigortalı sayılır" hükmü gereğince davacıların, miras bırakanın ölüm tarihi olan 27.06.2004 tarihi itibariyle sigortalı statüsünde olması gerektiğini, bu nedenle davacıların sigorta başlangıç tarihinin 27.06.2004 tarihi olarak tespitini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili, davacıların 05.06.2014 tarihi itibariyle Bağ-Kur kayıtlarının yapıldığını, davacıların Kuruma yaptığı başvuru üzerine Kurum tarafından "şirket ortağı olduğuna dair Kahramanmaraş Ticaret Odasından belge getirmeniz halinde Kanun gereği Bağ-Kur tesciliniz 01.10.2008 olarak yapılacaktır" şeklinde cevap verildiğini, ancak davacılardan bu yönde cevap beklenirken iş bu davanın açıldığını, bu haliyle dava şartı olan Kuruma başvurma şartının yerine getirilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, cevap dilekçesi sunmamıştır. 3.Davalı ..., davacıların eski şirket ortağı olan ... ...'nin mirasçıları olduğu, şirket yönetimi olarak ... ...'nin vefatından itibaren mirasçıları defalarca pay dağıtımı yapılarak karar altına alınıp imzalanması hususunda çağrılarda bulunduklarını, defalarca bu konunun bir an önce halledilmesi konusunda şirket yönetimi olarak uyardıklarını, diğer mirasçıların da şahit olduğunu, bu işlemin şirket müdürler kurulu karar defterinin 04.06.2014 tarih ve 67 nolu karar ile imza altına alındığını, bu gecikmede şirket olarak herhangi bir ihmallerinin söz konusu olmadığını, mirasçıların kendi aralarındaki anlaşmazlıklardan dolayı bu sürenin geciktiğini, bu gecikmeye diğer mirasçıların da şahit olduğunu belirtmiş, cevap dilekçesi ekinde 04.06.2014 tarih ve 67 nolu ölen ortak ... ...'nin payının murislere intikali hakkındaki müdürler kurulu karar defterinin bir örneği dosyaya sunulmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/388 K. sayılı kararıyla; "... Davacıların davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odasına yönelik davalarının husumet nedeniyle reddine, davacıların davalı ... Başkanlığına yönelik davalarının her iki davacı yönünden ayrı ayrı reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin15.04.2022 tarihli ve 2022/97 E., 2022/495 K. sayılı kararıyla davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; "...murisin ölüm tarihi nazarında davacıların ortaklık süresi ile Kuruma yapılan başvuru tarihi dikkate alındığında, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi dikkate alınarak 01.10.2008 tarihi sonrası talep yönünden kabul karar verilmesi gerekirken..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü ile; 1-Davacıların 01.10.2008-05.06.2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi uyarınca sigortalı olduklarının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacıların, davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına yönelik davalarının husumet nedeniyle reddine " karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, Kuruma başvuru yapılmadığını, emsal yargı kararlarının dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.