(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2014/11023 E. , 2014/12503 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kira bedelinin tespiti Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isa
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2014/11023 E. , 2014/12503 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kira bedelinin tespiti Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.11.2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, kira bedelinin tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkiline ait yerde davalıların 01.05.2012 başlangıç tarili sözlü kira akdi ile kiracı olduklarını bildirerek, 01.05.2012 tarihinden itibaren aylık net kiranın 600 TL olarak, 01.05.2013 tarihinden itibaren ise aylık net kiranın 1200 TL olarak tesbitini istemiştir. Davalılar 05.09.2011 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ile aylık 50'şer TL'den 100 TL bedelle kiracı olduklarını, 2012 yılı kirasının ise 60'şer TL'den aylık 120 TL olarak ödediklerini, yazılı sözleşmeyi davacı adına vekaleten davacının babasının imzaladığını ileri sürerek davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, taraflar arasında yazılı sözleşme düzenlendiği ve 5 yıllık olup, kanunen geçerli olan artış oranı bulunduğundan kira tesbitinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalıların davacıya ait işyerinde kiracı oldukları konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık kira başlangıç tarihli ve süresi ile ilk yıl kira bedelinin ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Davacı 01.05.2012 başlangıç tarihli sözlü akde dayanmış, davalılar ise davacı adına vakeleten davacının babası tarafından imzalanan 05.09.2011 başlangıç tarihli yazılı sözlemeye dayanmışlardır. Davacı taraf yazılı sözleşmeyi kabul etmeyerek vakelet ilişkisine karşı çıkmıştır. Davalılar kira sözleşmesi düzenlemesi konusunda davacının babasına vekalet verdiğini kanıtlayamamışlardır. Yazılı sözleşme doğrultusunda davacının banka hesabına davalıların bir kısım ödeme yapmış olmalarından davacının vekaleten sözleşme düzenlendiğini önceden öğrendiği ve adına düzenlenen sözleşmeye icazet verdiği anlamı çıkarılamaz. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde davalıların ibraz ettikleri yazılı sözleşmelerin hukuken bir öneminin olmadığı açıktır. Bunun dışında davacı taraf da dayandığı sözlü akdin varlığını kanıtlayabilmiş değildir. Ancak davacı dava dilekçesinde her türlü delile dayandığına göre yemin deliline de dayandığının kabulü gerekir. Mahkemece yapılacak iş kira sözleşmesinin başlangıç tarihi, süresi ile ilk yıl kira parasının ne olduğunun ispatı yönünden davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verildiğinden hükmün bozulması gerektiği kanaatinde olduğum için sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum. 13.11.2014 KARŞI OY YAZISI Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Kira parasının miktarına ilişkin olarak taraflar arasında bir uyuşmazlık olup, mahkemeye müracaat edildiğinde ve kira parasının dava yoluyla tespiti istenildiğinde, kiracı olan taraf artırılması istenilen veya karar verilebilecek miktarı ve bundan daha fazlasını ödese bile dava reddedilmeyip kira bedelinin tespitine karar verilmelidir. Taraflar arasında hükmen tespit edilmiş ya da sözleşme ile kararlaştırılmış bir kira parası olmadığı takdirde davacının yeni dönem kira parasının mahkemece tespiti ile hüküm altına alınmasını istemekte hukuki yararı vardır. Somut olayda; Davalıların, davacıya ait işyerinde kiracı oldukları konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık kiranın başlangıcı, süresi ve kira bedeli ile ilgilidir. Mahkemece hükme esas alınan, davalılar tarafından ibraz edilen, kiraya veren sıfatı ile davacının babasının vekaleten imzaladığını bildirdikleri, 05.09.2011 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli yazılı kira sözleşmelerini davacı kabul etmemiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 46.maddesi (BK.nun 38.maddesi) gereğince kural olarak yetkisi olmaksızın veya yetki sınırlarını aşarak başkası adına hukuki işlem yapan kişinin yaptığı akde, yetkisiz temsil olunan tarafından icazet verilmedikçe bu akit temsil olunanı bağlamaz. Davacı temsil ilişkisine karşı çıkmış, bu durumun aksi veya icazet olgusu davalılar tarafından usulüne uygun delillerle kanıtlanamamıştır. Davacının, davalılarla aralarında var olan kira ilişkisine dayanarak ödenen kira bedellerini bankadan alması yazılı sözleşmeleri kabul ettiğini göstermeyeceği için bu sözleşmeler hükme esas alınamaz. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki kira sözleşmesinin başlangıcını, süresini ve ilk yıl ödenen kira parasının miktarını ispat etmesi için davacı tarafa imkan tanınmalı, dava dilekçesinde her türlü delile dayandığı nazara alınarak davalıya yemin teklif etme hakkı da olduğu davacıya hatırlatılmalı, ... 10. Noterliği'nde keşide edilip 19.12.2012 tarihinde davalılara tebliğ edilen ihtarname de nazara alınarak sonucuna göre kira bedeli ile ilgili bir tespit kararı verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 13.11.2014