T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/594 KARAR NO : 2025/1494 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2024 NUMARASI : 2023/855 Esas - 2024/903 Karar DAVANIN KONUSU : Anonim Şirket Hisse Devrinin İptali ile Tescil KARAR TARİHİ : 23/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2025 Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ti…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/594 KARAR NO : 2025/1494 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2024 NUMARASI : 2023/855 Esas - 2024/903 Karar DAVANIN KONUSU : Anonim Şirket Hisse Devrinin İptali ile Tescil KARAR TARİHİ : 23/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2025 Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/12/2024 gün ve 2023/855 Esas - 2024/903 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müşterek muris ...'un ... A.Ş. ve ... A.Ş. şirketinin uzun yıllardır hissedarı olduğunu, murisin bu şirketti hisselerini 22.05.2003 tarihinde hazirun cetvellerinde ortadan kalktığını, davalılar lehine hisse artışı olduğunu, söz konusu devir işlemlerinde herhangi bir ivaz karşılığı olmadığını, hukuki bir nedende olmadığını, hukuka aykırı şekilde hisselerin davalı uhdelerine geçtiğini muris .....'nin uzun yıllardır alzheimer hastası olduğunu, vesayet altına alındığını, buna rağmen kendisinden gayrimenkul devir yetkisi içeren bir genel vekaletname alınmasında sakınca görülmediğini, bu vekaletnameden davacı vasinin vasi sıfatı ile azilname gönderdiğini belirterek; murisin dava dışı şirketlerdeki hisselerinin iptali ile murisin terekesine ilave edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekilleri, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, 10 yıllık zaman aşımı süresinin de dolduğunu, şirketlerin borca batık olduğunu, ortakların mal varlıkları ile sorumlu olmaları nedeni ile davacı ve vefat eden eşinin korunduğunu, mirasın tasfiyesini uzatmak amacı ile davanın açıldığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ve ...'un hisselerini devrettiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacı ve davalı tarafların ispat ve karşı ispat yükü altında olduklarının bilinci ile hareket ederek tespit olunamayan hususlarda ellerinde bulunan hisse devir sözleşmelerini mahkemeye sunmalarının ispat ve karşı ispat yükümlülüğünün gereği olduğu, davalılara varsa hisse devir sözleşmesini sunmak üzere süre verildiği, hisse devir sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle sunamadıkları, davacının davasının ispat edemediği, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZİN 20/12/2023 TARİH VE 2021/639 E. 2023/1892 K.SAYILI KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Davacı tarafından murise ait olan payın çıplak pay olduğunu iddia edilmiş ise de mahkemece, davaya konu edilen şirketin hisselerinin devir tarihi itibariyle basımı yapılan nama yazılı hisse veya ilmuhaber senedi niteliğinde mi yoksa çıplak pay niteliğinde mi olduğu, bedelinin tam olarak ödenip ödenmediği, hisse devrine dair alınan yönetim kurulu kararının devir şartlarını taşıyıp taşımadığı ve geçerli olup olmadığına dair hiçbir değerlendirme yapılmaması isabetli olmadığından, İDM tarafından öncelikle şirketlerin ana sözleşmesi, tüm genel kurul tutanakları, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, karar defterleri, pay defterleri, olmak üzere ticari sicil kayıtları eksiksiz şekilde getirtilip, şirket merkezinin bulunduğu yer noterlerinden hisse devrine ilişkin muris tarafından yapılan sözleşme bulunup bulunmadığı da sorularak, dosyanın yeniden birikişi kuruluna tevdi ile yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde dava konu murise ait payın, şirketin hisselerinin devir tarihi itibariyle basımı yapılan nama yazılı hisse veya ilmuhaber senedi niteliğinde mi yoksa çıplak pay niteliğinde mi olduğu, bedelinin tam olarak ödenip ödenmediği tespit edilip, hisse devrine dair alınan yönetim kurulu kararının devir şartlarını taşıyıp taşımadığı ve geçerli olup olmadığı belirlenmek suretiyle, kuruluş itibariyle var olan payın akıbeti gösterir şekilde, payın davalı veya üçüncü bir kişiye devrolup olmadığı, murisin payı azalırken diğer şirket ortaklarının payının artıp artmadığı, gerçekleşen pay devirlerinin hukuken geçerli olup olmadığı, bu pay devirlerinin muvazaalı olduğuna dair mevcut bilgi ve belgeler ile taraf beyanları doğrultusunda her hangi bir emarenin bulunup bulunmadığını, gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, varsa rapora yönelik itirazlarda giderilerek oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, gözetilerek karar verilmesi gerektiği, belirtilerek; kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dilekçesinde muris ... için ... A.Ş' ve ... A.Ş deki şirket hisselerinin muvazaalı olarak davalılara devri ile ilgili taleplerinin bulunduğu, ....A.Ş. hisselerine ilişkin talepleri bakımından şirket ana sözleşmesinin 6 maddesinin c bendine göre şirket hissedarlarına nama ve hamile yazılı hisse senetlerini çıkartıp verebileceği ticaret sicil belgelerinden hisse senedi bastırılması ve ortaklara teslim edilmesine yönelik herhangi bir yönetim kurulu kararına rastlanmadığı, bu nedenle şirket hisselerinin senede bağlanmamış çıplak pay mahiyetinde olduğunun kabulü ,murisin 05.04.2001 tarihinde yapılan 2000 yılına ait olağan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde yer aldığı ve bundan sonra 22.05.2003 tarihinde yapılan 2002 yılı olağan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde bulunmadığı murise ait şirket hisselerinin belirtilen tarihler arasında devredilmiş olması gerektiği, şirket hisselerinin senede bağlanmamış çıplak paylar olduğu ve dolayısıyla alacağın temliki hükümlerine göre adi yazılı şekilde yapılacak bir devir sözleşmesi ile devredilmelerinin gerektiği muris ...’a ait şirket paylarının devrine ilişkin olarak belirtilen tarihler arasında yazılı şekilde akdedilmiş bir sözleşmenin var olması gerektiği, buna ilişkin Noterler Birliğine ve İzmir Noterler odasına yazılan müzekkelerde işlemi yapan noterliğin adı ve tarihi ve yevmiye numarasının bildirilmesinin istendiği böylelikle dosya kapsamına göre muris ... 'a ait ... . A.Ş. paylarının devrine ilişkin olarak akdedilmiş herhangi bir devir sözleşmesinin varlığının tespit edilemediği, Davacının .... A.Ş deki şirket hisselerinin muvazaalı olarak davalılara devri ile ilgili talepleri bakımından ticaret sicil belgelerinden hisse senedi bastırılması ve ortaklara teslim edilmesine yönelik herhangi bir yönetim kurulu kararına rastlanmadığı bu nedenle şirket hisselerinin senede bağlanmamış çıplak pay mahiyetinde olduğunun kabulü ile pay devri olup olmadığının buna göre belirlenmesi gerektiği en son ....A.Ş.’nin 05.04.2001 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde yer aldığı, bu toplantıda alınan sermaye artırımına katılmak suretiyle şirketteki % 5 pay oranını koruduğu, bundan sonra 06.04.2005 tarihinde yapılan 2004 yılı olağan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde bulunmadığı murise ait şirket hisselerinin belirtilen tarihler arasında devredilmiş olması gerektiği ,şirket hisselerinin senede bağlanmamış çıplak paylar olduğu ve dolayısıyla alacağın temliki hükümlerine göre adi yazılı şekilde yapılacak bir devir sözleşmesi ile devredilmelerinin gerektiği, muris ...’a ait şirket paylarının devrine ilişkin olarak belirtilen tarihler arasında yazılı şekilde akdedilmiş bir sözleşmenin var olması gerektiği, buna ilişkin Noterler Birliğine ve İzmir Noterler odasına yazılan müzekkelerde işlemi yapan noterliğin adı ve tarihi ve yevmiye numarasının bildirilmesinin istendiği böylelikle dosya kapsamına göre muris ... 'a ait ... A.Ş. paylarının devrine ilişkin olarak akdedilmiş herhangi bir devir sözleşmesinin varlığının tespit edilemediği , kök raporda 2003 yılında şirketin değeri ve şirket değerine bağlı olarak hisse değerinin de tespitinin yapılamadığı, buna göre hisse devir sözleşmeleri sunulmuş olması halinde dahi hisse satış bedeli olarak gösterilen bedel ile şirket kayıtlarında gösterilen satış bedeli arasında ciddi fark olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, davacının davasını ispat edemediği, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, Dava konusu hisselerin malikinin davacının annesi ... olduğunu, dava her ne kadar teknik olarak anonim şirket hisse devirlerinin hükümsüzlüğü konusunda açılmış olsa da özü itibarı ile Türk Medeni Kanunu’nun miras hukuku hükümlerine dayanan bir miras davası olduğunu, miras bırakan vefatından önceki son sekiz yılı yatağa bağımlı olmak üzere, 20 yıldır gittikçe fenalaşan bir şekilde Alzheimer hastası olduğunu, davalılardan .....'un miras bırakanın yaşı ve akli rahatsızlığını gözetmeksizin kendisinden gayrimenkul satış yetkisi de olmak üzere, geniş yetkili vekaletnameler aldığını, davacının miras bırakanın vesayet altına alınmasını sağlayıp annesine vasi olarak atandığını, murisin vefat eden eşi .....’un en büyük hisseyle kurucu ortağı olduğu ve ortaklığı devam ettiği müddetçe işbu sanayi ve ihracat şirketlerinin yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü .... A.Ş. ve ... . A.Ş. anonim şirketlerde müşterek muris ... da uzun yıllar hissedar olarak bulunduğunu, merhum .... gibi eşi ...’a ait yukarıda adları sayılan A.Ş. hisselerinin 22.05.2003 tarihli hazirun cetvellerinde ortadan kaldırılarak davalılar lehine bir hisse artışı ortaya çıktığını, .... terekesinin tesbiti için Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/7 Tereke sayılı dosyası ile.....’a ait bulunan şirket hisselerinin hukuka aykırı devri nedeniyle açmış olduğumuz tasarrufun iptali veya tenkis talebini içeren dava da Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/214 E. no.lu dosyası ile derdest olduğunu, davaya konu A.Ş. hazirunları incelendiğinde, 22.05.2003 tarihinden sonra davalıların, müşterek murisler karı koca.... ve ...’un hisselerini, herhangi bir ivaz ya da hukuki neden olmaksızın, hukuka aykırı bir şekilde uhdelerine geçirdiklerini, her iki miras bırakanın terekesi hakkında açılan davalarda davalıların bu işlemleri haklı gösterir bir belge sunamadıklarını, davalara konu bu devirlerin, hukuki anlamda yoklukla hükümsüz olduğunu, yargılama süresince de davalılar bu hisse devirlerinin hukuka uygun şekilde gerçekleştiğine dair bir belge sunamaduklarını, davaya konu anonim şirket hisse devirlerinin iptalinin hak düşürücü süreye bağlı olduğundan ve bu süre de geçmiş olduğundan bahisle devir işlemlerinin yokulukla hükümsüz olduğunu, mahkemesinde yapılan yeniden tahkikat ve yargılama sonucunda, istinaf mahkemesinin kaldırma kararında belirttiği Türkiye Noterler Birliği İzmir Noter Odası Başkanlığı ve dava konusu anonim şirketlerin merkezlerinin bulunduğu yerdeki noterlere sorulmasına rağmen devirler hakkında hiçbir belgenin olmadığı cevabı alındığını, Ticaret Sicili kayıtlarında da böyle bir sözleşme ortaya çıkmadığını, davaya konu anonim şirket hisse devir işlemlerinin yokluğu / hükümsüzlüğü, hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde apaçık belli olduğunu, Dava konusu anonim şirket hisse senedi devir işlemleri şekle bağlı olduğuunu, Davada sözü edilen payların senede basılı paylar olmadığını, senede basılı olmayan payların devir işlemlerinin geçerli olması için alacağın temliki hükümleri mucibince yazılı bir sözleşme bulunmasının şart olduğunu, devirleri haklı çıkaracak yazılı sözleşmeyi iddia ve ispat yükü davalılar üzerinde olduğunu, dava konusu olayda yazılı şekil şartı yerine gelmediğinden işlem yoklukla hükümsüz olduğunu, yokluğun hiçbir süreye ve şarta bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebileceğini, mahkemece davaya konu hisse devir işlemlerinin yoklukla hükümsüz olduğu gerçeğini gözardı edilerek davanın tarafımızca ispat edilemediği gerekçesiyle davamızı red edildiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Bir kısım davalılar vekilleri istinafa cevap dilekçelerinde davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, anonim şirket hisse devrinin iptali ile muris adına tescili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine, karar verilmiştir. 1 Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2.Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesi tarafından dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbedilen CD içinde yer alan ticaret sicil kayıtlarından, dava dışı ...A.Ş.’nin 1.10.1976 tarihinde İzmir Ticaret Sİciline tescil edilerek kurulduğu, şirketin kuruluş ana sözleşmesinin 6.maddesine göre, şirketin 1.500.000-TL tutarındaki sermayesi içinde 900.000-TL Itibari değerinde 180 adet hissesi nama yazılı hisse senetlerine ve 600.000-TL itibari değerinde 120 adet hissesi hamiline yazılı hisse senetlerine ayrıldığı, şirket hisselerinin senede bağlanmamış (çıplak) pay mahiyetinde olduğu, .... A.Ş.’nin 20.12.1984 tarihli yönetim kurulu kararı ile muris ...’un şirkette sahip olduğu 15 adet kurucu hissesini .....’a devretme isteğinin kabul edildiği ve bu yönetim kurulu kararının ticaret siciline tescil ve ilan edildiği, şirketin 30.05.2000 tarihli genel kurulunda alınan sermaye artırım kararı ile şirketin 5.000.000.000-TL tutarındaki sermayesinin 100.000.000.000-TL’ye artırıldığı ve mıris ...’un bu sermaye içinde 10.000.000.000-TL nominal değerinde % 10 hisseye sahip olduğu, 05.04.2001 tarihinde yapılan 2000 yılına ait olağan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde muris ...’un şirketin 5.000.000.000 -TL sermayesi içinde 500.000.000-TL nominal değerinde % 10 payına sahip olduğu , bu genel kurul toplantısı ticaret sicil dosyası içeriğine göre muris ....’un katıldığı son toplantı olduğu, şirketin 17.05.2002 tarihinde yapıldığı anlaşılan 2001 yılına ait olağan genel kuruluna ilişkin bir kısım belgeler mevcut olmakla birlikte bu genel kurula ilişkin hazirun cetveli mevcut olmadığundan muris ...’un bu toplantıya katılıp katılmadığı anlaşılamadığı, şirketin 22.05.2003 tarihinde yapılan 2002 yılı olağan genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde muris ...’un adı yer almadığı, bu tarihten sonra yapılan genel kurul toplantılarına ilişkin hazirun cetvellerinde de adının yer almadığı, bu çerçevede mevcut ticaret sicil dosyasında yer alan genel kurul kararlarına göre muris .....’un en son ... . A.Ş.’nin 05.04.2001 tarihinde yapılan 2000 yılına ait olağan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde yer aldığı ve bundan sonra 22.05.2003 tarihinde yapılan 2002 yılı olağan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde bulunmadığı, .... A.Ş.’nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde de adı geçen şirketin .... ve ... Şirketi olarak 6.1.1969 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek kurulduğu, bu şirketin kuruluşunda ...’un şirkette hissesinin bulunmadığı, daha sonra şirketin kollektif şirketten anonim şirkete tür değiştirmek suretiyle .... A.Ş. unvanını aldığı ve ...’un bu anonim şirketin kurucuları arasında yer aldığı, muris ...’un şirketin kuruluşunda 12.000 adet hisseden 600 adedine yani şirket sermayesinin % 5’i oranında paylara sahip olduğu, ana sözleşmenin 8.maddesine göre şirket hisse senetlerinin tamamının nama yazılı olduğu, şirkete ait ticaret sicil belgelerinde, hisse senedi bastırılması ve ortaklara teslim edilmesine ilişkin herhangi bir yönetim kurulu kararına rastlanmadığından şirket hisselerinin senede bağlanmamış (çıplak) pay mahiyetinde olduğu kabul edilmek suretiyle bir pay devri olup olmadığının da buna göre belirlenmesi gerektiği, söz konusu genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde ....ve ...’un isimlerinin yer aldığı, 250.000.000.000-TL sermaye içerisinde 7.500.000 hisse karşılığı 37.500.000.000-TL sermaye payının....’a, 2.500.000 hisse karşılığı 12.500.000.000-TL sermaye payının yani şirket sermayesinin % 5’inin ...’a ait olduğu, bahsi geçen .... A.Ş.’nin 05.04.2001 tarihli genel kurul toplantısında şirket sermayesinin 250.000.000.000-TL.’den 500.000.000.000-TL.’ye çıkarıldığı, bu sermaye artırımına muris ...’un da katıldığı ve bu sermaye arıtımı sonrasında 500.000.000.000-TL. tutarındaki şirket sermayesi içinde muris ...’un 25.000.000.000-TL. paya sahip olduğu, yani şirket sermayesindeki % 5 pay oranının koruduğu, buna karşılık ....A.Ş.’nin 06.04.2005 tarihinde yapılan 2004 yılı olağan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde ...’un yer almadığı, bu genel kurul hazırun cetvelinde ise.....,..... ,...., ....... ve .....’un isimlerinin bulunduğu, bu çerçevede, dava dosyası içeriğinde mevcut ticaret sicil dosyasında yer alan genel kurul kararlarına göre, muris ....’un en son..... A.Ş.’nin 05.04.2001 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde yer aldığı, bu toplantıda alınan sermaye artırımına katılmak suretiyle şirketteki % 5 pay oranını koruduğu ve bundan sonra 06.04.2005 tarihinde yapılan 2004 yılı olağan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde bulunmadığı tespit edilmiştir. 3. Kaldırma kararında işaret edildiği üzere anonim şirketlerde payın pay senedine bağlanması esasen zorunlu olmadığından ötürü, senede bağlanmamış payın da, pay senedi veya ilmuhabere bağlanmış pay gibi her türlü işleme konu edilebileceği kabul edilir. Zira, senedin yokluğu ortaklık haklarının doğumunu engelleyici nitelikte değildir. Çıplak payın konu edileceği en önemli işlemlerden biri devirdir. Çıplak payın devri genel hükümler doğrultusunda yapılır. Çıplak payın devrinde, devrin anonim ortaklığa karşı ileti sürelebilmesi için pay defterine kaydı gereklidir. Pay defterine kaydın hukuki niteliği açıklayıcı olup kurucu değildir. Diğer bir ifade ile taraflar arasında mülkiyetin geçişini sağlayan işlemin yapılması ile birlikte hak devralana geçer ve devralan paydan kaynaklanan hakkın sahibi olur. Pay defterine kayıt devrin şirkete karşı ileri sürülebilmesi ve paydan kaynaklanan hakların kullanılması açısından önemlidir. 4. Yine kaldırıma kararında açıklandığı üzere, bedeli hiç ödenmemiş veya kısmen ödenmiş çıplak payın devrinin hukuki niteliği bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devrinden faklıdır. Zira, bedelinin tamamı ödenmiş pay tali yükümleri bir yana bırakacak olursak, pay sahibi açısından herhangi bir malvarlıksal borç içermediğinden sahip olduğu alacak hakkı niteliğindeki haklarından ötürü devri alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşecektir. Oysa, bedeli tam olarak ödenmemiş pay için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Bedeli tam olarak ödenmemiş çıplak payın devri yazılı bir devir beyanı ile birlikte anonim ortaklığın onayının alınması ile gerçekleşir. Kaldırma kararında buna işaret edilerek davaya konu edilen şirketin hisselerinin devir tarihi itibariyle basımı yapılan nama yazılı hisse veya ilmuhaber senedi niteliğinde mi yoksa çıplak pay niteliğinde mi olduğu, bedelinin tam olarak ödenip ödenmediği, hisse devrine dair alınan yönetim kurulu kararının devir şartlarını taşıyıp taşımadığı ve geçerli olup olmadığına dair hiçbir değerlendirme yapılmamasının isabetli olmadığı da belirtilmiştir. 5. Bu çerçevede, ilk derece mahkemesince kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada dava konusu gerek .... A.Ş. gerekse .... A.Ş. hisselerine ilişkin talepler bakımından her ne kadar şirket ana sözleşmesi ile şirket hissedarlarına nama ve hamile yazılı hisse senetlerini çıkartıp verebileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen ticaret sicil belgelerinden hisse senedi bastırılması ve ortaklara teslim edilmesine yönelik herhangi bir yönetim kurulu kararına rastlanmadığından bahsile şirket hisselerinin senede bağlanmamış çıplak pay mahiyetinde olduğu kabulü yerinde ise de; devrin hukuki niteliği yönünden söz konsu çıplak payın bedelinin tam olarak ödenip ödenmediği hususda yeterli araştırma yapılmadığı gibi payın akıbetini gösterir şekilde murisin payı azalırken diğer şirket ortaklarının payının artıp artmadığı da tespit edilmemiş ve murisin kuruluş ve sonrasında bir süre davalı şirketlerde hisse sahbi olduğu bu çerçevede de murise ait şirket hisselerinin belirtilen tarihler arasında devredilmiş olması gerektiği ve şirket paylarının devrine ilişkin yazılı şekilde akdedilmiş herhangi bir devir sözleşmesinin varlığının tespit edilememeliği belirtilmesine rağmen, gerekçede çelişkiye oluşturacak şekilde ispat külfetinin takdir ve tayininde hataya düşülerek davacının davasını ispat edemediğinden bahsiyle eksik inceleme ve araştırmayla ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Zira, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacılar murisinin gerek ....A.Ş. gerekse ... A.Ş. belirtilen tarihlere kadar çıplak pay sahibi olduğu açıktır. Bu durumda ispat yükümlülüğü, ileri sürülen vâkıaya (olguya) bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa bir başka ifade ile murisin pay devrinden menfaat temin eden davalı tarafa aittir. Davalı taraf murisin payının usulüne uygun şekilde devir aldığını devir sözleşme ve şirket kayıtları ile ispat etmek zorundadır. Nitekim davacı murisin var olan şirket hisselerinin hukuka aykırı şekilde davalıların uhdesine geçtiğini ileri sürmektedir. O halde, davalılar hisseleri geçerli bir hukuki işleme dayanarak devir aldıklarını ispat etmekle yükümlüdür. 6.Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Bu çerçevede; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu da yukarıda açıklanan ilkeler ışığında yetersiz olup, davalının sorumluluğunun tespiti konusunda yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. 7.Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından dosyanın yeniden birikişi kuruluna tevdi ile yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde dava konu murise çıplak payın bedelinin tam olarak ödenip ödenmediği tespit edilip, hisse devrine dair alınan yönetim kurulu kararının devir şartlarını taşıyıp taşımadığı ve geçerli olup olmadığı belirlenmek suretiyle, kuruluş itibariyle var olan payın akıbeti gösterir şekilde, payın davalı veya üçüncü bir kişiye devrolup olmadığı, murisin payı azalırken diğer şirket ortaklarının payının artıp artmadığı, gerçekleşen pay devirlerinin hukuken geçerli olup olmadığı, bu pay devirlerinin muvazaalı olduğuna dair mevcut bilgi ve belgeler ile taraf beyanları doğrultusunda her hangi bir emarenin bulunup bulunmadığını, gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, varsa rapora yönelik itirazlarda giderilerek, ispat külfetinin doğru şekilde belirlenmesi suretiyle oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davalıların istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE 2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2024 gün ve 2023/855 Esas - 2024/903 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.