T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2719 KARAR NO : 2026/736 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2022 NUMARASI : 2020/... Esas - 2022/... Karar DAVACI : ... - ... - DAVALILAR : 1-... -... - VEKİLİ : Av.…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2719 KARAR NO : 2026/736 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2022 NUMARASI : 2020/... Esas - 2022/... Karar DAVACI : ... - ... - DAVALILAR : 1-... -... - VEKİLİ : Av. ... - ADANA 2-... - VEKİLİ : Av. ... - MERSİN 3- ... VASİSİ : ... -... - ... MİRASÇILARI 4-... - ... VEKİLİ : Av. ... 5-... VEKİLİ : Av. ... 6-... VEKİLİ : Av. ... 7-... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tapu İptali ve Tescil, Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2022 tarihli ve 2020/... Esas- 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacının dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif tarafından inşa olunan 29 adet dubleks meskenlere ilişkin kura çekilişinin yapıldığını ve davaya konu Mersin ili, Mezitli ilçesi, 110 ada, 1 nolu parselde kayıtlı ...no'lu dairenin ...'e isabet ettiğini, ...'in 26/02/2010 tarihinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ve 29/06/2010 tarihinde de kendisinin kooperatif üyeliğine kabul edildiğini, ayrıca 42 no'lu daire için kooperatife olan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kooperatife borcu bulunmadığını, üyelik tarihinden bu yana yaklaşık 10 yıldır dairede ikamet ettiğini, elektrik ve su aboneliklerinin de adına kayıtlı bulunduğunu, davalı kooperatifin inşa edilen taşınmazın tapusunu arsa sahibi olan davalıdan henüz kendi adına alamadığından kendisi ile birlikte diğer üyeler adına da tescil işlemi yapılmadığını, taşınmazın bilgisi dışında davalı ... tarafından usulsüz ve sözleşmeye aykırı olarak diğer davalı ...'a tescil ettirildiğini, davalı ...'ın dava konusu ev ile fiili hiçbir bağlantısı bulunmadığını, ev ile alakalı herhangi bir aboneliği, ikamet kaydı vs. hiçbir kaydı bulunmadığını, davalı ...'in hakkında Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyası ile kira alacağı ve tahliye davası açtığını, davanın halen derdest olduğunu, davalı kooperatifin de taşınmazın kendi adına tescili hususunda Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, bu davanın da henüz derdest olduğunu, davalar devam ederken davalı ...'ın mal kaçırmak amacıyla taşınmazı davalı ... Tekçi'ye sattığını, Mersin 7. Noterliği'nin 17/05/2019 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesiyle tüm bu durumları davalı kooperatife ihtar ettiğini, ancak kooperatifçe tarafına verilen cevapla davalı ... aleyhine dava açtıklarından dolayı talebini yerine getiremeyeceklerinin bildirildiğini belirterek davanın kabulüne, davalı ... adına kayıtlı bulunan tapu kaydının iptali ile taşınmazın kendi adına kayıt ve tesciline, bu talebinin uygun görülmemesi halinde taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte, rayiç bedel belli olmadığı takdirde bilirkişilerce tespit edilecek satış bedeli üzerinden satış tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak tarafına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle: Açılan davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olmadığını, Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili kooperatifin davanın muhatabı olmadığını, hasım olarak gösterilmesinin yerinde olmadığını, ...'in belirtilen tarihte kooperatif üyeliğinden istifa etmediğini, yönetim kurulunca hakkında alınan 14/02/2019 tarih ve 2019/... sayılı ihraç kararının kesinleştiği 21/06/2019 tarihine kadar ortaklığının kesintisiz devam ettiğini, dolayısıyla istifa nedeniyle dairenin boşta kalmış olması ve boşta kalan daireye davacının ortak kaydedilmiş olmasının söz konusu olmadığını, davaya konu daire ile ilgili ... ya da davacı tarafından yapılmış bir ödentinin de bulunmadığını, sözkonusu dairesinin müvekkili kooperatife verilmesi gerekirken arsa maliki davalı ... tarafından davalı ...'a satılıp devredildiğini, Mersin 1. ATM'nin 1019/... Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan dava dosyasında kooperatifçe açılan karşı davada, içinde dava konusu dairesinin de bulunduğu dairelerin arsa sahipleri adına olan kaydının iptali ile müvekkili kooperatif adına tescilinin talep edildiğini ve dosyanın halen derdest olduğunu, davalı ... ve diğer hissedarlar adına vekaleten hareket eden ...ile kooperatif eski başkanı ...'in danışıklık içerisinde kooperatif kayıtlarında ve tapu kayıtlarında tahrifat yapmak sureti ile 70'ten fazla kooperatif dairesini satarak Mersin'i terk ettiklerini, bu konuda Mersin 3. ACM'nin 2013/... Esas sayılı dosyasında ..., ... ve tapu memuru Nuri Karaca hakkında verilen mahkumiyet kararı bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı mirasçı ... vekili cevap dilekçesi özetle: dava konusu taşınmaza yönelik üyelik sözleşmesinin davalı kooperatif vekili ile yapılan ödemelerde davalı kooperatif tarafından tahsil edildiğini, müvekkilinin bu ödemelerden haberi olmadığını, murise de ödenmiş bir bedel bulunmadığını, davanın bedel yönünden zamanaşımına uğradığını, davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığını, davacının davasını üyesi olduğu kooperatif ve taşınmaz maliklerine yöneltmesi gerektiğini, kira tazminatı ve tescile ilişkin davanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin murisin kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenici müteahhide ait taşınmazları kendi adına ve hesabına satmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin davacının davalı kooperatife üyeliğinin hangi tarihte gerçekleştiği ve yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği konusunda bilgisi bulunmadığını, aynı zamanda müvekkiline gönderilen bir ihtar bulunmadığını, müvekkilinin davacının kooperatife üye olduktan sonra üyelik aidatları veya ödemelerini yapıp yapmadığı konusunda da bilgisi bulunmadığını, satış akit tablosundan haberdar olmadıkları gibi herhangi bir ihtarın da söz konusu olmadığını beyan ederek davanın husumet ve zamanaşımı nedeni ile reddine, açılan davanın müvekkili yönünden tescil ve bedele yönelik talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı mirasçılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesi özetle: müvekkillerine karşı husumet yöneltilemeyeceğini, davalı kooperatifin taşınmazı birden fazla devir yapmak sureti ile kredi kullanımına esas olmak üzere satışlar yaptığını, bu satışlar yapılarak murisin bilgilendirilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tekçi vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkiline karşı husumet yöneltilemeyeceğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin taşınmazı vekalet ile 161.000,00TL'ye satın aldığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Yapılan incelemede, davacı ...'in dava konusu Mersin ili, Mezitli ilçesi, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ... nolu bağımsız bölümün davalı kooperatif üyesi ve dava dışı ...'ten satın alındığı ve 29/06/2010 tarihinde dönemin kooperatif yöneticisi ... tarafından üyeliğe kabul edildiği ancak aradan geçen sürede taşınmazın tapusunun davacıya verilmediği, bu nedenle eldeki davanın açıldığı, her ne kadar davalı kooperatif ile ... aleyhine tapu iptali ve tescili davası açılmış ise de, Mahkememizin 2011/22 esas sayılı dosyasında da davacı ... tarafından adı geçen davalılara yönelik aynı taşınmaz ile ilgili aynı konuda tapu iptali ve tescili davası açıldığı ancak mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın ... yönünden aktif husumet nedeni ile, davalı kooperatif yönünden ise pasif husumet nedeni ile reddine karar verildiği, iş bu kararın taraflara son olarak 25/04/2014 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu hali ile adı geçen davalılar yönünden tapu iptali ve tescil isteminin kesin hüküm nedeni ile reddi gerektiği, ayrıca adı geçen davalıların mevcut tapu kaydına göre kayıt maliki olmadıkları, bu nedenle tapu iptali ve tescil davası yönünden pasif husumetlerinin de bulunmadığı, tapu iptali ve tescil talebinin adı geçen davalılar yönünden bu nedenle de reddi gerektiği, yine davalı muris ...'ın da halihazırda tapu kayıt maliki olmadığı, bu nedenle tapu iptali ve tescil talebinin adı geçen davalıya ve mirasçılarına da yöneltilemeyeceği, ... yönünden tapu iptali ve tescil isteminin pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiği, bilindiği gibi 4721 Sayılı TMK'nın 1023. maddesine göre tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişilerin bu kazanımlarının korunacağı, davalı kayıt maliki ...'nin de tapuya güven ilkesi uyarınca taşınmaza sahip olan iyi niyetli 3.kişi konumunda olduğu, bu nedenle kazanımının korunması gerektiği, ... yönünden tapu iptali ve tescil ile tazminat talebinin bu nedenle reddi gerektiği, kooperatifçe ferdileşmeye geçildikten sonra eğer ki varsa üyenin borcundan dolayı üyeye ihtarnameler çıkarılıp borcun ödettirilmesi, olmadığı takdirde icraya gidilmesi söz konusu olabilecekken ve tapu iptal ve tescil davasının ancak kooperatif tarafından açılması mümkün iken, davacının ...'ye karşı bu davayı açmada aktif dava ehliyetinin de bulunmadığı, netice itibari ile davacının tapu iptali ve tescil davasının bütün davalılar yönünden reddi gerektiği, davacının bedel iadesi talebi bulunmakta ise de, iş bu talebin davalılara karşı değil, davacının taşınmazı satın aldığı ve bedelini ödediği ...'e karşı yönlendirmesi gerektiği, ...'in dava dosyasına sunulan üye kayıt belgesi ve makbuzu tek başına imzaladığı, bu nedenle borçtan tek başına sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davalı S.S. Kent Konut Yapı Kooperatif ve ...’a yönelik tapu iptali ve tescil davasının kesin hüküm ve pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, Davalı ... mirasçılarına yönelik tapu iptali ve tescil davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davalı ... Tekçi’ye yönelik tapu iptali ve tescil davasının reddine, Davacının bedel iadesi talebinin tüm davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, önceki kararın kesin hüküm oluşturmadığını ve davalıların iyi niyetli olmadığının ileri sürülerek kararın kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, terditli olarak ileri sürülen kooperatif ortaklığına dayalı Tapu İptali ve Tescil ya da Tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafından özetle, davalı kooperatif tarafından inşa olunan 29 adet dubleks mesken hakkında Mersin 1. Noterliği'nin 18.02.1998 tarih ve ... yevmiye no'lu Düzenleme Kura Zaptı ile davaya konu Mersin İli, Mezitli İlçesi, ... Parsel sayılı ana taşınmazda ..., 13+14.Kat, 42 Bağımsız Bölüm no'lu dubleks mesken niteliğindeki taşınmazın o tarihte kooperatif üyesi yönetim kurulu başkanı olan davadışı ...'e isabet ettiği, bilahare davadışı ...'e isabet eden davaya konu taşınmaz yönünden davacının davalı kooperatifin üyeliğine kabul edildiği, üyelik tarihinden itibaren davaya konu taşınmazda ikamet etmekte olduğu, kooperatif üyeliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirdiği halde kooperatifin taşınmazların tapusunu arsa maliki olan davalı ...'dan alamaması sebebiyle taşınmazın tapusunu devralamadığı, daha sonra taşınmazın usulsüz olarak davalı ... adına tescil edildiği, ... tarafından da davalı ... Tekçi'ye satılarak devredildiği, davalılar ... ile ... arasındaki satış ve devir işleminin taşınmazı kendisinden kaçırmaya yönelik danışıklı işlem olduğu ileri sürülerek davalı ... Tekçi adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile kendisi adına tesciline, bu talebi uygun görülmediği takdirde taşınmazın bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalılar vekilleri tarafından davanın reddedilmesi gerektiği savunulmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce davalı S.S. ... ve ...'a yönelik tapu iptali ve tescil davasının kesin hüküm ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... mirasçılarına yönelik tapu iptal ve tescil davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Tekçi'ye yönelik tapu iptal ve tescil davasının reddine, davacının bedel iadesi talebinin tüm davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davaya konu taşınmazın, evveliyatında davadışı Sezen Arslan Solmaz adına kayıtlı iken 01.02.2010 tarihinde satış sebebiyle davalı ... adına tescil edildiği, daha sonra adıgeçen davalı tarafından da 28.06.2018 tarihinde satışı sebebiyle diğer davalı ... Tekçi adına tescil edildiği anlaşılmakta olup, davalı ... Tekçi'nin taşınmazı tapu sicilinde kayıtlı malikten devraldığından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023.maddesinde düzenlenen sicili güven ilkesi gereği tapuda kayıtlı taşınmazın mülkiyetini tapu kayıt malikinden devralan davalının iktisabının korunması gerektiği, buna göre davacının davalı ... Tekçi'ye yönelik tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacının bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Yine, davacının terditli talepleri arasında, davalılardan ... ile müteveffa arsa maliki ... mirasçılarına karşı taşınmaz bedelinin tahsili talebi de ileri sürülmüş ise de, davacı ile adıgeçen davalılar arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığı gibi haksız eylemleri ile davacıyı zarara uğrattıklarına ilişkin herhangi bir delil de bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince bu davalılar yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacının bu hususlardaki istinaf sebebi de yerinde değildir. Yapı kooperatiflerinin ana amacı, ortakların akçeli yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında ana sözleşmeye uygun şekilde konut ya da işyeri teslim etmektir. Ortakların kooperatiften konut karşılığı tazminat isteyebilmesi için kooperatifin inşaatlarının bitirilip diğer ortaklara tahsis ve teslim yapıldığı halde, davacıya konut tahsis ve tesliminin yapılmaması gerekir. Bu husus, tazminatın istenebilmesinin ön koşuludur. Ön koşulun gerçekleşmesinden sonra, davacı için çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkansızlığı ortaya çıktığında, ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Şayet kendisine konut tahsis ve teslimi yapılmayan ortak, normal ödemesini yapıp konut sahibi olan ortaklarla eşit miktarda ödeme yapmış ise yani eksik ödemesi yok ise bu durumda ödemesi eksik olmayan diğer ortaklara verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebilecektir, hiç ödemesi yok ise bu durumda konut karşılığı tazminat talep edemeyecektir. Ancak eksik ödemesi var ise Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile kabul ettiği hesaplama yöntemi uyarınca hesap edilecek tazminatı talep edebilecektir. Somut olayda, davacı tarafından, Mersin 1. Noterliği'nin 18.02.1998 tarih ve ... yevmiye no'lu Düzenleme Kura Zaptı ile davadışı ...'e isabet eden davaya konu taşınmazın kendisinin davalı kooperatifin ortaklığına kabulü ile birlikte kendisine tahsis edildiği, davadışı ...'in daha sonra kooperatif ortaklığından ayrıldığı, ancak taşınmazın tapusunun kendisine devredilmediği ileri sürülerek taşınmazın bedelinin tespit edilerek davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesinin terditli olarak talep edildiği, davacı hakkında 29.06.2010 tarihli Üye Kayıt Bildirgesi düzenlendiği ve davalı kooperatifin 20.07.2010 tarih ve ... no'lu kararı ile kooperatif ortaklığına kabul edildiği, her ne kadar 27.05.2020 tarih ve 2020/02 sayılı kararla davacının kooperatif ortaklığından ihracına karar verilmiş ise de, davacı vekilince istinaf aşamasında ibraz edilen Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.02.22023 tarihli ve 2020/... Esas-2023/... Karar sayılı kararıyla işbu ihraç kararının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, davacı hakkındaki kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptaline ilişkin sözkonusu kararın kesinleşip kesinleşmediği ile davacının davalı kooperatife karşı ortaklık tan kaynaklanan eksik ödemesi olup olmadığının araştırılması, davacının eksik ödemesinin bulunmaması ve davacıya tahsis edilecek başkaca konut bulunmaması halinde davacının kendisine tahsis edilen davaya konu taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç değerini davalı kooperatiften talep edebileceği, davacının eksik ödemesinin bulunması halinde ise Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile kabul ettiği hesaplama yöntemi uyarınca hesap edilecek tazminatı talep edebileceği gözetilerek bu konudaki deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde davacının davalı kooperatife yönelik taşınmaz bedeline ilişkin talebi bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemiz kaldırma kararında belirtilen eksiklikler tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-Davacı vekili tarafından Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2022 tarihli ve 2020/... Esas-2022/... Karar sayılı karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2022 tarihli ve 2020/... Esas- 2022/... Karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince 01/04/2026 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... ¸ ... Üye ... ¸ ... Üye ... ¸ ... Katip ... ¸