Başvuru, ceza infaz kurumu idaresi tarafından tehlikeli tutuklu statüsü verilmesi nedeniyle özgürlük ve güvenlik hakkının, bu statüye bağlı olarak uygulanan kısıtlamaların kaldırılması için yapılan başvurunun reddiyle ilgili olarak yapılan şikâyet ve itiraz üzerine verilen kararların gerekçe içermemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumu idaresi tarafından tehlikeli tutuklu statüsü verilmesi nedeniyle özgürlük ve güvenlik hakkının, bu statüye bağlı olarak uygulanan kısıtlamaların kaldırılması için yapılan başvurunun reddiyle ilgili olarak yapılan şikâyet ve itiraz üzerine verilen kararların gerekçe içermemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü kurma veya yönetme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ile anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından tutuklu bulunan başvurucu, Sincan 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun (Kurul) verdiği 2/8/2017 tarihli kararıyla tehlikeli tutuklu statüsüne alınmış olup 22/6/2020 tarihli dilekçe ile yeni infaz düzenlemesi kapsamında söz konusu kararın tekrar değerlendirilerek iptal edilmesini ve bu karara istinaden kendisine uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasını talep etmiştir. Ankara Batı İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 25/6/2020 tarihli kararı ile talebi iki başlık altında incelemiştir. Başvurucunun; Kurulun 2/8/2017 tarihli kararının yeni infaz düzenlemesi kapsamında tekrar değerlendirilerek iptal edilmesi talebini şikâyetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...idare ve gözlem kurulunun kararının 02/08/2017 tarihinde alındığı, karar tarihinden itibaren 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanununun maddesinde belirtilen işlem ve faaliyetin öğrenildiği tarihten itibaren 15 gün, herhalde kararın alındığı tarihten itibaren 30 günlük yasal süre dolduktan sonra kararın iptali istemiyle şikayet yoluna başvurulduğundan bu hususa ilişkin şikayetin yasal süresinde yapılmadığı anlaşılmakla tutuklunun bu yöndeki talebinin reddine;..." İnfaz Hâkimliği, başvurucunun tehlikeli tutukluluk hâli sebebiyle uygulanan kısıtlamaların kaldırılması talebinin ise bu hususta değerlendirme yapılması ve karar verilmesi için Kurula gönderilmesine karar vermiştir. Başvurucunun İnfaz Hâkimliğinin anılan kararına karşı yaptığı itiraz Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesince 10/7/2020 tarihinde reddedilmiştir. Söz konusu karar başvurucuya 16/7/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu karara karşı başvurucunun yaptığı bir bireysel başvuru bulunmamaktadır. İnfaz Hâkimliğinin, uygulanan kısıtlamaların kaldırılması talebini, bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi için Kurula göndermesi üzerine Kurul başvurucu hakkında 2/8/2017 tarihli kararın tekrarı mahiyetindeki 10/7/2020 tarihli kararı vermiştir. Başvurucunun bu karara yaptığı şikâyet, İnfaz Hâkimliğinin 18/8/2020 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, yasal düzenlemelere göre hükümlü ve tutukluların tehlikeli tutuklu/hükümlü grubuna alınmaları ve tehlikeli tutuklu grubundan çıkarılmalarına karar verme hususunda yetkili mercinin ceza infaz kurumu idare ve gözlem kurulu olduğu, tutuklunun işlediği isnat olunan suçun işleniş şekli, niteliğinin toplum içerisinde infial oluşturan bir suç olması, ayrıca cezaevi idaresinin yazısında tutuklunun kurumda barındırıldığı süre zarfında kapalı ziyaret sonrası odasına götürülürken üzerinde örgütsel not tespit edilmiş olduğu belirtilmiştir. Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz da 9/9/2020 tarihli kararla İnfaz Hâkimliğinin değerlendirme konusu hüküm ve gerekçesi uygun bulunarak reddedilmiştir. Başvurucu Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesinin 9/9/2020 tarihli kararını 15/9/2020 tarihinde tarihinde öğrendikten sonra 12/10/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılayacak geliri olmadığını beyan ederek adli yardım talebinde bulunmuştur.