8. Hukuk Dairesi 2023/3439 E. , 2025/952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/459 E., 2023/758 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kamu düzeni nedeniyle kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/34 E., 2022/64 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kara
**8. Hukuk Dairesi 2023/3439 E. , 2025/952 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/459 E., 2023/758 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kamu düzeni nedeniyle kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/34 E., 2022/64 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kamu düzeni nedeniyle kısmen kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Konya ili Meram ilçesi Dere ... Mahallesi sınırları içinde bulunan tespit dışı bırakılan taşınmazı 1978 yılından beri ekim dikim yapmak ve bina yapmak suretiyle nizasız fasılasız kullandığını açıklayarak, taşınmazın adına adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında, 2019 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu taşınmazın, 42306 ada 7 parsel numarasıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan sözedilerek malik hanesi, nitelik ve yüzölçümü açık bırakılmak suretiyle tesbit görmesi nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "... yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre imar planı onaylanan bir taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılabilmesi için dava konusu bu taşınmaza ilişkin Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerinde belirtilen 20 yıllık çekişmesiz ve aralıksız zilyetliğin imar planının onaylandığı tarihe kadar devam etmesinin ve bu 20 yıllık sürenin imar planının onaylandığı tarihe kadar dolmasının gerektiği, dava konusu taşınmazların 1954 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık vasfıyla tescil harici bırakılmış olduğu, bilindiği üzere, öncesi boş (hali) ya da ham toprak olan taşınmazların 20 yılı aşkın süre ile ekonomik amaca uygun şekilde ve malik sıfatı ile kullanılması halinde zilyedince iktisabı mümkün olmakla beraber evveliyatı taşlık, kayalık, çalılık gibi yerlerin imar ve ihya edilmeksizin iktisabının olanaksız olduğu, taşınmaza tarım arazisi niteliği kazandırmayan ev, ahır ve samanlık yapmak gibi eylemler, uğraşlar ve meydana getirilen eserlerin Kadastro Kanununun 17. maddesi kapsamında imar ve ihya olarak kabul edilemeyeceğinin Hukuk Genel Kurulunun 24.02.1999 gün ve 1999/8-84 E., 1999/118 K. sayılı kararında açıkça belirtilmiş olduğu, her ne kadar davacı tarafından Dere Belediye Başkanlığı tarafından dava konusu taşınmaz ve çevresine ilişkin tahsis işlemi yapıldığı iddia edilse de İlgili belediye başkanlıklarından bu belgeler istendiğinin ancak bu belgelerin bulunmadığının bildirilmiş olduğu, Dere Belediye Başkanlığı tarafından böyle bir tahsis işlemi yapılsa dahi bu işlemin mülkiyet kazandırıcı bir tapu işlemi olmadığı, dava konusu taşınmazın tahsis işlemi yapılan kişiye diğer gerçek kişilere karşı bir tahsis işlemi veya davacı ile başka gerçek kişiler arasındaki zilyetlik ihtilafını davacı yararına destekleyebilecek nitelikte bir belge olabileceği, tek başına mülkiyet veya imar ihya yapıldığı ya da ekonomik amaca uygun zilyetlik konusunda bir belge olmadığı sonucuna varıldığı, dosyada mevcut hava fotoğrafları bilirkişi rapor ve ek raporları, mahalli bilirkişi beyanları, keşifteki mahkeme gözlemi ve cevabi yazılar hep birlikte dikkate alınarak mahkememizce itibar edilen yöntemine uygun hazırlanan Harita mühendisi bilirkişi raporu ve ek raporda hava fotoğrafı incelemesi neticesinde 1954, 1975, 1986 ve 1990 yılında dava konusu taşınmazın hali arazi olduğunun, imar ihya ve kullanımın olmadığının, 1998 - 2010 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazda yapı bulunduğunun ve imar iskan suretiyle ihya edildiğinin, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazda 10 - 15 - 20 - 25 - 30 yaşlarında meyve ağaçları olduğunun tespit edildiğinin, arazi yüzeyinin az taşlı olduğunun, yüzde 10 - 15 eğimli olduğunun belirtildiği, inşaat bilirkişi raporunda taşınmazda 1997 yılında yapılmış iki katlı ve taşınmazı çevreleyen briketten yapılı bahçe ihata duvarı, binanın dış giriş kapısı önünde otopark ve briketten üzeri ahşap makas çatılı üzeri sacla kaplı depo bulunduğunun açıklandığı, harita mühendisi bilirkişi ile ziraat ve inşaat bilirkişi değerlendirmelerinin birbirini doğruladığı, mahalli bilirkişilerin davacının dava konusu taşınmazları 1975 - 1980'li yıllarda satın aldığını, davacının taşınmazı 30 - 35 yıldır ev ve bahçe olarak kullandığını, 1980'lı yıllardan önce taşınmazın boş taşlık hali arazi olduğunu beyan ettikleri, her ne kadar mahalli bilirkişiler 35 - 40 yıldır (1985 yıllarından beri) davacının dava konusu taşınmazı ev ve bahçe olarak kullandığını beyan etseler de gerçeğin resmi olan hava fotoğrafları ve yöntemine uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporlarına itibar etmek gerektiği, sonuç olarak, dava konusu taşınmazın orman veya mera ile bir alakasının olmadığı, 1954 yılı tesis paftasına göre dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle taşlık olduğu, ziraat bilirkişi raporuna göre de keşif itibariyle az taşlı olduğu belirtilmiş olup bu nedenle zilyetlikle kazanım için KK. 17'de belirtilen imar ve ihya gerektiği, taşınmaza tarım arazisi niteliği kazandırmayan ev, ahır ve samanlık yapmak gibi eylemler, uğraşlar ve meydana getirilen eserlerin KK. m.17 kapsamında imar ve ihya olarak kabul edilemeyeceği, kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresinin hesaplanmasında, ilk nazım imar planının dikkate alınması gerektiği, davacının ilk imar planının onaylandığı tarih olan 1999 yılından geriye doğru en az 20 yıl önceden itibaren imar ve ihya yoluyla KK. m.14 ve 17'de belirtilen çekişmesiz ve aralıksız 20 yıl ekonomik amaca uygun zilyetlik şartlarını sağlamadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapılar ve meyve ağaçlarının davacı tarından dikildiğinin ve meydana getirildiğinin anlaşıldığı ... " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu Konya ili Meram ilçesi Dere Mahallesi 42306 ada 7 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesine, "Taşınmaz üzerinde bulunan ve taşınmazı çevreleyen briketten yapılı bahçe ihata duvarı, binanın dış giriş kapısı önünde otopark ve briketten üzeri ahşap makas çatılı üzeri sacla kaplı depo ve kadastro tutanağı eki ölçü krokisinde gösterilen iki katlı ev ... tarafından meydana getirilmiştir. 2022 tarihi itibariyle 25-30 yaşlarında 5 adet kayısı ağacı, 20-25 yaşlarında 1 adet ceviz ağacı, 10-15 yaşlarında iki adet badem ağacı, 10-15 yaşlarında bir adet şeftali ağacı, 10-15 yaşlarında 2 adet vişne ağacı, 10-15 yaşlarında 2 adet elma ağacı, 5-15 yaşlarında 13 adet asma ağacı, 10-15 yaşlarında 2 adet erik ağacı, 10-15 yaşlarında 2 adet iğde ağacı, 15-20 yaşlarında 9 adet mazı ağacı ...'a aittir. Taşınmaz ... kullanımındadır." şeklinde şerh verilmesine, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında boş bırakılan nitelik ve malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiş; hükme karşı, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; "... dosya içeriği ve toplanan delillere göre imar planının onaylandığı 1.11.1999 tarihi ile davacının zilyetliğinin başladığını savunduğu 1990 ve sonrası arasında 3402 sayılı yasanın 14 ve 4721 sayılı yasanın 713/1 maddesi uyarınca yirmi yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi dolmadığından mahkemece yazılı şekilde tescil davanın reddine karar verilerek, tescil talebinin içinde olduğu değerlendirilip taşınmaz üzerindeki muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiği ve davacıya ait olduğu yönünde şerh verilmesinde, davanın kısmen reddi sonucu 3402 sayılı Yasanın 31/son maddesi gereğince zorunlu dava arkadaşı olan davalılar lehine tek bir vekalet ücreti takdir ve tayini gerekirken davacı tarafça açık istinaf sebebi gösterilmediğinden ayrı ayrı kararda belirtilen miktarlarda vekalet ücreti belirlenmesinde hukuka aykırı yön görülmediği, ancak, kadastro tutanağının miktar hanesi de boş olmasına rağmen doldurulmamasının doğru olmadığı ... " gerekçesiyle, davacı ve davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kamu düzenine ilişkin nedenlerle kabulü ve sair nedenler yönünden reddi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 nci maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılarak ile yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu Konya ili Meram ilçesi Dere Mahallesi 42306 ada 7 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfıyla 750,72 m2 olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine; "Taşınmaz üzerinde bulunan ve taşınmazı çevreleyen briketten yapılı bahçe ihata duvarı, binanın dış giriş kapısı önünde otopark ve briketten üzeri ahşap makas çatılı üzeri sacla kaplı depo ve kadastro tutanağı eki ölçü krokisinde gösterilen iki katlı ev ... tarafından meydana getirilmiştir. 2022 tarihi itibariyle 25-30 yaşlarında 5 adet kayısı ağacı, 20-25 yaşlarında 1 adet ceviz ağacı, 10-15 yaşlarında iki adet badem ağacı, 10-15 yaşlarında bir adet şeftali ağacı, 10-15 yaşlarında 2 adet vişne ağacı, 10-15 yaşlarında 2 adet elma ağacı, 5-15 yaşlarında 13 adet asma ağacı, 10-15 yaşlarında 2 adet erik ağacı, 10-15 yaşlarında 2 adet iğde ağacı, 15-20 yaşlarında 9 adet mazı ağacı ...'a aittir. Taşınmaz ... kullanımındadır." yönünde şerh verilmesine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili ve davacı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.