Ceza Genel Kurulu 2006/7-344 E., 2007/23 K. Ceza Genel Kurulu 2006/7-344 E., 2007/23 K. "" Şube izin belgesiz seyahat acenteliği faaliyeti yapma suçundan sanık İbrahim G....'nün beraatine ilişkin olarak Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.06.2002 gün ve 1321-390 sayılı hüküm katılan Turizm Bakanlığı adına Hazine avukatı tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesi 09.11.2006 gün ve 7435-17105 sayı ile; "Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve …
Ceza Genel Kurulu 2006/7-344 E., 2007/23 K. **Ceza Genel Kurulu 2006/7-344 E., 2007/23 K.** **"İçtihat Metni"** Şube izin belgesiz seyahat acenteliği faaliyeti yapma suçundan sanık İbrahim G....'nün beraatine ilişkin olarak Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.06.2002 gün ve 1321-390 sayılı hüküm katılan Turizm Bakanlığı adına Hazine avukatı tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesi 09.11.2006 gün ve 7435-17105 sayı ile; "Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve 1618 sayılı yasaya aykırılık suçlarını takip görevi bulunmayan Turizm Müdürlüğünün müdahilliğine karar verilmesi hükmü temyize hak vermeyeceğinden temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine" karar vermiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı ise 27.12.2006 gün ve 43554 sayı ile; "5271 SK.nun 237. maddesinde düzenlenen davaya katılma, mağdur suçtan zarar görenin kamu davasında C.Savcısıyla birlikte iddia görevini yapmasıdır. Maddede, görülen zararın doğrudan ya da dolaylı olması ayırımı yapılmamış, zarar gören olması yeterli bulunmuştur. 26.09.2000 tarihli ve 2000/7-157 E, 2000/165 K sayılı Ceza Genel Kurulu kararında 1618 sayılı Kanuna muhalefet davalarında suçtan zarar gören olarak kabul edilerek TÜRSAB'ın müdahil olarak davaya katılmaya ve temyize hakkı olduğu belirtilmektedir. TÜRSAB'ın, 1618 SK'nun 33-34. maddelerine göre Turizm şirketlerini temsilen kurulmuş bir tüzel kişilik olduğu, 1618 SK'nun 34/son fıkrasına dayanılarak çıkartılan Yönetmeliğin 4/f bendine göre özel hukuk tüzel kişilerine karşı açılan davalarda müdahale hakkı verildiği anlaşılmaktadır. TÜRSAB'ın müdahale hakkının yanında Turizm Bakanlığı'nın da bu davalara müdahale hakkının bulunduğu kabul edilmelidir. Çünkü 1618 sayılı Kanunun 2. maddesine göre "işletme belgesi verme" yetkisi, 6. maddeye göre "şube açma izni verme" yetkisi, 9. maddeye göre "sınav yapma" yetkisi, 11. maddeye göre "acente açılacak yeri ve konumunu denetleme" yetkisi, 12. maddeye göre "teminat alma" yetkisi olduğu ve 18. maddeye göre acentelerin bir önceki yıla ait "çalışma raporlarını" denetleme yetkisi bulunduğu dikkate alındığında Turizm Bakanlığı'nın izinsiz yapılan acentelik faaliyetinden dolayı suçtan doğrudan doğruya zarar gördüğü veya göreceği açıktır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 29.05.1989 tarih, 7/147-209 sayılı kararında da, Devletin gözetim ve denetimi altında ve izin belgesi alınmak suretiyle yapılması gereken faaliyetlerle ilgili davalara Maliye Hazinesinin katılan sıfatı ile takibini mümkün görmüştür.