T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2318 KARAR NO : 2025/1592 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 28/06/2022 NUMARASI : 2018/1042 Esas - 2022/531 Karar ASIL DAVA 2018/1042 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVA: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 29/05/2018 BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 7.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/826 E. 2021/925 K. SA…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2318 KARAR NO : 2025/1592 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 28/06/2022 NUMARASI : 2018/1042 Esas - 2022/531 Karar ASIL DAVA 2018/1042 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVA: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 29/05/2018 BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 7.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/826 E. 2021/925 K. SAYILI DOSYASI DAVA:Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 06/12/2021 KARAR TARİHİ: 03/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 04/01/2017 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın trafik kuralları ihlal etmesi neticesinde çarptığı ... plakalı aracın müvekkiline çarptığını, müvekkilinin ağır yaralanmasına neden olduğunu, ceza dosyasında yapılan kusur incelemesi sonucunda düzenlenen raporda davalı ... ...'ın asli kusurlu, ...'ın tali kusurlu, müvekkilinin kusursuz olduğunun tespit edildiği, müvekkilinin meydana gelen trafik kazası sonucunda hastanede yatmak zorunda kaldığını, ameliyat olduğunu, iyileşemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilemesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/826 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 04/01/2017 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın trafik kuralları ihlal etmesi neticesinde çarptığı ... plakalı aracın müvekkiline ait iş yerinin önünde kaldırımda yere dökülen yaprakları toplayan müvekkiline çarptığını, müvekkilinin ağır yaralanmasına neden olduğunu, İstanbul Anadolu 38.Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, ceza dosyasında yapılan kusur incelemesi sonucunda düzenlenen raporda davalı ... ...'ın asli kusurlu, ...'ın tali kusurlu, müvekkilinin kusursuz olduğunun tespit edildiğini belirterek dosyanın İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1042 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.986,89 TL maddi (belirsiz alacak ) ve 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 0001-0210-15043491 numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 23.03.2016/2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin ZMSS gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğulukları poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının sakatlığının tespiti için rapor alınmasını, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik giderinin tedavi ve tedaviye bağlı tüm sair giderlerden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu belirterek aleyhlerine açılan davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmasının gerektiğinden görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, 04.01.2017 tarihinde müvekkilinin kullanmakta olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı araç çarptığını, ... plakalı araç müvekkilin aracına çarptıktan sonra direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, davacı ...'a çarptığını, davacıya çarpan araç müvekkilinin aracının olmadığını, ... plakalı araç olduğunu, iki aracın çarpıştığı yer ile davacı ...'ın bulunduğu yer arasındaki mesafe ve ... plakalı aracın hızı dikkate alındığında ... plakalı aracın sürücüsü ... gereken refleksi göstermeyerek zamanında frene basmaması ve direksiyon hakimiyetini sağlayamadığını, davacı ...'a kusurlu bir şekilde çarptığını, müvekkilinin ... plakalı aracı ile karıştığı trafik kazası sonucunda yaralamalı trafik kazası meydana gelmediğini, sonrasında ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın gereken refleksi göstermeyerek zamanında frene basmaması ve direksiyon hakimiyetini sağlayamamış olması sebebi ile davacının yaralanmasına sebep olan kaza meydana geldiğini, müvekkilinin kullanmakta olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası ile ... plakalı aracın davacı ...'a çarpması arasında uygun illiyet bağı kurulamadığını, husumet itirazında bulunduklarını, ceza mahkemesinden alınan kusur raporu huzurdaki dava için yeterli bir rapor olmadığını, davacıya çarpan asıl sürücü ...'ın davacının yaralanmasındaki kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının da kusuru olup olmadığı değerlendirilmesinin gerektiğini, dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümü HMK'ya aykırı olduğunu, maddi tazminatın neleri içerdiği ayrı ayrı ve tutar belirtilerek yazılmasının gerektiğini, dava dilekçesi HMK'ya uygun hale getirilmemesi halinde davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davanın esasına girilmesi halinde davanın esastan reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "a)Asıl dosya yönünden; 1-6.438,28 TL geçici iş göremezlik, 15.091,10 TL sürekli iş göremezlik, 5.332,50 TL bakıcı gideri, 3.097,50 TL tedavi ve ulaşım gideri zararının davalı ... Sigorta A.Ş'den temerrüt tarihi olan 19/10/2017 tarihinden itibaren davalı ... yönünden kaza tarihi olan 04/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2-12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, b)Birleşen İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/826 Esas sayılı dosya yönünden; 2.146,09 TL geçici iş göremezlik ile 5.030,36 TL sürekli iş göremezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş'den temerrüt tarihi olan 14/04/2017 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 04/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, 1.777,50 TL bakıcı gideri ile 1.032,50 TL tedavi ve ulaşım gideri zararının davalı ... Sigorta A.Ş'den temerrüt tarihi olan 11/12/2020 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 04/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2-4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl dava davalısı ... vekili ile asıl dava davalısı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;davacı taraf ne dava dilekçesi ne de talep artırım dilekçesinde maddi tazminat talep sonuçlarını kalem kalem açıklamamış olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin usulen hatalı karar verdiğini, dava dosyasına bakıcı masrafları, tedavi ve ulaşım masraflarına dair davacı tarafından belge sunulamamış olmasına rağmen hesaplama yapılmış ve hüküm altına alınmış olduğunu, davacı tarafından cevaba cevap dilekçesi ile ikinci delil listesi ibraz edilmiş ve mahkeme sonradan sunulan delil dilekçesini kabul ettiğini, tedavi giderlerine yönelik bir talep mevcut olduğunda davanın SGK'ya ihbarı gerekmesinme rağmen davanın SGK'ya ihbar edilmediğini,maluliyet raporuna itirazları dikkate alınmadan ve reddedilmeden ATK raporunun kesin rapor olduğu kabul edilerek dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda birçok hatalı husus bulunduğunu, aktif ve pasif dönem gelirinin, pasif dönem süresinin, bakıcı ihtiyacı süresinin, hastahane yol ücretinin hatalı değerlendirildiğini, fiili bakıcı tutulmuş olduğunun belgelendirilmediğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından ceza mahkemesinde alınan iki araç arasında gerçekleşen kazadaki kusur oranının dikkate alındığını, davacının yaralanmasına sebep olan diğer araç sürücüsünün iki araç çarpıştıktan sonraki eylemleri ve kusurunun dikkate alınmadığını, manevi tazminat oranının fahiş olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden manevi tazminata hükmedilmemesine rağmen manevi tazminat yönünden aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hatalı kusur oranı üzerinden hüküm kurulmuş olup kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların fahiş olup hesaplanan tazminat tutarlarının gerçeği yansıtmadığını, sigortanın zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zararın tazmini talep edilebilir olduğunu, maluliyet oranlarına ilişkin raporu kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınmış ise de teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik zararı bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmamasına rağmen geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı zararı açısından da davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, faizin dava tarihinden işleyecek yasal faiz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Ana dosya dava dilekçesi anlatımında ve sonuç kısmında maddi tazminat kalemlerini açıklamadığı nedenle mahkemece tensip ara kararı ile davacı vekiline süre verildiği, davacı vekili tarafından da 19/10/2018 tarihli dilekçe ile ; iş gücü kaybına ilişkin tazminat, beden noksanlığı nedeni ile tazminat, kaza nedeni ile kendi iş yerinde çalışamaması ve bundan dolayı fazla istihdam için yaptığı ödemeleri, kar ve maddi kayıplar, tedavi, ilaç masrafları, refakatçi masrafları,tedavi süresince yemek ve ulaşım masrafları, müvekkilinin sağlığına kavuşması için sair masraflar,müvekkilinin ispat edebildiği tüm maddi kayıpları olarak açıklama yapmış, ancak her bir maddi tazminat için tazminat miktarını belirtmemiş, yine 09/03/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile tazminat kalemleri belirtilmeksizin toplam 29.959,38 TL'ye çıkarılmıştır. Mahkemece davacının dava dilekçesi anlatımına bağlı kalınarak, davacı vekilinin talep sonucu açıklama dilekçesinde belirttiği tazminat kalemleri yönünden açılmış bir dava olup olmadığı değerlendirilmeden, talep sonucu miktarlarının gösterilmediği gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu doğrultuda yapılan değerlendirmede dava dilekçesi ve talep sonucu anlatımına göre davacının geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminatı ile manevi tazimatına ilişkin dava açtığı tespit edilmiştir. Davacı vekilinin 19/10/2018 tarihli açıklama dilekçesinde eklediği tedavi masrafları, yol giderleri, bakıcı ihtiyacına ilişkin usulüne göre açılmış bir dava bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı vekili tarafından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 09/03/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesinde ayrı ayrı neticei talebini açıklamamış ise de bilirkişi raporuna atıf yapılarak toplam miktar belirtilmiş olması nedeni ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talebi belirlenebilir kabul edilmiştir. Mahkemece bu yönler değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır. Hükmün bu yönden düzeltilmesine karar verilmiştir. Dosya kapsamınra davacı vekilinin dilekçeler aşamasında beyan dilekçesi ile sunduğu delillerin değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta 04/01/2017 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu ... plakalı aracın iş yeri önünde kaldırımda bulunan davacıya çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağında ; araç sürücüsü davalı ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile yerleşim yerinde gündüz vakti Öztürk Caddesini takiben seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde orta refüj ile bölünmüş Süreyyapaşa Caddesine çıkarak sağa dönüş yapmak istediği sırada kamyonetin ön sağ köşe kısımları ile, istikametine göre sol taraftan Süreyyapaşa Caddesini takiben gelen ve düz seyir halinde olan dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin sağ yan arka muhtelif kısımlarının çarpışmasını takiben, çarpmanın etkisi ile sağa yönelen ... plaka sayılı otomobilin yaya kaldırımı üzerinde bulunan davacı yaya ...' a çarpması sonucu, davacı yayanın yaralanması ile neticelenen dava konusu olayın meydana geldiği, sürücü ...'ın KTK 57/1A maddesini ihlal ettiği, diğer sürücünün kusurunun olmadığı belirtilmiştir.Mahkemece aldırılan kusur raporunda; ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/h (Kavşaklarda geçiş önceliği), 57/b (Kavşaklarda Geçiş Hakkı-Bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara, Tali Yoldan Ana Yola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara geçiş hakkını vermek zorundadır) 53/a (Sağa Dönüş Kuralları) 67/a (Araç manevralarını düzenleyen kurallar) maddelerini ihlal ettiği nedenle %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında, ... plakalı araç sürücü ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a-b (Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak) maddesini ihlal ettiği nedenle %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın yaya kaldırımı üzerinde bulunduğu sırada çarpışmanın etkisi ile savrulan ... plaka sayılı otomobilin çarpması sonucu yaralandığı anlaşılmakla, olayın oluşumunda kusursuz olduğu belirtilmiştir. Aynı olaya ilişkin İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/319 Esas ve 2018/332 Karar sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda davalı sürücü Yalçın'ın tali, davalı sürücü ...'in asli kusurlu olduğunun belirtildiği, yargılama neticesinde cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.Bu durumda mahkemece kusura ilişkin alınan bilirkişi raporı ile ceza yargılaması aşamasında alınan bilirkişi raporlarının birbiri ile uyumlu oldukları, heyet raporunu gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmasına göre kusura yönelik istinafın reddi gerekmiştir. Mahkemece ana ve birleşen dosya yönünden kusur oranına göre karar verilmiş olması nedeni ile bu yöne ilişkin istinaf yerinde değildir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/13398 E. - 2022/10498 K. sayılı kararları). Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre yaşam süresinin belirlenmesinde, tazminat hesabında asgari ücretin altında hesaplama yapılamayacağından gelir durumuna, aktif çalışma yaş sonunun 60 yaş olarak değerlendirilmesinde, pasif devre gelirinin net asgari ücret üzerinden hesaplanmış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici işgöremezlik giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda; davalı sigorta şirketine 24/03/2017 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 07/04/2017 itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle 19/10/2017 olarak belirlenmesi doğru olmamıştır. Ancak bu karara davacının istinafı olmadığından, mahkemece kabul edilen temerrüt tarihi davalının lehine olduğundan temerrüt tarihine ilişkin istinaf kabul edilmemiştir. Ana dosya davalı ... Sigorta Şirketi aleyhinde manevi tazminata hükmedilmemiş olmasına rağmen kabul edilen manevi tazminat yönününden vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Davalı ... vekili tarafından yargılama sırasında usulüne uygun şekilde SGK'nın davaya ihbarına ilişkin ihbar dilekçesi sunulmadığı nedenle bu yöne ilişkin istinafı yerinde görülmemiştir. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenle; davalı ... Sigorta vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A- Davalı ... Sigorta vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:a)Asıl dosya yönünden;1-6.438,28 TL geçici iş göremezlik, 15.091,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş'den temerrüt tarihi olan 19/10/2017 tarihinden itibaren davalı ... yönünden kaza tarihi olan 04/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, Bakıcı gideri, tedavi ve ulaşım gideri zararına ilişkin talepler bakımından usulüne uygun şekilde bir dava açılmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, 3-a)Maddi tazminat yönünden; alınması gerekli karar harcı 1.470,67 TL'den davacı tarafından peşin olarak yatırılan 700,18 TL peşin harç ve 166,00 TL tamamlama harcın mahsubu ile 604.49 TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazine adına irad kaydına,b)Dava açılırken peşin olarak yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 700,18 TL peşin harç ve 166,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 902,08 TL'nin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Manevi tazminat yönünden; 819,72 TL nispi harcın davalı ...'dan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 5-Davalı ... tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... Sigorta A.Ş ve ihbar olunan ... tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7-Maddi tazminat yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,8-Manevi tazminat yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,9-Manevi tazminat yönünden; davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine,b)Birleşen İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/826 Esas sayılı dosya yönünden;1-) 2.146,09 TL geçici iş göremezlik ile 5.030,36 TL sürekli iş göremezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş'den temerrüt tarihi olan 14/04/2017 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 04/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,1.777,50 TL bakıcı gideri ile 1.032,50 TL tedavi ve ulaşım gideri zararının davalı ... Sigorta A.Ş'den temerrüt tarihi olan 11/12/2020 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 04/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,2-) 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, 3-a)Maddi tazminat yönünden; alınması gerekli karar harcı 682,17 TL'den davacı tarafından peşin olarak yatırılan 341,21 TL harçtan mahsubu ile 340,96 TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazine adına irad kaydına,b)Dava açılırken peşin olarak yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 341,21 TL peşin harç olmak üzere toplam 400,51 TL'nin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Manevi tazminat yönünden; 273,24 TL nispi harcın davalı ...'dan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 5-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Maddi tazminat yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,7-Manevi tazminat yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,8-Birleşen dosya yönünden 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazine adına irad kaydına,9-Davacı tarafından yapılan 688,35 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.050,00 TL bilirkişi masrafları (3 farklı bilirkişi kök ve ek rapor ücreti), İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 820,00 TL ve 562,00 TL bedelli iki adet ATK ücreti olmak üzere toplam 4.120,35 TL yargılama giderinin davalılar ..., ... Sigorta A.Ş, ... ve ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,10-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalılar ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-)İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 250,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, b-)İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 77,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2025