)Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin 30053 sayılı yatırım hesabının sahibi olduğu, müvekkili ile davalı şirket arasında en son 06.02.2002 tarihinde hesap mutabakatı yapıldığı, mutabakat sağlanan hesap özetine göre davalı nezdindeki yatırım hesabında 9.027.140.754 TL nakit para, ..., ..., ... ,...,..., .. hissesi bulunduğu, buna göre 08.02.2002 tarihi itibarıyla toplam varlığının 134.180.120.754 TL olduğu, davalı şirketin yatırım hesabında müvekkilin talimat
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı ... AŞ. ("...") ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. (“...”) arasında 12/08/2015 tarihinde; davalı tarafından ... adresinde münhasıran davacıya ait petrol ürünleri ve davacının öngöreceği motorlu araç gereçleri ile diğer malları depolamayı ve satmayı, motorlu araçları yıkama, yağlama,servisi yapmayı ve kendi nam ve hesabına iştigal etmek suretiyle servis/satış istasyonunu bayi olarak işletmeyi öngören bir sözleşme akdedilmiş olduğunu,söz konusu bayilik sözleşmesinin 12.08.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğu ve 12.08.2020 tarihine kadar bağlayıcı olduğunu,davalının ... 14. Noterliğinden ... tarih ve ... yevmiye numarası ile keşide ettiği ihtarname ile bayilik sözleşmesini süresinden evvel sona erdirmiş olduğunu,davalının söz konusu ihtarnamede akaryakıt istasyonu üzerinde bulunan taşınmazın maliki ile aralarında daha evvel akdedilmiş olan kira sözleşmesinin 31/07/2016 tarihinde sona ereceğini,malikin taşınmazı başka bir dağıtım şirketine kiralamış olduğunu, taşınmazın malikinin ve yeni kiracının tahliye talep ettiğini, bu nedenle 12.08.2016 tarihinde taşınmazı tahliye edeceğini,bayilik sözleşmesinide buna dayalı olarak feshettiğini bildirdiğini,davalının kiracılık hakkının sona ermesine dayalı olarak bayilik sözleşmesini feshetmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,davalının fesih ihtarnamesini takip eden süreçte söz konusu taşınmazı tahliye etmediğini,başka bir dağıtım firması ile yeni bir bayilik sözleşmesi akdederek başka bir dağıtım şirketinin lisansı altında faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu durumun feshin haksız ve hukuka aykırı olduğuna işaret ettiğini,tam iki taraflı bir sözleşmenin söz konusu olduğunu, bayilik sözleşmesi yürürlükte iken haklı bir neden olmaksızın feshedilmesinin hukuken mümkün olmadığını,bu nedenle davacı ...’in sözleşmenin uygulanmamasından ötürü doğmuş doğacak tüm hak, müspet, menfi zararları ve alacaklarını talep etme hakkına sahip olduğunu,buna ilişkin olarak, günlük satış miktarlarının sözleşmenin kalan süresi olan dört(4) yıla oranlanması ve bu satış miktarının müvekkil şirketin metreküp başına kâr marjı ile çarpılması neticesinde müvekkil şirketin mahrum kaldığı karın hesaplanabileceğini,bayilik sözleşmesinin 11.3 ve 4.maddeleri uyarınca 500.000-USD sözleşme cezasının doğmuş olduğunu,hem kâr kaybının hem de ceza koşulunun talep edilebileceğini,haksız fesih nedeniyle uğradığı zararın (mahrum kalman kâr) karşılığı olarak şimdilik 20.000,00-TLnin,fesih tarihi olan 12.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte,sözleşme cezası olarak kararlaştırılan 500.000-USD’nin, tahsil tarihindeki T.C. Merkez Bankası Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.