Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/1923 E. , 2024/4537 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/1923 Karar No : 2024/4537 DAVACILAR : 1- S.S. ... Kooperatifi 2- S.S. ... Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... 3- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... Bakanlığı-ANKARA DAVANIN KONUSU : Muğla ili, Menteşe ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/100.000 ölçekli Aydın - Muğla - Denizli Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında öngörülen sanayi
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/1923 E. , 2024/4537 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/1923 Karar No : 2024/4537 DAVACILAR : 1- S.S. ... Kooperatifi 2- S.S. ... Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... 3- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... Bakanlığı-ANKARA DAVANIN KONUSU : Muğla ili, Menteşe ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/100.000 ölçekli Aydın - Muğla - Denizli Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında öngörülen sanayi alanı olan kullanım kararının kaldırılması istemiyle davacılar tarafından yapılan ... tarih ... sayılı ve ... sayılı plan değişikliği başvurularının zımnen reddine ilişkin işlem ile taşınmaza yönelik 1/100.000 ölçekli Aydın - Muğla - Denizli Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planının iptali istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakimi ...'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü: Dava, Muğla ili, Menteşe ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1/100.000 ölçekli Aydın - Muğla - Denizli Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında sanayi alanı olan kullanım kararının kaldırılması istemiyle davacılar tarafından yapılan ... tarih ... sayılı ve ... sayılı plan değişikliği başvurularının zımnen reddine ilişkin işlem ile taşınmazın 1/100.000 ölçekli Aydın - Muğla - Denizli Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında sanayi alanı olan kullanım kararının iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 14. maddesinde de; dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği ve 15/1-b maddesinde; bu hususta Kanun'a aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 31. maddesinin 4. bendinde, "İmar planı teklifleri, planın kapsadığı alanın maliki veya maliklerinin yasal vekilleri tarafından sunulabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. İmar planlarının iptali istemiyle açılan davalarda, ilgililerin mülkiyet ve benzeri nitelikte ilişkide oldukları taşınmazlara ilişkin olarak dava açabilecekleri gibi çevre ve tarihi değerlerin korunması amacıyla kamu yararını ilgilendiren konularda da hemşehri sıfatıyla dava açabilecekleri yargı kararıyla kabul edilmiştir. Ancak, ilgililerin 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında mülkiyet ve benzeri nitelikte ilişkili olmadıkları taşınmazların kullanım kararının değiştirilmesi için başvuruda bulunamayacakları açıktır. Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından mülkiyetlerinde bulunmayan Muğla ili, Menteşe ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın sanayi alanı olan kullanım kararının kaldırılarak tarım alanına alınması talebiyle 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında değişiklik yapılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile taşınmazın dava konusu imar planındaki sanayi alanı olan kullanım kararının iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, menfaat ihlalinde ilgilinin idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisinin kurulması gerektiği açık olup, imar planı değişikliği taleplerinde ilgililerin ancak kendi mülkiyetlerinde bulunan taşınmazlara ilişkin kullanım kararlarının değiştirilmesini talep edebileceği dikkate alındığında, davacının mülkiyeti kendisine ait olmayan dava konusu taşınmaza ilişkin kullanım kararının değiştirilmesini ve iptalini istemekte 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında hukuki, kişisel ve güncel bir menfaatinin söz konusu olamayacağı açıktır. Bu durumda, uyuşmazlığa konu taşınmazın maliki olmayan davacılar tarafından, taşınmaza yönelik olarak 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında değişiklik yapılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile taşınmazın çevre düzeni planındaki kullanım kararına karşı açılan davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine, aşağıda ayrıntısı yer alan ...TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, yürütmenin durdurulması hakkında karar verilmediğinden ...-TL harcın istemi halinde, posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 03/07/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.