4. Hukuk Dairesi 2021/24953 E. , 2023/12212 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/808 E., 2021/205 K. Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü vekili /Davalı ... vekili / Davalı ... Parıltı vekili Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; …
**4. Hukuk Dairesi 2021/24953 E. , 2023/12212 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/808 E., 2021/205 K. Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü vekili /Davalı ... vekili / Davalı ... Parıltı vekili Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; verilen karar hakkında yeniden yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının tekrar bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili, davalı Akderi Deri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... ve vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan , , Deri San. ve Tic. Ltd.Şti.'nin müvekkiline olan borcu nedeniyle haklarında yaptıkları icra takibi sırasında alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile Deri San. ve Tic. Ltd.Şti.'nin kendisine ait 944 ada 21 ve 22 nolu parselleri Akderi Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne, 'nın 2136 ada 18 sayılı parsel üzerindeki 5 nolu meskeni , tarafından na onun tarafından dae, 6 sayılı parsel üzerindeki 13 nolu meskenin ise ve tarafından e onun tarafından da a satıldığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.10.2009 tarihli ve 2007/632 Esas, 2009/552 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu kayıt örnekleri, resmi senetler, rayiç bedel tespitleri gözönüne alındığında taşınmazlar ipotek ve hacizler yüklü olarak satılmış olmakla, rayiç değerler ile satış bedelleri arasında fahiş farkın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.05.2010 tarihli ve 2010/1982 Esas, 2010/4325 Karar sayılı ilamı ile; "... 1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tasarruf tarihi ile haciz tarihi arasında 2 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle olayda İİK.nun 278. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, ayrıca aynı yasanın 280. maddesi uyarınca, taşınmazı borçlu davalı ’dan satın alan , ve in borçlu davalının ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olduğunun kanıtlanamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre borçlu davalı tarafından satışı yapılan 2136 ada 18 sayılı parsel üzerindeki 5 numaralı daire ile 185 ada 6 sayılı parsel üzerindeki 13 numaralı meskenin 1/2 payının satışına ilişkin hükme yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2)Davacı vekilinin borçlu davalı tarafından 185 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 13 numaralı meskenin 1/2 payının satışına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 282. maddesine göre iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. İİK.nun 277 ve devamı maddelerinde öngörülen hükümlere bakıldığında, bu davalar kendine özgü nitelik taşırlar ve davacı alacaklı tasarrufun iptali davasını hem borçlu hem de lehine tasarrufta bulunulan üçüncü kişiye birlikte yöneltmek zorundadır. Somut olayda borçlu muris ’nın 11.07.2007 tarihinde ölümü üzerine mirasçı olarak eşi ve 2 çocuğunun kaldığı ve bu mirasçıların da 26/09/2007 tarih ve 2007/980 esas- 2007/1013 karar sayılı ilam ile mirası reddettikleri hüküm altına alınmıştır. Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından mirasın reddedilmesi halinde, miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Bu Nedenle durum mahallin sulh hakimine bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesinin sağlanması, anılan mahkemece mirası reddedilen borçlu için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci huzuru ile davaya devam olunması gerekirken bu yönler göz ardı edilerek taraf teşkil edilmeden yazılı olduğu üzere borçlu davalının mirasçıları yönünden de davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. 3)Davacı vekilinin 944 ada 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazları yönünden; İİK.nun 280/1 maddesine göre malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastının bulunup bulunmadığı irdelenmelidir. Yine aynı yasanın 280/son maddesinde bir ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya önemli bir kısmını devir alan şahsın borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da ızrar kastı ile hareket ettiği kabul olunacağından bu karinenin ancak iptal davasını açan alacaklıya devir tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla birlikte ticaret sicili gazetesi ile bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu isbatla çürütülebileceği belirtilmiştir. Somut olayda dava konusu 944 ada 21 ve 22 sayılı parselleri satan borçlu şirket ile satın alan şirketin aynı iş kolunda faaliyette bulundukları ve satılan taşınmazın işyeri olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda üçüncü kişi konumunda bulunan Akderi Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.nin borçlu davalı şirket ile aynı iş kolunda faaliyette bulunması nedeniyle borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olup olmadığı hususunda araştırma yapılması, tasarrufa konu olan yerin fabrika binası olması nedeniyle İİK.nun 280/son maddesinde yazılı ticari işletmenin devri niteliğinde olup olmadığı hususunun irdelenmesi, tarafların bu konudaki delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu taşınmazlar yönünden de davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1. Mahkemenin 20.11.2012 tarihli ve 2011/337 Esas, 2012/265 Karar sayılı kararı ile; dava konusu İstanbul ili Zeytinburnu ilçesi kazlıçeime mevkii 2136 ada 18 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 5 nolu bağımsız bölüm ile ilgili ve istanbul ili ilçesi 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 13 nolu bağımsız bölümün ya ait 1/2 hissesi ile ilgili , , hakkında 12.10.2009 tarihinde verilen kararın kesinleşmesi nedeniyle bu davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu İstanbul ili,, 185 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 13 nolu bağımsız bölümün - ait 1/2 hissesi ile ilgili ve aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, dava konusu Çorlu ada 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili Deri San ve Tic. Ltd. Şti. ve Akderi San ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kabulü ile bu taşınmazların davalılar arasında satışına ilişkin tasarrufun; istanbul 14. İcra müdürlüğünün 1988/9790 eski 2007/1519 yeni esas sayılı dosyasında takibe konu alacak ve ferileri miktarı ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Akderi Deri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Bu defa Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.01.2014 tarihli ve 2013/18082 Esas, 2014/749 Karar sayılı ilamı ile; "... 1-Hükmü temyiz eden RCT Varlık Yönetiminin kuruluş tarihi 12.05.2005’tir. 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143/V. fıkrası hükmü gereğince varlık yönetimi şirketlerinin kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince, 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan istisna olduğu belirtilmiştir. Temyiz tarihi ise 19/02/2013’dür. Buna göre davacı RCT Varlık Yönetiminin harçtan istisna tutulduğu süre dolmuştur. 6100 sayılı H.M.K’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulanması gereken Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun değişik 434. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. 25/01/1985 günlü, Esas: 1984/5 ve Karar: 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, harca tabi olmasına rağmen mahkeme kalemince harç hesap edilip ilgilisinden istenilmeden ve dolayısıyla harç alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da sözü edilen fıkrada öngörülen eksik harç ödenmesi halinde yapılacak işlemle ilgili kuralın kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteğinin temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerekir. Açıklanan duruma göre eksikliğin giderilmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiş olup mahkemece yapılan tebliğe rağmen davacı vekili tarafından süresi içinde gerekli harcın yatırılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz isteğinin (dilekçesinin) reddi gerekmiştir. 2-Davalı Akderi Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.nin temyiz itirazlarına gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tüm dosya kapsamından davalı Akderi Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.nin aynı iş kolunda faaliyet göstermesi nedeniyle borçlu şirketin mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 3-... İptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkardığı tarihteki gerçek değeridir. Somut olayda dava konusu 944 ada 21 ve 22 nolu parsellerin yargılama sırasında 07.04.2010 tarihinde 3. kişi konumundaki davalı Akderi Deri San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından dava dışı Alpaka Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.ne satıldığı ancak bu şirketin davaya dahil edilip edilmeyeceği ya da davacının bu taşınmazlar yönünden davasını tazminat istemine dönüştürüp dönüştürmeyeceği sorulmamıştır. Bu durumda mahkemece davacı taraftan dava ve temyiz konusu 944 ada 21 ve 22 sayılı parsellere ilişkin olarak taşınmazı elinde bulunduran tapu kayıt malikini davaya dahil edip etmeyeceğinin sorulması, davaya dahil etmediği takdirde davalı 3. kişinin taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değerlerinin belirlenerek bu değerler oranında ve davacının alacak miktarı ile sınırlı olacak şekilde tazminata mahkum edilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır." gerekçesi ile karar tekrar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 19.04.2019 havale tarihli dilekçe ile Alpaka Deri San. Ve Tic. Ltd. Şti davalı olarak davaya dahil edilmiş ise de tasarrufun iptaline konu "Tekirdağ ili, Ergene İlçesi, Marmaracık Mah., Çorlusuyu Kumluca Mevkii, 893 Ada, 21 ve 22 Parsel" sayılı taşınmazların 3. kişi Akderi Deri San. Ve Tic. Ltd. Şti tarafından 07.04.2010 tarihinde dahili dava edilen 4. kişi Alpaka Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye tapudan devredilmek suretiyle satıldığı, iptali istenen tasarruf tarihinin 07.04.2010 olduğu, 2004 Sayılı İİK'nın 284 üncü maddesi kapsamında 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra davalı 4. kişi Alpaka Deri San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin davaya dahil edildiği gerekçesiyle bu kişi bakımından davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile; tasarrufun iptali davasına konu ve tapuda "Tekirdağ ili, Ergene İlçesi, Marmaracık Mah., Çorlusuyu Kumluca Mevkii, 893 Ada, 21 ve 22 Parsel" olarak kain taşınmazları davalı 3. kişi Akderi Deri San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin 07.04.2010 tarihinde 4. kişiye satmış olması nedeniyle İİK m.283/2 kapsamında tazminata dönüşmüş olan davada, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2007/1519 Esas (1998/9790 Esas) sayılı takip dosyasına konu alacağın (tazminatın) tüm fer'ileri ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak ve tasarrufun iptali davasına konu taşınmazların satış tarihlerindeki rayiç değerleri olan 1.741.971,00 TL'yi aşmamak kaydıyla davalı 3. kişi Akderi Deri San. ve Tic. Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Akderi Deri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... ve Yağmur Parıltı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılış tarihinin 03.08.2007 olduğunu, yargılama dava devam ederken dava konusu taşınmazların 07.04.2010 tarihinde davalı 4. kişi Alpaka Deri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye satıldığının görüldüğünü, yani davanın açıldığı tarihte 4. kişi konumundaki Alpaka Deri San Ve Tic. Ltd. Şti.'nin taşınmazların maliki olmadığını dolayısıyla taşınmazların borçlu tarafından üçüncü kişiye satıldığı tarihten yani tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıllık süre içerisinde dava açıldığını, davalı 4. kişi Alpaka Deri San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin hangi tutar üzerinden hesaplandığının açık ve net olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Akderi Deri San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların değeri konusunda alınan raporlarda fahiş fark olduğunu, devralınmasından sonra yapılan tadilatların taşınmazlara kattığı değer artışının nazara alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... ve vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin davalı borçlu müteveffa 'nın kızları olup yasal mirasçıları olduğunu, murisin borca batık olması sebebiyle Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müracaat ederek reddi miras beyanında bulunduklarını, bu beyan ve talep üzerine Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 26.09.2007 tarih ve 2007/980 E., 2007/1013 K. Sayılı kararıyla mirasın reddine karar verildiğini, bu karara rağmen mahkemenin yargılama gideri, ücreti vekalet ve harç yönünden müvekkilleri aleyhine hüküm tesis etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Aynı yasanın 284.maddesinde iptal davasının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılacağı hükme bağlanmıştır. Dosya içerisindeki belgelerden dava konusu taşınmazın (Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, Hıdırağa mevkii, 944 ada, 21 ve 22 parsel ) ilk olarak davalı borçlu Gamze Deri San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı 3.kişi Akderi Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 21.05.2003 tarihinde devredildiği, eldeki davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde 03.08.2007 tarihinde açıldığı, ancak yargılama sırasında 07.04.2010 tarihinde taşınmazların davalı 3.kişi Akderi Deri San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı 4.kişi Alpaka Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne devredildiği anlaşılmaktadır. Buna göre İİK'nun 284 üncü madde kapsamında, dava konusu bu taşınmazların ilk tasarruf tarihi olan 21.05.2003 tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçmeden dava açılmış olduğundan, mahkemece davalı 4. kişi Alpaka Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin de kötüniyetli ya da davalı borçlu şirketin mali durumu ile alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek kişilerden olup olmadığının tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre, hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.01.2014 tarihli ve 2013/18082 Esas, 2014/749 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, 944 ada 21 ve 22 sayılı parsellere ilişkin olarak taşınmazı elinde bulunduran tapu kayıt maliki davalı 4. kişi Alpaka Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kötüniyetli olduğu sonucuna varılması halinde tasarrufun iptali ile bu taşınmazlar üzerinde davacıya (davacının icra takibine konu alacağından fazla olmamak üzere) haciz ve satış yetkisi tanınmasına, kötüniyetli olmadığı sonucuna varılması halinde ise şimdiki gibi davalı 3. kişinin bu taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değerleri oranında ve davacının alacak miktarı ile sınırlı olacak şekilde tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 284 üncü maddesi kapsamında 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra davalı 4. kişi Alpaka Deri San. ve Tic. Ltd. Şti'nin davaya dahil edildiği gerekçesiyle bu kişi bakımından davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. 2. Vefat eden davalı borçlu 'nın davaya dahil edilen mirasçıları (... ve , borçlunun mirasını reddettiklerinden ve terekeye temsilci tayin edilip yargılamaya tereke temsilcisinin huzuruyla devam edildiğinden, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden borçlu nın terekesinin sorumlu tutulması gerekirken taraf sıfatı bulunmayan davalı mirasçıların (... ve ) sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiştir. 3. Mahkemece; dava konusu Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, Hıdırağa mevkii, 944 ada, 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazların satış tarihlerindeki rayiç değerleri 1.741.971,00 TL olarak kabul edilmişse de; bu taşınmazları davalı borçlu şirketten devralan davalı 3.kişi Akderi Deri San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde bu taşınmazların davalı 4. kişi San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 07.04.2010 tarihinde devredilmesinden sonra 4. kişi şirket tarafından tadilatlar yapıldığını, 07.04.2010 tarihi itibariyle bu değerde olmasının mümkün olmadığını, bu tarihten sonra davalı 4. kişi tarafından yapılan tadilatların bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini belirterek, dosyaya bu tadilatlara ilişkin bir takım faturalar sunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davalı tarafından sunulan tadilata ilişkin faturaların ve yapılan tadilatların bu taşınmazların o tarihteki değerine etkisinin tartışıldığı bir ek rapor alınarak taşınmazların 07.04.2010 tarihindeki gerçek değerinin buna göre belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... ve vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı Akderi Deri San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalılar ..., ve Akderi Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.