T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/313 Esas KARAR NO : 2025/1303 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2023 NUMARASI : 2021/206 Esas, 2023/209 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/313 Esas KARAR NO : 2025/1303 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2023 NUMARASI : 2021/206 Esas, 2023/209 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uzun yılar kozmetik ve ... sektörünün öncülerinden biri olarak ticari faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, 20 farklı markanın, Türkiye Exclusive Distribütörlüğü'nü ve aynı zamanda üretimini yapmakta olduğunu, müvekkilinin 2012 39041 no ile 23.05.2013 tescil tarihli ''..." markasını... ...TEKSTİL SANAYİ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.'den 23 Aralık 2016 tarihinde Noter Onaylı Marka Devir Sözleşmesi ile devralmış olduğunu, Müvekkilinin "..." markasını uzun yıllardır ticari tanıtım ve reklam faaliyetlerinde kullanmakta olduğunu, müvekkili alan adının www.....com.tr olduğunu, Davalıların "..." ibaresini çeşitli ticari faaliyetlerde ve "www.....com" sitesinde kullanmakta olduğunu, basın yayın kuruluşlarına kendini bu ibare ile tanıttığının müvekkili tarafından öğrenilmiş bulunduğunu, davalılardan...'nın, müvekkilinin halen kağıt üzerinde ortağı olup, www.....com alan adının tescilini müvekkili şirketin kredi kartı ile satın almasına rağmen, kötüniyetli olarak halihazırda ortağı olduğu müvekkili şirket üzerine değil, kendi adına tesis etmiş olduğunu, ihtilafa konu internet sitesinin tüm tasarım ve içeriklerinin oluşturulmasına ilişkin masrafların da yine müvekkili şirketin kredi kartından karşılanmış olduğunu, davalının müvekkili ile ilgili ortaklığı devam ederken, kendi adına ... TURİZM ORGANİZASYON SANAYİ VE TİCARET AŞ. Unvanı ile ayrı bir şirket kurmuş olduğunu, bu şirketin faaliyetlerini tescilden kazandığı hak sahipliğine dayanarak haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu ihtilafa konu alan adı üzerinden yürütmekte olduğunu, bu kapsamda, ihtilafa konu alan adı üzerinden davalının yetkilisi bulunduğu ... TURİZM A.Ş.'nin nam ve hesabına faaliyette bulunduğu, internet sitesi üzerinden müvekkili şirket tarafından ispat amaçlı yapılan alışveriş neticesinde gönderilen fatura 15163 yevmiye numarası ile ihtarname gönderilmiş olduğunu, davalı... tarafından bu ihtarnameye Beşiktaş 15. Noterliği'nin 08.10.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilmiş ise de işbu cevapta müvekkilin bahsettiği hususlara dair herhangi bir cevap verilmemiş ve geçen süre içerisinde yukarıda izah edilen tecavüz oluşturan kullanımlara devam edilmiş olduğunu, Beyoğlu 39. Noterliği'nin 22.10.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ile ihtilafa konu www.....com ibareli alan adının kullanıldığı hususunun noter marifetiyle tespit edildiğini ve "www.....com" alan adının müvekkili davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, "www.....com" alan adının davacıya devredilmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalıya ait alan adı üzerinden ... tarafında satış yapıldığı iddia edilmekte ise de bu iddialar gerçek olmadığını, Davalı ...'in dava konusu uyuşmazlık ile ilgili tek bağlantısının diğer davalı...' nın şirketin kurucusu ve yönetici olması olduğunu, Bunun dışında davalı ... in dava konusu uyuşmazlık ile maddi hukuk anlamında hiçbir bağlantısı bulunmamakta olduğunu, husumet yokluğu nedeni ile davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu. Davacı tarafından davalı davalıya ait alan adı üzerinden yapılan satışı ... adına yapıldığını gösterir fatura sunulduğu beyan edilmekte ise de dava dosyası içerisinde bu şekilde bir fatura ibraz edilmemiş olduğunu, davacının bu yöndeki iddialarının gerçek dışı olduğunu, ayrıca internet sitesi içerisinde davacının ticaret ünvanının, iletişim bilgilerinin ve adresinin yer aldığının tespit edilmiş olduğunu, bu durumda davalının internet sitesini davacıya kendi insiyatifi ile kullandırdığını açıkça ortaya koymakta olduğunu, bu husus göz önüne alındığında davalının davacının marka hakkını edinmesinin öncesinde adına tescil edilen alan hiçbir şekilde marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini, .öte yandan davalı adına tescilli marka adını kullanan ve satışa aracılık edenin davacı şirket olduğunu, bu nedenle davacının davalı adına tescilli alan adından haberdar olduğunu ve bu alan adını kendisinin kullandığının da ortada olduğunu, zamanaşımı gözetilerek davanın reddi gerektiğini, davalı alan adının davacının her iki markasının tescil tarihinden çok daha öncesi döneme dayandığını, alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere dava konusu alan adı 27.04.2010 tarihinde aktif olmuş ve kullanılmaya başlanmış olduğunu, www.....com alan adının bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, 27.04.2010 tarihinde (raporun 5. Sayfası) davalı adına kayıt edilmiş olduğunu, “...” markası için tescil başvurusu 26.04.2012 tarihinde yapılmış tescil ilanı ise 31.07.2013 tarihinde yapılmış olduğunu, “...” markası için ise davacı adına 30.07.2019 tarihinde tescil başvurusu yapılmış olduğunu, 31.03.2020 tarihinde tescil ilanı yapılmış olduğunu, davacının markaya dayalı koruma hakkının dahi mevcut olmadığı dönemde ve davacının markalarının tescil başvurularından dahi uzun süre öncesinde davalı tarafından alan adının kullanılmakta olduğunu, tescilden önceki dönemde kullanımına başlanan alan adının markaya tecavüz teşkil etmeyeceğini, Davacı www.....com.tr. uzantılı alan adının tescilli sahibi olduğunu iddia etmekte olduğunu, İnternet alan adlarının sahibi olunmasının sahibine marka hakkından kaynaklanan herhangi bir koruma sağlamamakta olduğunu, Davacı “...” markası için tescil başvurusu 2019 yılında yapılmış olduğunu, Davacının sahibi bulunduğu diğer marka “...” ise 26.04.2012 tarihinde tescil başvurusu yapılmış ve davacı tarafından beyan edildiği üzere 23.12.2016 tarihinde dava dışı... ...Tekstil Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. “den devralmış olduğunu, bu nedenle davacının markadan doğan hakların sahibi olmadığı dönem için herhangi bir talepte bulunmasının söz konusu olamayacağını, Markayı devreden... ...Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret LTD ŞTİ tarafından alan adının davalı tarafından kullanıldığı hususunun bilinmekte olduğunu, davacını taleplerinin markayı devreden malik açısından zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından hem de talep hakları zamanaşımına uğradığından huzurdaki davanın reddi gerekmekte olduğunu, dolayısıyla davacının devirden önceki döneme, yani marka maliki olmadığı döneme ilişkin tecavüz iddiasında ve buna dayalı taleplerde bulunmasının mümkün olmadığını, “...” ifadesini ilk davalının kullanmış olduğunu, ifadeye marka değeri katmış ve tanınırlığını arttırmış olduğunu, bu nedenle “...” ifadesi üzerinde öncelikli hak sahibi olan kişinin davalı olduğunu, Davalı tarafından www.....com alan adı 2010 yılında kullanılmaya başlanmış olduğunu, Davalı...’nın 2010 yılında www.....com alan adını almış ve kullanmaya başlamış olduğunu, davalı 2016 yılında davacı şirket yönetim kurulu başkanı Dikran Gülmezgil ile birlikte davacı şirketi 14.01.2016 tarihinde kurmuş olduğunu, davalının yeni kurulan şirketine tüm emeğini özgülemiş ve şirketin kazanç elde etmesi için gereken tüm özveriyi göstermiş olduğunu, bu kapsamda şirketin internet sitesi olmaması şirketin faaliyetlerini güçleştirdiğinden davalı kendi adına kayıtlı alan adının davacı şirket ürün satışları için kullanılmasına rıza göstermiş olduğunu, bunun üzerine davalıya ait dava konusu alan adı üzerinden davacı şirket adına satış yapılmaya başlanmış olduğunu, davacı şirketin faaliyetine başlaması ile alan adı faaliyeti gelişmiş ve dava dışı şirketten söz konusu markanın devralınmış olduğunu, Kaldı ki davalıya ait alan adı üzerinden devreden... ...Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Ltd Şti ürünleri davalıya ait alan adı üzerinden satışa sunulmuş olduğunu, Bu nedenle marka sahibinin alan adının kullanımına açıkça rızasının bulunduğunun da ortada olduğunu, Mahkemece bu kapsamda... ...Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Ltd Şti' ye müzekkere yazılarak davalının alan adı kullanımına rıza gösterip göstermediğinin ve alan adı üzerinden satış yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ettiklerini, Davalının alan adını kullandığı davacı tarafından çok uzun süredir bilinmekte olduğunu, bu nedenle davacının marka tecavüzü iddiaları gerçeği yansıtmamakta olduğunu, bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere, davalıya ait www.....com alan adlı internet sitesinde müşteri destek hattı olarak ... numaralı davacının numarası ve davacının ticaret ünvanı ile davacının adresi yer almakta olduğunu, davacının durumdan haberdar olmadığından bahsedilebilmesinin mümkün olmadığını, Ayrıca webarchive den erişilen www.....com internet sitesinin önceki hallerine erişilmiş olmakla 3.05.2017 tarihi itibariyle site üzerinde yine davacının unvan, adres ve telefon bilgileri bulunduğunun da görülecek olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/12/2023 tarih ve 2021/206 Esas, 2023/209 Karar sayılı kararıyla;"... Somut olayda da toplanan deliller kapsamına göre; https://www.....com.tr/ alan adlı davacı web sitesi alan adının 6 Ağustos 2019 tarihinde, davalıya ait olduğu iddia edilmiş olan www.....com alan adının ise 27 Nisan 2010 tarihinde kayıt edilmiş olduğu, davalı web sitesi içeriğinde marka görselinin kullanıldığı, ancak 06.05.2019 tarihli httpsy/web.archive.org/ sitesinden alınmış www....com web sitesi görselinde müşteri destek hattı olarak 0212 274 1637 numarasının yer aldığı ve bu numaranın ise davacıya ait https://www.....com.tr/ alan adlı web sitesinde yer alan müşteri destek hattı ile aynı olduğu, web site görselinin alt kısmında hakkımızda başlığı altında adres olarak “... ... Kozmetik ve ... Ürn. San.ve Tic. A.Ş. Mecidiyeköy Mah. ... bilgisinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davalı kullanımında internet sitesi içerisinde davacının ticaret ünvanının, iletişim bilgilerinin ve adresinin yer aldığı her iki bilirkişi heyetince de tespit edilmiştir. Bu durumda davacının internet sitesini davalıya kendi insiyatifi ile kullandırdığı anlaşılmaktadır. Öte yandan dosyaya sunulu ... 22.3.2016 ve 07.04.2017 tarihli faturalarda faturalama adresinin davacının ticari faaliyet adresi olduğu, ödeme bilgilerinin... adına olduğu, “....com” alan adı yenilemesinin de faturada yer aldığı, kaldiki sunulu deliller kapsamına göre tarafların sadece bu marka ile ilgili olarak değil toplu alan adı yenileme kapsamında örneğin dava dışı Pronail.net, ...com, jojomay.com gibi toplu alan yenilemelerinin de yapıldığı, Kredi kartı dökümlerinde; 29.01.2018 tarihli kredi kartı ekstresi sunulmuş olup kredi kartı ekstresi üzerinde... yazılı olduğu, ekstrede ....com ödemesinin yer aldığı, 14.04.2016 tarihli kredi kartı ekstresi sunulmuş olup kredi kartı ekstresi üzerinde ... Kozmetik ve. ... Ürün San. ve Tic. A.Ş. yazılı olduğu, ekstrede ....com ödemesinin yer aldığı, 14.04.2016 tarihli kredi kartı ekstresi sunulmuş olup kredi kartı ekstresi üzerinde ... Kozmetik ve ... Ürün San. ve Tic. A.Ş. yazılı olduğu, ekstrede ....com ödemesinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Davalının alan adı tahsis tarihinden itibaren ve markanın ilk sahibi olan... ...Tekstil San. Ve Dış. Tic. Ltd. Şti’nin bilgi ve onayı ile zaten 26.4.2012 tarihinden 26.4.2022 tarihine kadar yasal olarak kullanma hakkının bulunduğu, bu kullanıma markayı devir alan davacının da rızasının ve bilgisinin bulunduğu, davacının markayı 23.12.2016 tarihinde devir aldığı ancak davalıya alan adının devri için 4.9.2020 tarihinde ihtar gönderdiği , davalının da 8.10.2020 tarihinde cevabi ihtarname gönderdiği ve alan adının davacıya ait olmadığını, 2010 yılında oluşturulduğunu bildirdiği anlaşılmaktadır. Davacının 2019/72032 nolu “...” markası için ise tescil başvurusu 2019 yılında yapılmıştır. Davacının devir yoluyla aldığı 2012/39041 nolu “...” markası için 26.04.2012 tarihinde markanın ilk sahiplerince tescil başvurusu yapılmış ve 23.12.2016 tarihinde dava dışı... ...Tekstil Sanayi Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ‘ den 1000 TL bedel ile devralmıştır. Huzurdaki davada davacının markadan doğan hakların sahibi olmadığı dönem için alan adının kendisine devrini talep etmesi keza marka hakkının tecavüze uğradığını iddia etmesi sunulu deliller kapsamına göre MK 2. Maddesine göre yerinde görülmemiştir. Markayı devreden... ...Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret LTD ŞTİ'nin bilgisi dahilinde alan adının davalı tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu yönde ilgili firmanın 31.1.2023 tarihli cevabi yazısından da bu husus anlaşılmıştır. Keza davacı markayı devir almış ancak devir sözleşmesinde alan adının devri yönünden yada davacının bu alan adı üzerinden ticari faaliyetine devam edeceği yönünde sözleşmede bir açıklık bulunmadığı da anlaşılmıştır. Sunulu ticari sicil kayıtları ve alan adı sahiplik ve ödeme kayıtlarına göre davalı..., 2010 yılında www.....com alan adını almıştır. Davalının 2016 yılında davacı şirket yönetim kurulu başkanı D... ile birlikte davacı şirketi 14.01.2016 tarihinde kurduğu sabittir. Davalı beyan dilekçesine göre zaman içinde yönetimden kaynaklanan sorunlar ile ... in davalı ara sında husumet oluştuğu ve davalının ... Turzim A.Ş.’ yi kurduğu anlaşılmaktadır. Davacının uzun süre sessiz kaldığı hususu sabittir. Sessiz kalma süresi her somut olayda ayrı ayrı incelenmesi gereken bir husustur. Davacı şirketin faaliyet başlaması sonrasında davacı şirketin, davalı nın muvafakati ile davalı adına kayıtlı alan adı üzerinden satış ve pazarlama faaliyetinde bulunduğu, teknik bilirkişi tarafından da davalı yana ait www.....com alan adlı internet sitesinde müşteri destek hattı olarak 0 212 274 16 37 numaralı davacının numarası ve davacının ticaret ünvanı ile davacının adresinin yer aldığı sabittir. Basiretli tacir ilkesinden hareket ile davacının bu durumdan haberdar olmadığını ileri sürmesi sunulu delillere göre mümkün değildir. Keza ilk raporda webarchive den erişilen www.....com internet sitesinin önceki hallerine erişilmiş olmakla 3.05.2017 tarihi itibariyle site üzerinde yine davacının unvan, adres ve telefon bilgileri bulunduğu dolayısıyla davacının en geç 2016 yılından beri alan adının davalı adına kayıtlı olduğunu bildiği hususu sabittir. Davacı ise huzurdaki davayı kayden 16/06/2021 tarihinde açmıştır. Davacı markayı ise 23.12.2016 tarihinde devir almıştır. Dolayısıyla uzun süre sessiz kalarak ( marka devir belgesi tarihi baz alınırsa 5 yılın dolmasına 6 ay kala) huzurdaki davayı açtığından davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına neden olduğu anlaşılmıştır. Sessiz kalma süresi her somut olayda ayrı ayrı incelenmelidir. Doktrin bu sürenin bazen 2 bazen 3 yıl dahi olabileceğini ileri sürmektedir. Somut olayda da davacı ve davalı bir dönem ortaklık yapmış olup, ürünlerin 2010 yılında oluşturulan site üzerinden satıldığı ve adres olarak davacının adresinin bulunduğu ve alan adı yenilenmelerinin dahi davacı şirket bilgisi dahilinde yapıldığı dolayısıyla davacı yanca makul olan dava açma süresinin aşıldığı ve davacının hak kaybına uğradığı anlaşılmıştır. Öte yandan bir an için davacının ihtar göndermek suretiyle sessiz kalmadığı varsayıldığında dahi davalının markanın ilk sahibinden aldığı lisansa dayalı olarak kullanımda bulunduğu , davalının kullanımlarından davacının bilgi sahibi olduğu sübuta erdiğinden keza bu durumun ise marka hakkını ihlale ve haksız rekabete neden olmayacağı anlaşıldığından, keza somut olayda gerek marka hakkı ihlali iddiasının gerekse alan adının devri koşullarının oluşmadığı gözetilerek sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıda ki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde;Davaya konu tecavüz fiillerinin devam ettiği, davalıların tecavüz oluşturan kullanımlarının öğrendiği gibi davalılara ihtarname gönderildiğini, Davalının, müvekkili ile ilgili ortaklığı devam ederken, kendi adına ... TURİZM ORGANİZASYON SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Unvanlı ayrı bir şirket kurduğunu ve bu şirketin faaliyetlerini tescilden kazandığı hak sahipliğine dayanarak haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu ihtilafa konu alan adı üzerinden yürüttüğünü, Davalılardan...'nın, müvekkilinin halen kağıt üzerinde ortağı olduğu dönemde www.....com alan adının tescilini müvekkili şirketin kredi kartı ile satın almasına rağmen, kötüniyetli olarak halihazırda da ortağı olduğu müvekkil şirket üzerine değil, kendi adına tesis ettiğini, İhtilafa konu internet sitesinin tüm tasarım ve içeriklerinin oluşturulmasına ilişkin masrafların yine müvekkili şirketin kredi kartından karşılandığını, devreden şirketin alan adı kullanımından haber olduğu hususu da yine aynı şekilde, kullanımı meşrulaştırmaya yetmediğini, zira "..." markasının gerçek ve tescilli hak sahibi olan müvekkilinin davalıların kullanımlarına yönelik hiçbir surette muvafakati bulunmadığını ve bu hususu da davalı yana keşide edilen ihtarname ile bildiriklerini,Müvekkili şirketin ‘...’ markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli hak sahibi olduğunu ve "www.....com.tr" alan adı altında ticari reklam, tanıtım ve satış faaliyetlerini de yürüttüğünü, davalı yanın ise müvekkili markasının birebir aynısı olan "..." ibaresini çeşitli ticari faaliyetlerde ve "www.....com" sitesinde kullanmakta olduğu, basın yayın kuruluşlarına kendini bu ibare ile tanıttığı hususları, İhtilafa konu alan adı, müvekkil markası ve alan adı ile iltibas yarattığını, Davalılarca, dava süreci boyunca söz konusu kullanımlarını haklı çıkaracak tek bir kanıt dahi sunamadığını, Bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere, davalı web sitesi içeriğinde, müvekkiline ait ... marka görselinin yanı sıra müşteri destek hattı olarak ... numarasının yer aldığını ve bu numaranın da müvekkiline ait müşteri destek hattı olduğunu, yine web sitesinin alt kısmındaki hakkımızda kısmında adres olarak ‘... GRUP KOZMETİK ve ... Ürn. San. Ve Tic. A.Ş Mecidiyeköy Mah. Büyükdere Cd. Stad Han. ...’ bilgisinin yer aldığının tespit edildiğini, bu adresin de yine müvekkili şirketin önceki adresi olduğunu, Davalının kullanımındaki ‘www.....com’ web sitesinin sahibinin, davalı... olduğunu, ... isimli siteden 07.04.2017 tarihli alan adı yenileme işlemine ilişkin fatura başta olmak üzere kredi kartı ektreleri ve diğer tüm delillerle de sabit olduğunu, davalıların da bu durumu cevap dilekçelerinde de ikrar ettiğini, davalılarca bilirkişi incelemesi aşamasında sunulan lisans sözleşmesinin davanın seyrini değiştirmek için sonradan düzenlendiğini ve geçersiz bir sözleşme olduğunu, bunun en önemli göstergesinin ise 2012 yılında düzenlenen sözleşmede davalının kaşesinde 2015 yılında değişiklik yapılan adresin yer alması olduğunu, sözleşmenin delil sunma süresi geçtikten sonra savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına da açıkça aykırı olduğunu, Sunulan sözleşmede Lisans Veren olarak adı geçen... ...Tekstil San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin kaşesinde mevcut adresi 'Nisbetiye Mah. Gazi Güçnar Sok. ... Beşiktaş/İstanbul' olarak belirtildiğini, şirketin İTO kayıtlarına baktığımızda şirketin en son 1/09/2015'te adres değişikliği bildirimi yaptığı ve kaşede mevcut iş bu "Nisbetiye Mah. Gazi Güçnar Sok. ... Beşiktaş/İstanbul' adresin 2015 yılında İTO kayıtlarında değiştirildiği açık bir şekilde ortada olduğunu, ilgili Vergi Dairesine Mahkeme kanalı ile sorularak davalı tarafça sözleşme Damga Vergisinin ne zaman ödendiğinin sorulması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Haksız rekabetin tespiti, meni, alan adının davacıya devri istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta dosya kapsamına sunulu delillerden; 26/04/2012 başvuru tarihli 2012 39041 sayılı "..." ibareli markanın dava dışı ... şirketi adına tescil edildiği ve aynı tarihli lisans sözleşmesi ile davalı...' ya 26/04/2022 tarihine kadar kullanımın bırakıldığı, ticaret sicil kayıtlarından 14/01/2016 tarihinde davacı şirketin ticaret sicile kaydedildiği ve davalı...'nın şirket kurucularından biri olduğu, devam eden süreçte 23/12/2016 tarihinde "..." ibareli markanın dava dışı ... şirketi tarafından davacı şirkete devir edildiği, 06/08/2019 tarihinde davacı şirket tarafından " www.....com.tr " alan adının davacı tarafından alındığı yine davacı şirket tarafından 2019 7202 numaralı "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğu, davacı tarafından 04/09/2020 tarihinde davacı tarafından ihtarname keşide edildiği ve huzurdaki davanın 16/06/2021 tarihinde açıldığı görüldüğü ve yapılan bilirkişi incelemesi ile " www.....com " alan adının tespit tarihinde aktif olmadığı, domain sahibinin tespit edilemediği, ancak geriye dönük yapılan incelemelerde ulaşılan 2016/Nisan ve 06/05/2019 tarihli ekran görüntülerinden içeriğinde kayıtlı telefon numarasının davacıya ait web sitesindeki müşteri hizmetleri numarası ile aynı olduğu, iletişim adres bilgisinin ... şirketine ait adres bilgisi olduğu, içeriğinin davacı web sitesi ile aynı olduğunun tespit edildiği, yine alan adının yenilenmesine ilişkin 22/03/2016 ve 04/07/2017 tarihli faturalarda fatura adresinin ... şirket adresi olduğu ve ödemenin ... olarak yer aldığı görülmüştür. Dosya kapsamı, sunulu deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan incelemede, yukarıda yer verilen olayların tarih silsilesi dikkate alındığında davacı tarafından 23/12/2016 tarihinde devir alınan "..." ibareli markanın, devir tarihinden önce 26/04/2012 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile markasal kullanım hakkının davalı ... tarafından lisans sözleşmesi ile alındığı, yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı kullanımındaki " www.....com " internet sitesi içerisinde davacının ticaret ünvanının, iletişim bilgilerinin ve adresinin yer aldığı, davacı şirketin davalı adına kayıtlı alan adı üzerinden satış ve pazarlama faaliyetinde bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, ilk derece mahkemesince davacının en geç 2016 yılından beri alan adının davalı adına kayıtlı olduğunu bildiğini, kullanımlarına ses çıkarmadığı ve sessiz kalmak suretiyle makul olan dava açma süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğu gibi "sessiz kalma yoluyla hak kaybının" mahkeme tarafından re'sen dikkate alınması da usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2025