1. Ceza Dairesi 2025/2643 E. , 2025/4738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1873 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın kabulü ile sanığın beraatine dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Basit yargılama usûlü uygulanmak suretiyle verilen ilk karara
**1. Ceza Dairesi 2025/2643 E. , 2025/4738 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1873 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın kabulü ile sanığın beraatine dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Basit yargılama usûlü uygulanmak suretiyle verilen ilk karara katılan vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde duruşma açılarak verilen Tekirdağ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/51 Esas, 2023/437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2-son, 29, 62, 52. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından yapılan itirazın kabulüne, sanığın beraatine dair merci Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/1873 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 29.11.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 21.04.2025 tarihli ve 2024/21207 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/51750 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/51750 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan, 'İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.' şeklindeki düzenleme ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/03/2020 tarihli ve 2016/11-1150 esas, 2020/148 sayılı kararında yer alan '...Dolayısıyla, kanunda yer alan 'İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.' hükmü, itirazı kabul eden mercinin sadece 'itiraz konusu' hakkında karar vermesi şeklinde anlaşılmalıdır. Buna karşın bu hüküm itiraz konusu dışında dosyanın esası hakkında da yargılamayı sonuçlandıracak (örneğin görevsizlik kararını kaldıran mercinin dosyanın esası hakkında karar vermesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı kaldıran mercinin hükmü açıklaması gibi) bir karar vermesi gerektiği şeklinde yorumlanmamalıdır.' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, mercii tarafından itirazın yerinde bulunup, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasını müteakip, yine aynı mercii tarafından yargılamayı yapan mahkeme yerine geçmek suretiyle işin esasına hükmedilmesinin olanaklı olmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için, aynı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen objektif ve subjektif koşulların bulunması ve yapılan yargılama sonucunda sanığın isnad edilen suçu işlediğinin belirlenmesi gerekmekle, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı karar tarihi itibariyle itiraz yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır. 2. Olağan kanun yollarından olan itiraz, 5271 sayılı Kanun'un 267 ilâ 271. maddeleri arasında düzenlenmiş olup aynı Kanun'un, "İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267. maddesinde yer alan; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." şeklindeki düzenleme gereği kural olarak sadece hâkim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür. 5271 sayılı Kanun'un 270 ve 271. maddelerine göre, itiraz incelemesi kural olarak duruşmasız ve dosya üzerinden yapılacak, merci gerekli görürse Cumhuriyet savcısı, müdafii veya vekili de dinleyebilecektir. Bunun yanında merci, yazı ile cevap verebilmesi için itiraz istemini Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa bildirebilecek, kendisi de inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılması konusunda emir de verebilecektir. 05.04.2023 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 7445 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinde yer alan; “(12) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir. İtiraz mercii, karar ve hükmü inceler; usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık tespit ettiği takdirde, gerekçesini göstererek karar ve hükmü kaldırır ve gereğinin yapılması için dosyayı mahkemesine gönderir.” şeklindeki hüküm gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına itiraz halinde itiraz merciince, usule ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiği, hukuka aykırılığın tespiti hâlinde ise karar veya hükmün kaldırılarak dosyanın gereği için mahkemesine gönderileceği hüküm altına alınmıştır. 3. 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesindeki 7445 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişiklik yapılmadan önce verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.01.2013 tarihli ve 2012/10-534 Esas, 2013/15 Karar sayılı kararında da; “İtiraz mercii, o yer Cumhuriyet Savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafiine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiini dinlemeli, yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı ve bunun sonucunda da TCK'nun 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının isabetli olup olmadığına karar vermelidir.” şeklindeki gerekçesiyle itirazın hem maddi hem hukuki yönden ele alınması ve her yönden hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğine karar vermekle mezkûr kararda aynı zamanda “…Dolayısıyla, kanunda yer alan 'İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir" hükmü, itirazı kabul eden merciin sadece 'itiraz konusu' hakkında karar vermesi şeklinde anlaşılmalıdır. Buna karşın bu hüküm itiraz konusu dışında dosyanın esası hakkında da yargılamayı sonuçlandıracak (örneğin görevsizlik kararını kaldıran merciin dosyanın esası hakkında karar vermesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı kaldıran merciin hükmü açıklaması gibi) bir karar vermesi gerektiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 26.10.2010 gün ve 182-209 sayılı kararında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazı inceleyen merciin, itirazı yerinde görmesi halinde dosyayı hükmün açıklanması için yargılamayı yapan asıl mahkemesine göndermesi gerektiği kabul edilmiştir.” şeklindeki gerekçe ile itirazı kabul eden merciin dosyayı gereği için mahkemesine iade etmesi gerektiği vurgulanmıştır. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; sanık hakkında Mahkemece kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin itirazı üzerine merci tarafından itirazın kabulüne, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 271/2. maddesindeki itirazı yerinde gören merciinin aynı zamanda itiraz konusu hakkında karar vereceğine ilişkin düzenleme kapsamında sanığın beraatine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itirazı inceleyen merciin itirazı yerinde görmesi halinde dosyayı gereği için mahkemesine iade etmesi gerektiği dikkate alınmadan sanığın beraatine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/1873 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.