Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı yana 6.853,80 TL tutarında mal satıldığını iş bu satılan mallar ile ilgili faturaların tanzim dilerek davalı yana teslim edildiğini, davalı adına düzenlenen ve davalıya teslim edilen ürünler ile ilgili olarak davalının TTK 23.maddesi hükmü uyarınca itiraz ve iadesine ilişkin belge ve kayda rastlanmadığını, mk.2/1 fıkrası uyarınca herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada hüsnüniyet kaidelerine riayet etmekle müke
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 07.11.2012 tarihinde yapılan anlaşma uyarınca her biri --------- model iki adet özel motor için 120.000 $ + KDV fiyata anlaşıldığı, müvekkil şirketin siparişi verdiği ve anlaşmaya göre motorların 20.05.2013 tarihinde müvekkile teslim edilmesi gerektiği, ancak bu tarihin geçmesi üzerine davalı tarafla yeni protokol yapılarak sözleşme bedelinden 10.000 $ indirim sağlandığını, müvekkil şirketin ticari anlaşmada tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafça mağdur edildiği, davalı şirketten satın alınan motorun ilk kullanım tarihinden 6 gün sonra bir daha kullanılamayacak şekilde dağılarak arızalandığı, davaya konu ------- seri numaralı motorun teslim tarihinden itibaren iki yıl geçmesine rağmen henüz kullanılamadığını, müvekkil şirketin 07.11.2012 tarihinde davalı şirketten her biri ----- olan teknik çizimleri taraflarca kabul edilmiş, ----- model özel motorun alımı için karşılıklı anlaşıldığı, motorların 26.11.2013 tarihinde müvekkil şirketin fabrikasına teslim edildiği, motorların 28.07.2014 tarihinde kullanılmaya başlandığı, motorların müvekkil şirket yetkilileri tarafından klemens kutusu açılarak elektrik bağlantılarının yapıldığı, ancak, -------------- seri numaralı motorun ilk kez kullanılmaya başlandığı tarihten 6 gün sonra kollektörü dağılarak kullanılmayacak hale geldiği, motorun yetkili servis olan -------------------. şirketine gönderildiği, 1 ay beklendildikten sonra motor üzerinde hiçbir işlem yapılmadan motorun ------------- şubesinde yapılacağının davalı tarafından müvekkil şirkete bildirildiği, bunun üzerine motorun 03.09.2014 tarihinde müvekkil şirkete getirilmeden doğrudan ------- şubesine yollandığı, anılan motorun halen Hindistan'da olduğunu, davalı tarafla yapılan anlaşmaya göre, 20.02.2013 tarihinde teslimi yapılması gereken motorları imalattaki gecikmeler sebebiyle 9 ay kadar sonra teslimatının yapıldığı, motorlardan birinin elektriksel bağlantısı müvekkil tarafından yapıldıktan 6 gün sonra bir daha kullanılamayacak şekilde arızalanan motordan müvekkil şirketin 3 yıldır faydalanamadığı, bu durumun ---------------- seri numaralı ayıplı sayılması gereken motorda üretim hatası olduğunu gösterdiğini, davalı tarafa ayıplı motorun yerine yenisinin getirilmesi için ihtar çekildiğini, davalı tarafın yeni bir motor satma düşüncesinde olduğunu, motorun ----- gönderilmesnden 9 ay sonra müvekkile gönderilen 06.05.2015 tarihli raporda özetle; motor içinden motora ait olmayan bir parçanın motorda hasar meydana getirdiği, motorun tamirinin yapılamayacağı gibi motorun garanti kapsamı dışında kaldığı, motorun değişiminin yapılamayacağı ve yeni motor için sipariş teklifinin yazı ekinde mevcut olduğunun belirtildiğini, bu rapor üzerine davalı şirkete 28.05.2015 tarihli ihtarname ile raporun gerçek dışı tespitler içerdiği ve etik olmayan yeni motor sipariş teklifini reddettiklerinin belirtildiği, davalı şirkete 11.11.2015 tarihinde son durum sorulduğunda motorun yenisi ile değiştirilmeyeceği cevabının gelmesi üzerine sözleşmeden doğan haklar, TTK ve Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerine dayanarak dava açılma zorunluluğunun doğduğu, TTK 23. maddesi C bendinde özetle; malın ayıplı olduğu teslim sırasıdna açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, ayıp açıkça belli değil ise malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa hakları korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür denildiği, motorun müvekkil şirket çalışanları tarafından devreye alınmasından 6 gün sonra arızalandığından dolayı Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinin uygulanması gerektiği, bu maddeye göre; alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde ise bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satucuya bildirilmeli, bildirilmez ise satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş olunur denildiğini, TTK ve BK'nun ilgili maddelerine göre gizli ayıp ortaya çıkar çıkmaz davalıya bildirim yapıldığı ve arızanın meydana geldiği günden 2 gün sonra motorun sökülerek davalıya gönderildiği, üretim hatası olan ayıplı motoru değiştirmeyen davalı taraf sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmeyip sözleşmeye aykırı bir şekilde davarandığı, anılan motordaki imalat hatasından kaynaklanan sorunun, müvekkil şirketçe yapılan kontrollerde ve hatta davalı şirket yetkililerince 2 kez bakım ve temizlik işleri yapılmasına rağmen ayıbın farkedilmemesinin, ayıbın motorun çalıştırıldıktan 6 gün sonra ortaya çıkmış olmasının motorda gizli bir ayıp olduğunun açık ispatı olduğunu, tamiri mümkün olmayan ayıplı motorun ayıpsız yenisi ile ücretsiz değiştirilmesi gerektiği halde, bu değişimi yapmayan davalı tarafa ihtarnameler ile bildirim yapılmasına rağmen olumlu bir cevap gelmediği, bu durumda müvekkil şirketin tek hakkının sözleşmeden dönme kaldığı, anılan motorun halen davalı şirketin elinde bulunduğu dikkate alınarak 14.12.2015 tarihli ihtarname ile karşı tarafa sözleşmeden dönüldüğü ve sözleşme bedeli olarak ödenen 64.900 $'nın ödeme tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesinin bildirildiğini, müvekkile şirket ayıplı motorun yeni ayıpsız olanı ile değiştirilmesi için her türlü yasal girişimi yapmasına rağmen bir sonuç alınamadığından sözleşme bedeline göre karşı tarafa ödenen 64.900,00 $'nın ödeme tarihinden itibaren Devlet Bankalarının amerikan dolarına uygulanan yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.