4. Hukuk Dairesi 2009/14984 E. , 2010/11737 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 09/05/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rap…
**4. Hukuk Dairesi 2009/14984 E. , 2010/11737 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 09/05/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Öteki temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanma ve aracın hasarlanmasından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, aracın hasarlandığını, kendisinin de yaralandığını belirterek, davalının hasar bedeli, tedavi gideri ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, kusurunun bulunmadığını, istemin fahiş olduğunu belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, aracın sahibi olmayan davacının araç hasarı nedeniyle tazminat isteyemeyeceği, tedavi giderinin belgelerle kanıtlanmadığı ve davacının manevi zarara uğradığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı aracın sahibi değilse de zilyedi olup aracı sahibine aldığı gibi geri vermekle yükümlü olduğundan, araç hasarına ilişkin tazminatın ödetilmesini isteyebilir. Öte yandan, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/39- 2008/39 sayılı kararından davacının yaralandığı anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 42. maddesi gereğince, zararın varlığını ve tutarını kanıtlamak zorunda olan davacının, zararın gerçek tutarını kanıtlamakta zorlandığı veya kanıtlanmasının davacıdan beklenemeyeceği durumlarda yargıç, işlerin olağan gidişi ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zarar tutarını kendiliğinden belirler. Burada yargıca verilen bir yetkinin ötesinde bir görevin de bulunduğu gözden kaçırılmamalıdır. Yaralanma nedeniyle tedavi gideri yapılması yaşamın olağan akışına uygun olup tüm giderlerin belgelenmesi de beklenemez. Borçlar Yasası'nın 42. maddesi gereğince takdir edilecek uygun bir tutar, belgelendirilemeyen tedavi gideri olarak kabul edilmelidir. Ayrıca; Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıç, olayın özelliğini gözeterek bedensel bir zarara uğrayan kişi yararına hak ve adalete uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edebilir. Yerel mahkemece açıklanan yönler ve yasal düzenlemeler gözetilmeyerek, dosya içeriğine uymayan gerekçelerle davacının maddi ve manevi istemlerinin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.