T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7820 Karar No : 2025/8611 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ... 2- ... Komutanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde Astsubay Başçavu…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/7820 E. , 2025/8611 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7820 Karar No : 2025/8611 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ... 2- ... Komutanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde Astsubay Başçavuş olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ...tarih ve E... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (G) bendi uyarınca savunmasının alındığı, davalı idare tarafından davacının durumunun incelenmesi neticesinde terör örgütü ile irtibat ya da iltisakı olduğunun değerlendirildiği, dosya içerisindeki beyanlar ve UYAP üzerinden yapılan incelemede davacının ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli sıfatıyla soruşturmasının devam ettiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... sayılı soruşturma kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında şüpheli sıfatıyla yer aldığı ve söz konusu soruşturma kapsamında sabit hat/ büfe hatlarına ilişkin HTS kayıtları incelendiğinde; davacı adına kayıtlı hatların ardışık arama kayıtları arasında yer aldığının ve bu aramaların bir tanesinin 2013 yılında iken diğerinin ise 2017 yılında olduğunun, ankesör/ büfe gibi sabit hatlardan 2013, 2016 ve 2017 yıllarında üzerine kayıtlı hatlardan arandığının ve 107 sn.'yi geçmeyecek şekilde görüşme yapıldığının görüldüğü belirtilmiş ve davacının üzerine kayıtlı hatların ardışık arama listesinde yer alması, sabit hatlardan kısa süreli aramalarının bulunması, iş bu uyuşmazlığın konusunun FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmaktan kaynaklı olarak bir kamu görevinden çıkarma olmadığı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi ile kamu görevinde çıkarma işleminin tesis edilebilmesi için anılan örgütle olan bağın irtibat derecesinde olmasının dahi yeterli görüldüğü hususlarının gözönünde bulundurulması neticesinde, davalı idarece terör örgütüyle irtibatının bulunduğu yönünde değerlendirmede bulunularak, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, idare hukuku içerisindeki disiplin hukuku kurallarına tabi idari işlemler ile ceza hukuku kurallarına tabi kararlar arasında ilkesel yönlerden benzerlik bulunan haller mevcut ise de farklı yorumu gerektiren hallerin bulunduğu da aynı şekilde hukuki bir gerçek olduğu, bu bağlamda, dava konusu kamu görevinden çıkarılma işleminin, nitelik olarak disiplinel/yaptırım yönü bulunan bir işlem olduğu sabit olmakla birlikte normal usule tabi disiplin cezalarından farklı nitelikte bir işlem olduğu, bu nitelikte bir işlemin tesis edilmesi için ilgili hakkında adli mercilerce örgüt üyeliği v.b. bir suçtan mahkumiyet kararı verilmesine gerek bulunmadığı gibi aynı merciler tarafından verilen beraat kararlarının varlığı da bu yönde tesis edilmiş olan işlemi, tek başına hukuken sakat hale getirmeyeceği ve davacı tarafından, ardışık aramalardaki ve sabit hatlarla yapılan görüşmelerdeki telefon hatlarının kendi üzerine kayıtlı olduğu, fakat kendisi tarafından kullanılmayıp eşi ve baldızı tarafından kullanıldığı ileri sürülmekte ise, bu durumu ispata elverişli bilgi ve belge bulunmadığından aksi yöndeki iddialara itibar edilmediği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/3. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; dava konusu işlemin hiçbir somut veriye dayanmadığı, Anayasa'ya ve kanunlara aykırı şekilde kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, İdare Mahkemesi kararının Anayasa'ya, kanunlara, hukuka ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiği, İdare ve Bölge İdare Mahkemelerince eksik incelemeyle karar verildiği, ileri sürdüğü iddiaların dikkate alınmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hakkındaki iddiaların ardışık arama kriterlerini taşımadığının yargı kararıyla sabit olduğu, davalı idarece soyut isnatlarla savunmasının alındığı, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının dikkate alınmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından; davacının temyiz iddialarının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik araştırma nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, yüzlerce asker, polis ve sivil vatandaşın şehit, binlercesinin de yaralanarak gazi olmasına neden olan bu hain darbe teşebbüsü Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demokratik hukuk düzenini ortadan kaldırmayı amaçlayan ve bu amacı gerçekleştirmek üzere, özellikle Devletin Mülkiye, Adliye, Emniyet Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde kadrolaşmaya giden FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin "kamu görevinde çıkarılmasına ilişkin tedbirler" kapsamında olağanüstü hal döneminde birçok kanun hükmünde kararname yürürlüğe konulmuştur. Olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra, 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararı ile) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; ...6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır" kuralı getirilmiştir. Ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Davacı, Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde Astsubay Başçavuş olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca İçişleri Bakanlığının ... tarih ve E... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir'' hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir. Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının üzerine kayıtlı hatların ardışık arama listesinde yer aldığı tespitine yer verilmiştir. Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; HTS kayıtları incelenmeden, eksik araştırmayla karar verildiği, Sulh Ceza Hakimliğince ardışık aramaya girmediği hususu belirtilmesine rağmen yargı kararının dikkate alınmadığı, üzerine kayıtlı olan ve ardışık arama iddiası bulunan... numaralı hattın eşi tarafından, ... numaralı hattın ise baldızı tarafından kullanıldığı, kaldı ki bu hatlara ilişkin ardışık arama iddiasının gerçeği yansıtmadığı, eşinin kullandığı hat ile ardışık arandığı iddia edilen A.C. isimli şahsın İstanbul Aydın Üniversitesinde öğrenim gören yabancı uyruklu bir öğrenci olduğu, baldızının kullandığı hat ile ardışık arandığı iddia edilen Z.H. isimli şahsın da FETÖ bağlantısı olmayan yabancı uyruklu bir şahıs olduğu, hakkındaki bu iddialara ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ileri sürülmüştür. Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda verilen ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda, "...Ankesör/Büfe Analiz Raporuna göre; Şüphelinin kullandığı tespit edilen ... -... -... - ... gsm hatlarının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli örgüt üyelerinden sorumlu sivil imamlarının örgüt mensubu asker şahıslar ile iletişim de kullandıkları ankesör-büfe-sabit hatlarından; ... nolu GSM hattı yönünden; 1) 22/06/2017 - 28/06/2017 tarihleri arasında İstanbul ilinden 5 kez arandığı 2) Ardışık olarak aranma kaydının bulunmadığı, 3) Her ne kadar... nolu gsm hattı şüphelinin üzerine kayıtlı görünse de, şüpheli ifadesinde mezkur hattı yaşı küçük olan baldızı Y.Ç.'ye verdiğini beyan ettiği, hat beyan tablosunda yapılan incelemede Y.Ç. tarafından hattın ÖSYM'ye 2017-2018 yıllarında beyan edildiğinin anlaşıldığı, arama tarihlerinde şüphelinin Antalya ilinde görev yaptığı da değerlendirildiğinde mezkur hattın Y.Ç. tarafından kullanıldığı ve aramaların bu kişiye ait sivil nitelikte aramalar olduğunun anlaşıldığı, ... nolu GSM hattı yönünden; 1) 12/04/2012 - 30/04/2016 tarihleri arasında İstanbul ilinden 10 kez arandığı 2) Ardışık olarak aranma kaydının bulunmadığı, 3) Her ne kadar mezkur gsm hattı şüphelinin üzerine kayıtlı görünse de, hat beyan tablosunda Şüphelinin eşi ... tarafından birçok kurum/kuruluşa beyan edildiği, bu nedenle mezkur hattın şüphelinin eşi... tarafından fiili kullanılan hat olduğu, aramaların eşine ait olduğu ve sivil nitelikte aramalar olduğunun anlaşıldığı, ... nolu GSM hattı yönünden; 1) 25/05/2012 - 06/07/2012 tarihleri arasında İstanbul ilinden 5 kez arandığı 2) Ardışık olarak aranma kaydının bulunmadığı, 3) Hattın kullanıcısının şüphelinin olduğu, Aramaların ardışık nitelikte olmadığı, bu nedenle de yapılan aramaların örgütsel arama kriterlerine uymadığı, sivil arama kapsamında olduğunun değerlendirildiği, ...nolu GSM hattı yönünden; 1) 15/03/2016 - 23/05/2017 tarihleri arasında Sakarya - Düzce ilinden 3 kez arandığı 2) Ardışık olarak aranma kaydının bulunmadığı, 1 Grup Şifreli Aranma kaydının bulunduğu (Son iki rakamı 100'e tamamlama yöntemi) 3) Her ne kadar mezkur hat, beyan tablosunda şüpheli adına İstanbul Garnizon Komutanlığına beyan edildiği tespit edilmişse de, hattIn B.Ö. adına kayıtlı olduğu ve birçok kurum/kuruluşa B.Ö. tarafından beyan edildiği, bu nedenle hattan fiili kullanıcısının B.Ö. olduğunun anlaşıldığı, sehven kayıt nedeniyle şüphelinin adına kayıt edilmiş olabileceği, bu nedenle tespit edilen aramaların B.Ö.'ye ait aramalar olduğunun anlaşıldığı..." yönünde tespitlere yer verilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karardaki tespitler ile davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının üzerine kayıtlı olup ardışık arama listesinde yer aldığı iddia edilen hatların davacının eşi ve baldızı tarafından kullanıldığının ve aramaların bu kişilere ait sivil nitelikte aramalar olduğunun, davacının kullandığı hatta ilişkin aramaların ise ardışık nitelikte olmadığının, örgütsel arama kriterlerine uymadığının tespit edildiği anlaşıldığından anılan hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davalı idarece A.Y.N. isimli şahsın 13/05/2019 tarihinde alınan bilgi alma tutanağındaki, "...Benim cemaat ile ilk temasım Mimar Sinan Ortaokulunda Z.İ. isimli İngilizce öğretmenimin beni ders çalışmak maksadıyla ... (...) isimli cemaat abisine yönlendirmesiyle olmuştur. O dönem Küçükçekmece'de okuyan M.E. (Dz.K.K.lığında 1998 mezunu Astsubay) ve aynı ortaokulda okuduğumuz ... (SG K.lığından mezunu Astsubay) ile ... (...)'nın Küçekçekmece Soğuksu Civarında bulunan cemaat evine ders çalışmaya gidiyorduk. Bu evde bizimle... (...) ilgileniyordu. Ancak 2 ay sonra bizimle aynı evde ... (...) (G.T. isimli, Kars veya Ağrılı bir cemaat abisi) ilgilenmeye başladı. Bir gün ...'in nüfus cüzdanını evde bırakmasıyla gerçek ismini öğrendim. Bir süre ... (...) ile birlikte ders çalıştıktan sonra bize askeri okulların varlığından söz ederek bizi askeri okullara girmemiz konusunda teşvik etmiştir. Bu evde ders çalışma haricinde namaz kıldığımızı, Risale-i Nur okuyup dini sohbet yaptığımızı, Fetullah GÜLEN'ın kasetlerini dinlediğimizi hatırlıyorum. Deniz Astsubay Hazırlama Okulunun sınavlarına kadar bu şekilde M. ve ... ile bu eve gidip geldiğimizi hatırlıyorum. Fakat aklımda kalan M.'nin bu evlere gelmesine annesinin izin vermemesidir. Hatta ..., ... ve ......'nın M.'nin evine giderek ... (...) M.'nin annesini ikna etmeye çalışmıştır. M.'nin annesi ... (...)'yı kovmasına rağmen bir şekilde ... (...) ...'ı yine bu evlere çekmeye çalışıyordu Deniz Astsubay Hazırlama Okulunu kazandıktan sonra ... (...) bizim askeri okulda uygulayacağımız tedbirler konusunda konuşmuştur. Askeri okula başladıktan sonra yine ... (...) ile Sınıf Okuluna kadar görüştük. Bu dönemde M.'nin bizimle birlikte geldiğini hatırlamıyorum. ...'nin ise tek tük geldiğini hatırlıyorum. Sınıf Okuluna kadar bu şekilde aynı grupla görüşmelere devam ettik. Sınıf Okulu başlamadan önce ... (...) bizi ... (...) isimli cemaat abisine devretti. Sınıf Okuluna başladıktan sonra cemaatten kopmak maksadıyla ... (...) ile görüşmedim Hatta görüşmemek için uzun süre okuldan dışarı çıkmadım. ... ... (SG K.lığında 1998 mezunu astsubay) ve M.E. (Dz.K.K.lığında 1998 mezunu astsubay) ile cemaat evlerine askeri okul öncesinde birlikte gittik. Ancak Beylerbeyi Astsubay Hazırlama Okuluna başladıktan sonra gelmemeye çalıştıklarını hatırlıyorum Cemaatten kopmuş olabilirler. ..." şeklindeki ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının .../... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında Emniyette alınan ifadesindeki, "... Mimar Sinan Ortaokulunda (Şuanki ismi Kocatepe Ortaokulu) Z.İ. isimli İngilizce öğretmenim ders çalışırsın diyerek yönlendirdiği ... isimli üniversite öğrencisine yönlendirdi. Soy ismini ve gerçek isminin mi ... olduğunu bilmiyorum. Aynı ortaokuldan M.E. ve ... isimli arkadaşlarımla birlikte bu ...’in olduğu eve ders çalışmaya gidiyorduk. Bu evin cemaat evi olduğunu daha sonradan öğrendim. Benimle birlikte o eve gelen M.E. ve ... da deniz astsubaylığını kazandı. Yaklaşık 2 ay sonra takma ismi ... olan G.T. isimli Karslı ya da Ağrılı olan bir şahıs bize ders vermeye başladı. Bir gün evde yanlışlıkla nüfus cüzdanını bıraktığı için ismini gördük ve gerçek ismini öğrendik. Bu evde bu şahısların yönlendirmesi ile askeri lise sınavlarına girdik. Deniz astsubay hazırlık bölümünü kazandık. Bu hazırlık sürecinde bize herhangi bir soru verilmedi, o dönem daha soruları ele geçilmemişlerdi diye düşünüyorum yoksa bizi subaylığa yönlendirirlerdi. Benimle birlikte M.E. ve...da deniz astsubay hazırlık bölümünü kazandılar. Okula başladık. Okuldayken çarşı iznine çıktığımız zaman bizi eve çağırıyorlardı. M.E. ve ... bir şekilde bu evlere gelmediler ve zamanla bu evlerden uzaklaştılar. İlerleyen zamanlarda ne yaptıkları konusunda bilgim yoktur.İlk dönem izne çıktığımızda bizi çağıran G.T. idi. O dönem beni hiçbir şekilde telefondan aramadılar. Ben eve gittiğimde bir sonraki sohbetin ya da toplantının tarihini söylerlerdi, 15 gün sonra 1 ay sonra saat 1 de gibi. Bende buna göre giderdim. Bu eve tek başıma giderdim. Bu evlerde sohbet, namaz, video izleme dışında bir şey yapmadık. Yaklaşık 2 sene sonra G.T.'nin yerine ... isimli biri geldi. ... de birkaç sene kaldı. Bu kadar süreç içerisinde ben hep tek başına gittim sohbetlere. ..." şeklindeki beyanları dosyaya sunularak anılan beyanların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyduğu ileri sürülmüş ise de, bahse konu beyanların 1995-1996 yıllarına ilişkin olduğu, söz konusu dönemde davacının ortaokul öğrencisi olması ve yaşı dikkate alındığında anılan beyanların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/07/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla, kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyoruz. memur //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };