TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ATAY ELDEN BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/16301) Karar Tarihi: 3/2/2022 R.G. Tarih ve Say ı: 25/2/2022-31761 Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALRecai AKYELSelahaddin MENTE Ş Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Atay ELDEN Vekili : Av. Mustafa Kemal TURAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvurucu, demir yolu hatt ı dolay ısıyla evde olu şa
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ATAY ELDEN BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/16301) Karar Tarihi: 3/2/2022 R.G. Tarih ve Say ı: 25/2/2022-31761 Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALRecai AKYELSelahaddin MENTE Ş Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Atay ELDEN Vekili : Av. Mustafa Kemal TURAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvurucu, demir yolu hatt ı dolay ısıyla evde olu şan hasar ın bedelinin karşılanmamas ı nedeniyle mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildiği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 9/5/2019 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 8. Başvurucu 1985 do ğumlu olup İzmir'de ikamet etmektedir. Ba şvurucu; İzmir'in Aliağa ilçesi Şehit Kemal köyünde kâin K17-C05-B-4C pafta 343 ada 1 parsel say ılı taşınmaz ın malikidir. Ta şınmaz ın üzerinde iki katl ı bina bulunmaktad ır. Başvurucunun derece mahkemelerindeki beyanlar ına göre bina yakla şık otuz y ıl önce inşa edilmiştir. Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 39. Başvurucunun evinin yak ınından geçen Menemen-Alia ğa demir yolu hatt ı 6/5/2004 tarihinde hizmete aç ılm ıştır. Başvurucunun binas ının demir yolu hatt ına uzakl ığı -en yak ın noktada- 14 metre, ihata duvar ına uzakl ığı ise 7 metredir. Demir yolunu Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yollar ı Genel Müdürlü ğü (TCDD) ve İzmir Banliyö Ta şımac ılığı Sistemi Ticaret Anonim Şirketi (İZBAN) kullanmaktad ır. 10. Başvurucu 15/5/2012 tarihinde TCDD'ye ba şvuruda bulunarak metro ve yük treni hatt ında meydana gelen titre şimler nedeniyle evinde çatlaklar olu ştuğunu belirtmi ş, bu durumun dikkate al ınmas ını talep etmi ştir. TCDD taraf ından başvurucuya verilen 25/5/2012 tarihli cevapta; yap ılan inceleme sonucunu in şaattaki çatlaklar ın yap ı sistemi ve zemin ilişkisinden kaynakland ığı, bu çatlaklar ın oluşmas ında demir yolu trafi ğinin etkisinin bulunmad ığı belirtilmi ştir. 11. Başvurucu 15/1/2014 tarihinde Alia ğa Sulh Hukuk Mahkemesinde (Sulh Huku k Mahkemesi) delil tespiti talebinde bulunmu ştur. Sulh Hukuk Mahkemesince yap ılan keşif sonras ında düzenlenen 23/1/2014 tarihli bilirki şi raporunda, çatlaklar ın oluşumunda evi n denetimsiz ve projesiz olarak yap ılmas ının yan ı sıra yak ınından geçen demir yolu hatt ındaki periyodik titre şimlerin de etkisinin bulundu ğu ifade edilmi ştir. Söz konusu rapor 3/2/2014 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. 12. Başvurucu 17/11/2015 tarihinde İZBAN'a müracaat ederek evinde meydana gelen zarar ın tazmin edilmesini talep etmi ştir. İZBAN 30/11/2015 tarihinde verdi ği cevapta, hatt ın sorumlulu ğunun İZBAN'a ait olmad ığını ve İZBAN' ın bir sorumlulu ğunun bulunmad ığını bildirmiştir. 13. Başvurucu 25/3/2016 tarihinde TCDD'ye ba şvurarak ta şınmaz ın titreşimlerden dolay ı hasar görmeye devam etti ğini ve de ğer yitirdi ğini belirtmi ş, taşınmaz ın kamulaştırılarak bedelinin ödenmesini ya da takas edilmesini veya kendisine ba şka bir yerde imar hakk ı verilmesini talep etmi ştir. Başvurucu ayn ı dilekçeyle İZBAN'dan tazminat talebinde bulunmu ştur. TCDD 21/4/2016 tarihli yaz ıyla hasar ın demir yolundan kaynaklanmad ığını başvurucuya bildirmi ştir. 14. Başvurucu 20/5/2016 tarihinde İzmir 1. İdare Mahkemesinde ( İdare Mahkemesi) İZBAN ve TCDD aleyhine tam yarg ı davas ı açm ıştır. Dava dilekçesinde; demir yolu hatt ının geçmesi sebebiyle ta şınmaz ın duvar ında çatlaklar ı meydana geldi ğini, taşınmazda güvenli bir biçimde oturma imkân ının kalmad ığını belirtmi ş; bu durumun kullan ım hakk ının k ısıtlanmas ı mahiyetinde oldu ğu ve mülkiyet hakk ını ihlal ettiği görüşünü açıklam ıştır. Başvurucu fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tutarak 50.000 TL maddi zarar ın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminde bulunmu ştur. 15.İdare Mahkemesince ta şınmaz mahallinde bilirki şilerle birlikte ke şif yap ılm ıştır. Üç akademisyenden olu şan bilirkişi heyeti taraf ından düzenlenen 20/12/2017 havale tarihli raporda özetle şunlar ifade edilmi ştir: i. TCDD'nin ta şıdığı yükün İZBAN' ın taşıdığı yükün %10'u kadar oldu ğu kanaatine var ılm ıştır. TCDD'nin ta şıdığı yük daha az olsa da sebep oldu ğu titreşimin İZBAN' ınkine nazaran daha fazla oldu ğu değerlendirilmi ştir. ii. TCDD ve İZBAN' ın seferleri nedeniyle olu şan tekrarl ı titreşimlerin zeminin taşıma gücünü ve binay ı olumsuz etkiledi ği kanaati has ıl olmuştur. Binan ın inşasında Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 4kullan ılan malzeme, i şçilik kalitesi, denetim ve mühendislik hizmetlerindeki eksiklik de binada çatlaklar ın oluşmas ını etkileyen faktörlerdendir. Ancak TCDD ve İZBAN' ın seferleri sebebiyle olu şan titreşimin de çatlaklar ın oluşmas ında %20'lik bir etkisi olmu ştur. iii. Binadaki toplam hasar 100.614,15 TL olup bunun TCDD ve İZBAN' ın seferleri sebebiyle olu şan titreşimden kaynaklanan k ısm ı 20.122,83 TL olarak hesaplanm ıştır. 16.İdare Mahkemesi 24/5/2018 tarihli karar ıyla davay ı kısmen süre a şımından, kısmen de esastan oyçoklu ğuyla reddetmi ştir. İdare Mahkemesi ba şvurucunun tazminat talebini, demir yolunun in şası sebebiyle ta şınmazda olu şan zarar ile titre şimler sebebiyle taşınmazda olu şan zarar şeklinde iki farkl ı olgusal temele ay ırm ıştır. İdare Mahkemesi, birinci olgu yönünden zarar ın demir yolu hatt ının aç ıldığı tarihte öğrenildiğini ve demir yolu hatt ının hizmete aç ıldığı 6/5/2004 tarihinden itibaren 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi uyar ınca bir y ıl içinde ilgili idareye ba şvurularak tazminat talep edilmesi gerekti ğini kabul etmi ştir. Başvurucunun bir y ıllık süre içinde idareye başvurmad ığını tespit eden İdare Mahkemesi, davan ın bu k ısm ını süre aşımı yönünden reddetmiştir. 17.İdare Mahkemesi titre şimler sebebiyle olu şan zarar yönünden ise bu durumun süreklilik arz etti ğini değerlendirmi ş ve müdahale devam ettikçe ba şvurucunun tazminat isteminde bulunabilece ğini belirtmi ştir. 3/5/1985 tarihli ve 3194 say ılı İmar Kanunu'nun 27. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan hâline at ıfta bulunan İdare Mahkemesi, köy yerlerinde yap ılacak konutlar ın fen ve sa ğlık kurallar ına uygun olmas ı ve muhtarl ıktan izin alınmas ı gerektiğine işaret etmiştir. İdare Mahkemesi; Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan bilirkişi raporu ile kendisi taraf ından yapt ırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, ta şınmaz ın fen ve sanat kaidelerine uyulmadan yap ıldığı yönünde tespitlere yer verildiğini belirtmi ştir. İdare Mahkemesi ayr ıca binan ın muhtardan izin al ınmadan in şa edildiğinin de alt ını çizmiştir. 3194 say ılı Kanun'un 31. ve 32. maddelerinin metinlerine yer veren İdare Mahkemesi, usulüne uygun olarak in şa edilmeyen binan ın mülkiyet hakk ına ilişkin güvencelerden yararland ırılmas ının mümkün olmad ığını ifade etmi ş; bu nedenle daval ı idarelerin tazmin yükümlülü ğünün bulunmad ığı sonucuna ula şmıştır. 18. Karara muhalif kalan mahkeme ba şkan ı, bilirkişi raporunda belirlenen tutar üzerinden davan ın kabulüyle söz konusu tutar ın davac ıya tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekti ği görüşünü aç ıklam ıştır. 19. Başvurucu bu karara kar şı istinaf yoluna ba şvurmuştur. İzmir Bölge İdare Mahkemesi Alt ıncı İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) ilk derece mahkemesinin gerekçesini de ğiştirmek suretiyle istinaf istemini esastan oyçoklu ğuyla 19/2/2019 tarihinde reddetmiştir. Karar ın gerekçesinde, Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan bilirki şi raporunda hasar ın k ısmen de olsa demir yolu hatt ının kullan ımı s ıras ında oluşan titreşimlerden kaynakland ığına ilişkin tespit içerdi ğine değinilerek ba şvurucunun en geç an ılan bilirkişi raporunu ö ğrendiği 3/2/2014 tarihinde eylemin idarili ğini öğrendiği değerlendirmesinde bulunulmu ştur. Kararda; bu tarihten itibaren en geç bir y ıl içinde idari müracaat yapmas ı gereken ba şvurucunun sonradan -25/3/2016 tarihinde- yapt ığı başvurular ın dava açma süresini canland ırmayacağı, dolay ısıyla davan ın süre a şımı gerekçesiyle reddi gerekti ği belirtilmiştir. Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 520. Karara muhalif kalan bir üye, Anayasa Mahkemesinin mahkemeye eri şim hakk ına ilişkin içtihad ına at ıfta bulunduktan sonra demir yolu ve etkileri nedeniyle olu şan değer azal ışından kaynaklanan zarar ın süregelen zarar olarak kabul edilmesi gerekti ğini belirtmiştir. Karşıoy yaz ısında, süregelen zarar söz konusu oldu ğunda bunun giderilmesi için her zaman ba şvuru yap ılabileceği ve başvurunun reddi hâlinde tam yarg ı davas ı aç ılabileceği ifade edilmi ştir. Somut olayda ta şınmazdaki de ğer azal ışının devam etti ğine işaret edilen karşıoy yaz ısında, başvurucunun açt ığı davan ın süresinde kabul edilmesi gerekti ği görüşü savunulmu ştur. 21. Nihai karar 9/4/2019 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. Başvurucu 9/5/2019 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 22. 2577 say ılı Kanun'un "Doğrudan do ğruya tam yarg ı davas ı aç ılmas ı" kenar başlıklı 13. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: İdari eylemlerden haklar ı ihlal edilmi ş olanlar ın idari dava açmadan önce, bu eylemleri yaz ılı bildirim üzerine veya ba şka süretle ö ğrendikleri tarihten itibaren bir y ıl ve her halde eylem tarihinden itibaren be ş yıl içinde ilgili idareye ba şvurarak haklar ının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin k ısmen veya tamamen reddi halinde, b u konudaki i şlemin tebli ğini izleyen günden itibaren veya istek hakk ında altm ış gün içinde cevap verilmedi ği takdirde bu sürenin bitti ği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir. B. Uluslararas ı Hukuk 23. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ne (Sözle şme) ek (1) No.lu Protokol'ü n "Mülkiyetin korunmas ı" kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir: "Her gerçek ve tüzel ki şinin mal ve mülk dokunulmazl ığına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ı vard ır. Bir kimse, ancak kamu yarar ı sebebiyle ve yasada öngörülen ko şullara ve uluslararas ı hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun b ırak ılabilir. Yukar ıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yarar ına uygun olarak kullan ılmas ını düzenlemek veya vergilerin ya da ba şka katk ılar ın veya para cezalar ının ödenmesini sa ğlamak için gerekli gördükleri yasalar ı uygulama konusunda sahip olduklar ı hakka halel getirmez." 24. Sözle şme'nin "Etkili ba şvuru hakk ı" kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir: "Bu Sözle şme de tan ınm ış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifas ı için davranan ki şiler taraf ından gerçekle ştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola ba şvurma hakk ına sahiptir." 25. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesinin (A İHM) yak ın tarihli Dimitar Yordanov/Bulgaristan (B. No: 3401/09, 6/9/2018) karar ına konu olayda ba şvurucunun evi madencilik faaliyetleri sebebiyle zarar görmü ş ancak tazminat davas ı, zarar ile faaliyet aras ında illiyet ba ğının gösterilemedi ği gerekçesiyle reddedilmi ştir. AİHM kömür Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 6çıkar ılmas ının çevresel tehlikeye yol açan bir faaliyet oldu ğunu, olayda madenin may ın patlatma yoluyla ç ıkar ıldığını belirtmiştir. AİHM bununla birlikte Kamu Sa ğlığı Kanunu uyar ınca ç ıkar ılan, yerle şim bölgelerinde sa ğlık ve güvenlik gerekliliklerini belirleyen bakanl ık karar ıyla endüstriyel olmayan binalar ın etraf ında sanitasyon (sa ğlıkla ilgili güvenli) alanlar belirlemi ştir. Başvurucunun evinin bulundu ğu bölgede bu alan ın genişliği 500 metre olarak tayin edilmi ştir. Buna kar şılık somut olayda maden zamanla geni şlemiş ve başvurucunun evine 160-180 metre kadar yakla şmıştır. Olayda maden tamamen devlete ait bir şirket taraf ından yönetilmektedir. A İHM, şirketin ayr ı bir tüzel ki şiliğinin olmas ının devletin do ğrudan sorumlulu ğunu ortadan kald ırmayacağını vurgulam ıştır. AİHM'e göre şirket ola ğan bir ticari faaliyet içinde de ğildir, aksine çevre, sa ğlık ve güvenlik gerekliliklerini konu alan kat ı düzenlemelere tabi bir alanda faaliyet yürütmektedir. Öte yandan madeni kuran ve madenin faaliyetlerinin yürütülmesi için oldukça önemli devlet ihtiyaçlar ı ile ilgili kanun uyar ınca özel mülkiyete konu mülkleri kamula ştıran karar da devlet taraf ından al ınm ıştır. Belirtilen hususlar, şirketin bir devlet faaliyeti yürütme arac ı olduğunu ve buna göre devletin onun eylemlerinden veya ihmallerinden sorumlu tutulmas ı gerektiğini göstermektedir ( Dimitar Yordanov/Bulgaristan , 59, 60). 26. AİHM, müdahaleyi mülkiyetten bar ışçıl yararlanmaya ili şkin genel kural çerçevesinde incelemi ştir (Dimitar Yordanov/Bulgaristan , 62). A İHM, Sözle şme'ye ek (1) No.lu Protokol'ün 1. maddesinin gerektirdi ği ilk ve en önemli ölçütün kanunilik oldu ğunu, buna göre müdahalenin öncelikle kanuni bir dayana ğının bulunmas ının gerekti ğini belirtmiştir ( Dimitar Yordanov/Bulgaristan , 63). A İHM'e göre ba şvurucunun açt ığı tazminat davas ına konu maden oca ğı faaliyetleri kapsam ında konutunun yak ınında may ın patlat ılmas ı -mesafe dikkate al ındığında- kanun hükümlerine aç ıkça ayk ırıdır ve müdahale ile kanunilik ölçütü yönünden mülkiyet hakk ı ihlal edilmi ştir (Dimitar Yordanov/Bulgaristan , 64, 65). 27. Öte yandan A İHM, Sözle şme'nin 13. maddesi uyar ınca temel hak ve özgürlüklerin ulusal düzeyde korunmas ı için etkili bir ba şvuru yolunun var olmas ı gerektiğini belirtmektedir. A İHM'e göre Sözle şme'nin 13. maddesi yetkili ulusal makamlar taraf ından Sözleşme kapsam ına giren bir şikâyetin esas ının incelenmesine izin veren ve uygun bir telafi yöntemi sunan bir iç hukuk yolunun sa ğlanmas ını gerekli k ılmaktad ır. Ayr ıca bu hukuk yolunun teoride oldu ğu kadar pratikte de etkili bir yol olmas ı gerekmektedir ( İlhan/Türkiye [BD], B. No: 22277/93, 27/6/2000, 97; Kudla/Polonya [BD], B. No: 30210/96, 26/10/2000, 157; Özp ınar/Türkiye , B. No: 20999/04, 19/10/2010, 82). 28. AİHM, etkili ba şvuru hakk ının Sözleşme çerçevesinde savunulabilir nitelikteki bir şikâyetin mahkemelerce etkili bir şekilde incelenmesini ve öngörülen yolun uygun bir telafi imkân ı sunmaya elveri şli olmas ını güvence alt ına ald ığını vurgulamaktad ır (Kudla/Polonya , 157; Dimitrov-Kazakov/Bulgaristan , B. No: 11379/03, 10/2/2011, 35). AİHM, iç hukuktaki düzenlemelerin ba şvuruculara bu anlamda asgari güvenceleri içerecek şekilde yeterli bir hukuk yolu sunup sunmad ığını irdelemektedir (Dimitrov-Kazakov/Bulgaristan , 36). 29. Hazine arazisi üzerine in şa edilen bir gecekondunun etraf ında bulunan çöplü ğün patlamas ı üzerine zarar gördü ğü olay ın ele al ındığı Önery ıldız/Türkiye ([BD], B. No: 48939/99, 30/11/2004) karar ında AİHM, mülkiyet hakk ının pozitif yükümlülükler yönünden ihlal edildi ğine karar verdi ği gibi meseleyi etkili ba şvuru hakk ına ilişkin 13. madde yönünden de ele alm ıştır. AİHM'e göre Sözle şme'nin 13. maddesi, ulusal hukuk sistemlerinin yetkili ulusal otoritelere Sözle şme kapsam ında ileri sürülebilir bir şikâyetin özünü ele almalar ına Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 7salahiyet tan ıdığı etkili bir hukuk yolunu eri şilebilir k ılmas ını gerektirir. Bunun amac ı ise uluslararas ı şikâyet mekanizmas ını AİHM önünde harekete geçirmek zorunda kalmadan önce bireylerin Sözle şme haklar ının ihlalleri için ulusal düzeyde uygun bir telafi elde edebilecekleri bir yol sa ğlamakt ır (Önery ıldız/Türkiye, 145). Bununla birlikte A İHM; 13. madde ile sa ğlanan koruman ın herhangi bir özel çözüm yöntemi gerektirecek kadar ileri gitmediğini, taraf devletlerin bu hüküm kapsam ındaki yükümlülüklerini yerine getirme konusunda belirli bir takdir aral ığının olduğunu kabul etmi ştir (Önery ıldız/Türkiye, 146). AİHM, başvurucunun evinin ve e şyalar ının kayb ı yönünden tazminat yolu etkin bir şekilde işletilmediği için Sözle şme'ye ek (1) No.lu Protokol'ün 1. maddesi ile ba ğlant ılı olarak 13. maddenin ihlal edildi ğine karar vermi ştir (Önery ıldız/Türkiye, 156, 157). V.İNCELEME VE GEREKÇE 30. Anayasa Mahkemesinin 3/2/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 31. Başvurucu, demir yolu hatt ı sebebiyle mülkünde olu şan zarar karşılanmad ığından mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Başvurucu, bu bağlamda evin ruhsat ının bulunmamas ının zarar ının karşılanma yükümlülü ğünü ortadan kald ırmayacağını belirtmi ştir. Başvurucu, zarar ın süregelen niteli ği dikkate al ındığında davan ın süre aşımından reddedilmesinin adil yarg ılanma hakk ını ihlal ettiğini ifade etmi ştir. Başvurucu ayr ıca evinin y ıkılma tehlikesinin bulunmas ı sebebiyle ya şam hakk ının da ihlal edildiğini iddia etmi ştir. B. Değerlendirme 32. Anayasa'n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 33. Anayasa'n ın "Temel hak ve hürriyetlerin korunmas ı" kenar ba şlıklı 40. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Anayasa ile tan ınm ış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden ba şvurma imkân ının sağlanmas ını isteme hakk ına sahiptir." 34. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 35. Başvurucu, mülkiyet hakk ının ihlali iddias ının yan ında adil yarg ılanma ve yaşam haklar ının da ihlal edildi ğini ileri sürmektedir. Bununla birlikte ba şvurucunun tapu maliki oldu ğu taşınmaz üzerinde bulunan konutunun ula şım faaliyetleri sebebiyle hasar gördüğü hâlde bu zarar ın tazmin edilmedi ği iddias ı özü itibar ıyla mülkiyet hakk ını ilgilendirmektedir. Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 836. Başvuruya konu olayda demir yolu hatt ında yük ta şımac ılığı sıras ında meydana gelen titre şimler sebebiyle ba şvurucunun mülkü üzerindeki konutunun hasar gördü ğü hususu derece mahkemelerindeki yarg ılama s ıras ında sunulan bilirki şi raporuyla tespit edilmi ştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi davan ın süresinde aç ılmad ığı gerekçesiyle davay ı reddetmiştir. Bu durumda ba şvurucunun tazminat isteminin esas ı incelenmemi ştir. Başvurucunun mülküne verilen zarar ın karşılanmas ı istemiyle açt ığı tam yarg ı davas ının esas ının incelenmemesine yönelik şikâyetin Anayasa'n ın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak Anayasa'n ın 40. maddesinde güvence alt ına al ınan etkili başvuru hakk ı kapsam ında değerlendirilmesi gerekti ği sonucuna var ılm ıştır. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 37. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili başvuru hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Mülkün Varl ığı 38. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakk ının var oldu ğunu kan ıtlamak zorundad ır (Mustafa Ate şoğlu ve diğerleri , B. No: 2013/1178, 5/11/2015, 49-54). Anayasa'n ın 35. maddesinin birinci f ıkras ında "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir." denilmek suretiyle mülkiyet hakk ı güvence alt ına alınm ıştır. Anayasa'n ın an ılan maddesiyle güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ı, ekonomik değer ifade eden ve parayla de ğerlendirilebilen her türlü mal varl ığı hakk ını kapsamaktad ır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, 20). Bu ba ğlamda mülk olarak de ğerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunlar ın üzerinde tesis edilen s ınırlı ayni ve fikrî haklar ın yan ı sıra icras ı kabil olan her türlü alacak da mülkiyet hakk ının kapsam ına dâhildir ( Mahmut Duran ve di ğerleri , B. No: 2014/11441, 1/2/2017, 60). 39. Anayasa'da yer alan mülkiyet hakk ı mevcut mal, mülk ve ekonomik de ğerleri koruyan bir temel hakt ır. Kişinin hâlihaz ırda sahibi olmad ığı bir mülkün mülkiyetini kazanma beklentisi -bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursa olsun- mülkiyet kavram ı içinde değildir ( Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi , B. No: 2012/636, 15/4/2014, 36). 40. Anayasa Mahkemesi daha önce pek çok karar ında şehir planlamas ı ile ilgili düzenlemelere ayk ırı şekilde in şa edilmesi sebebiyle idari makamlarca yap ının her an yıkılmas ı mümkünken bu yönde bir giri şimde bulunulmamas ı ve önlem al ınmamas ı, uzunca bir süre bu duruma sessiz kal ınmas ı, esasen yap ı sebebiyle vergi tahsil edilmesi veya yap ının kamu hizmetlerinden yararland ırılmas ı suretiyle bu alanlarda sosyal ortam ve aile ortam ının oluşturulmas ına izin verilmesi hâlinde, in şa edilen yap ının kullan ılmas ından kaynaklanan ekonomik de ğerin Anayasa'n ın 35. maddesi çerçevesinde önemli bir mal varl ığı değeri ve dolay ısıyla bir mülk oluşturduğunun kabul edilmesi gerekti ğini belirtmi ştir (birçok karar aras ından bkz. Ayşe Öztürk, B. No: 2013/6670, 10/6/2015, 85; Nazif K ılıç, B. No: 2014/5162, 15/6/2016, 35; İrfan Öztekin, B. No: 2014/19140, 5/12/2017, 43-45; Rifat Algan, B. No: 2014/19138, 22/2/2018, 49-51). Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 941. Somut olayda ba şvuruya konu ta şınmaz ın başvurucu ad ına tapuya tescil edildi ği ve üzerindeki konutun da ba şvurucuya ait oldu ğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktad ır. Ayr ıca başvurucunun ta şınmaz ı üzerine in şa ettiği ev için muhtardan mevzuat ın zorunlu kıldığı izni almam ış olmas ı evin mülkiyet hakk ına ilişkin anayasal güvencelerden yararland ırılmas ına engel te şkil etmemektedir. Köy yerlerinde yap ılacak inşaatlar için muhtardan izin alma zorunlulu ğuna uyulmamas ı idari birtak ım yapt ırımlar ı gerektirse de te k başına bu eksiklik in şaat ın mülk te şkil etmesine mâni de ğildir. Somut olayda yap ının mevzuata ayk ırılığı hususunda ba şvurucunun kamu makamlar ınca uyar ıldığına ilişkin bir bilgi derece mahkemesi kararlar ına yans ımam ıştır. Dolay ısıyla söz konusu yap ının bu kadar uzun bir süre kullan ılmas ının başvurucu bak ımından önemli bir ekonomik menfaat te şkil ettiği ve bu yönden ba şvurucunun Anayasa'n ın 35. maddesi uyar ınca mülkiyet hakk ı kapsam ında korunmas ı gereken bir menfaatinin mevcut oldu ğu kabul edilmi ştir. b. Genel İlkeler 42. Etkili ba şvuru hakk ı anayasal bir hakk ının ihlal edildi ğini ileri süren herkese hakk ın niteliğine uygun olarak iddialar ını inceletebilece ği makul, eri şilebilir, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlar ını ortadan kald ırmaya (yeterli giderim sa ğlama) elveri şli idari ve yarg ısal yollara ba şvuruda bulunabilme imkân ı sağlanmas ı olarak tan ımlanabilir ( Y.T. [GK], B. No: 2016/22418, 30/5/2019, 47; Murat Haliç , B. No: 2017/24356, 8/7/2020, 44). 43. Öte yandan şikâyetlerin esas ının incelenmesine imkân sa ğlayan ve gerekti ğinde uygun bir telafi yöntemi sunan etkili hukuk yollar ının olmas ı ilgililere etkili ba şvuru hakk ının sağlanmas ının bir gere ğidir. Buna göre ki şilerin ma ğduriyetlerinin giderilmesi amac ıyla öngörülen yarg ı yollar ının mevzuatta yer almas ı yaln ız başına yeterli olmay ıp bu yolun ayn ı zamanda pratikte de ba şarı şans ı sunmas ı gerekir. Söz konusu yola ba şvurulabilmesi için öngörülen ko şullar somut olaylara tatbik edilirken dayanak i şlem, eylem ya da ihmallerden kaynaklanan savunulabilir nitelikteki iddialar ın bu do ğrultuda geni ş şekilde değerlendirilmesi, ko şullar ın oluşmad ığı sonucuna ula şılmas ı durumunda ise bu durumun yarg ı makamlar ı taraf ından ilgili ve yeterli gerekçelerle aç ıklanmas ı gerekir ( İlhan Gökhan , B. No: 2017/27957, 9/9/2020, 47, 49). 44. Anayasa'n ın 35. maddesinde "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir." hükmüne yer verilerek mülkiyet hakk ı güvence alt ına al ınm ıştır. Anayasa'n ın 5. maddesi ise insan ın maddi ve manevi varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamay ı devletin temel amaç ve görevleri aras ında saym ıştır. Mülkiyet hakk ının etkili bir şekilde korunabilmesi yaln ızca devletin bu haklara müdahaleden kaç ınmas ıyla sağlanamaz. Anayasa n ın 5. maddesi ile birlikte de ğerlendirildi ğinde 35. maddesi uyar ınca devletin pozitif yükümlülükleri de bulunmaktad ır. Bu pozitif yükümlülükler kimi durumlarda özel ki şiler aras ındaki uyuşmazl ıklar da dâhil olmak üzere söz konusu temel haklar ın korunmas ı için belirli tedbirlerin al ınmas ını gerektirmektedir (AYM, E.2019/40, K.2020/40, 17/7/2020, 37; AYM, E.2019/11, K.2019/86, 14/11/2019, 13; Türkiye Emekliler Derne ği, B. No: 2012/1035, 17/7/2014, 34-38; Eyyüp Boynukara , B. No: 2013/7842, 17/2/2016, 39-41; Osmanoğlu İnşaat Eğitim G ıda Temizlik Hizmetleri Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limitet Şirketi , B. No: 2014/8649, 15/2/2017, 43). 45. Devletin pozitif yükümlülükleri nedeniyle mülkiyet hakk ı bak ımından koruyucu ve düzeltici baz ı önlemler almas ı gerekmektedir. Koruyucu önlemler mülkiyete müdahale edilmesini önleyici; düzeltici önlemler ise müdahalenin etkilerini giderici, di ğer bir ifadeyle Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 10telafi edici yasal, idari ve fiilî tedbirleri kapsamaktad ır. Mülkiyet hakk ına müdahalenin malik üzerinde do ğurduğu olumsuz sonuçlar ın mümkünse eski hâle döndürülmesi, mümkün de ğilse malikin zarar ve kay ıplar ının telafi edilmesini sa ğlayan idari veya yarg ısal birtak ım hukuki mekanizmalar ın oluşturulmas ı devletin pozitif yükümlülüklerinin bir gere ğidir ( Osmanoğlu İnşaat Eğitim G ıda Temizlik Hizmetleri Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limitet Şirketi , 46, 48). 46. Dolay ısıyla devletin özellikle yerle şim yerlerinin alt ında ya da yak ınında demir yolu taşımac ılığı faaliyeti yap ılmas ı hâlinde titre şim etkisiyle ki şilerin yaşam hakk ı ile maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ı yan ında mülkiyet hakk ının zarar görmemesi için gerekli tedbirleri alma şeklinde pozitif yükümlülü ğü bulunmaktad ır (madencilik faaliyeti yönünden benzer de ğerlendirme için bkz. Sabri Uhra ğ [GK], B. No: 2017/34596, 29/12/2020, 57). 47. Devletin temel hak ve özgürlükler ile ilgili an ılan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, demir yolu i şletmeciliği s ıras ında söz konusu haklara zarar verildi ğini savunulabilir şekilde iddia eden herkesin yetkili makama gecikmeksizin ba şvurma imkân ının, diğer bir ifadeyle etkili ba şvuru hakk ının sağlanmas ı ise Anayasa'n ın 40. maddesinin gere ğidir. c.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 48. Somut olayda ba şvurucu, demir yolu hatt ının kullan ımının yol açt ığı titreşimler sebebiyle evinin zarar gördü ğünü ve de ğerinin dü ştüğünü iddia etmi ş; bu sebeple olu şan zarar ın tazmini istemiyle tam yarg ı davas ı açm ıştır. İdare Mahkemesi ba şvurucunun tazminat talebini, demir yolunun in şası sebebiyle ta şınmazda olu şan zarar ve titre şimler sebebiyle taşınmazda olu şan zarar şeklinde iki farkl ı olguya dayand ırdığını kabul etmi ş ve ikisi yönünden ayr ı ayr ı değerlendirme yapm ıştır. İdare Mahkemesi, demir yolu hatt ının inşası sebebiyle ta şınmazda de ğer kayb ı oluştuğu iddias ı yönünden davay ı süre aşımı gerekçesiyle reddetmiştir. İdare Mahkemesinin kabulüne göre bu olguya dayal ı zarar, demir yolu hatt ının açıldığı tarihte olu şmuş ve dolay ısıyla dava açma süresi bu tarihte i şlemeye ba şlam ıştır. İdare Mahkemesi titre şimler dolay ısıyla binada hasar olu ştuğu iddias ını ise esastan incelemi ş ancak binan ın gerekli izinler al ınmaks ızın ve fenne ayk ırı olarak in şa edilmesi sebebiyle mülkiye t hakk ının güvencelerinden istifade edilemeyece ği gerekçesiyle idarenin tazminat ödeme yükümlülü ğünün doğmad ığı sonucuna ula şmıştır. 49. Bölge İdare Mahkemesi ise İdare Mahkemesinin gerekçesini bütünüyle değiştirerek davay ı süre aşımından reddetmi ştir. Bölge İdare Mahkemesi, ba şvurucunun eylemin idarili ğini Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan bilirki şi raporundan haberdar oldu ğu 3/2/2014 tarihinde ö ğrendiğini ve bu tarihten itibaren dava açma süresinin i şlemeye başlad ığını kabul etmi ştir. 50. Mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ı yönünden incelenecek ilk mesele ba şvurucunun mülküne zarar verildi ği iddias ını öne sürebilece ği ve varsa bu zarar ının tazminini sa ğlayabilece ği başvuru yolunun bulunup bulunmad ığıdır. İdarenin kam u hizmetinin yürütümü s ıras ında kişilerin mülklerine zarar vermesi hâlinde malikin 2577 say ılı Kanun'un 13. maddesi uyar ınca eylemi ö ğrendiği tarihten itibaren bir y ıl içinde ve her hâlde eylem tarihinden itibaren be ş yıl içinde idareye ba şvurarak zarar ının tazminini istemesi, bu isteğin k ısmen veya tamamen reddedilmesi hâlinde ise bu konudaki i şlemin tebli ğinden itibaren dava açma süresi içinde tam yarg ı davas ı açmas ı mümkündür. Tam yarg ı davas ında idari mahkemenin idarenin mülke zarar verip vermedi ğini inceleme ve varsa bu zarar ın Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 11tazminine hükmetme yetkisine sahip oldu ğu noktas ında başvurucunun bir itiraz ı bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla başvurucunun mülkiyet hakk ına verilen zararlar ın tazminini sağlayacak etkili ba şvuru yolunun teorik düzeyde oldu ğu aç ıktır. 51. Anayasa Mahkemesince incelenecek ikinci mesele ise teorik düzeyde etkili olduğu tespit edilen bu yolun ba şvurucunun davas ında fiilî olarak i şleyip işlemediğini, diğer bir ifadeyle pratikte ba şarı şans ı sunup sunmad ığını incelemektir. Ba şvurucunun açt ığı tam yarg ı davas ı, esas ı incelenmeden süre a şımı gerekçesiyle reddedilmi ştir. Davan ın esas ının incelenmemi ş olmas ı tek ba şına etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ği anlam ına gelmemektedir. Anayasa'n ın 40. maddesinde düzenlenen etkili ba şvuru hakk ı, temel hak ve özgürlüklerin korunmas ı amac ıyla oluşturulan idari ve yarg ısal mekanizmalar ın birtak ım usul şartlar ına bağlanmas ını yasaklamad ığı gibi kişileri, kanunda öngörülen usul şartlar ına uyma yükümlülü ğünden muaf tutmamaktad ır. Dolay ısıyla tam yarg ı davas ına ilişkin süre şart ına uymayan ki şinin davas ının reddedilmesi etkili ba şvuru hakk ının ihlal edilmesi sonucunu doğurmamaktad ır. Bununla birlikte süre ve di ğer usul şartlar ının o yolun kullan ılmas ını imkâns ız k ılacak ya da a şırı derecede zorla ştıracak, ba şarı şans ını zay ıflatacak şekilde yorumlanmas ı etkili başvuru hakk ının ihlaline yol açabilir. 52. Somut olayda Bölge İdare Mahkemesi; ba şvurucunun Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan bilirki şi raporundan haberdar oldu ğu 3/2/2014 tarihinde eylemin idariliğini öğrendiğini, 2577 say ılı Kanun'un 13. maddesinin birinci f ıkras ında sözü edilen bir yıllık idareye ba şvuru süresinin bu tarihten itibaren i şlemeye ba şlad ığını kabul etmi ştir. Anayasa Mahkemesince incelenecek mesele Bölge İdare Mahkemesinin bu yorumunun başvurucunun tam yarg ı davas ı açmas ını imkâns ız k ılıp k ılmad ığı veya zorla ştırıp zorlaştırmad ığıdır. 53. Başvurucunun idareye ba şvuru dilekçesinde ve dava dilekçesinde ileri sürdü ğü temel iddia, demir yolu hatt ından kaynaklanan titre şimler sebebiyle evinde çatlaklar olu ştuğu ve bu sebeple evinin de ğerinin dü ştüğüdür. Dolay ısıyla zarar ın dayand ırıldığı temel olgu, demir yolu hatt ından neşet eden titre şimlerdir. Evin duvar ında çatlaklar olu şmas ına ve değerinin dü şmesine yol açan as ıl olgu demir yolu hatt ının varl ığı değil kullan ılmas ı ve titreşimlere kaynakl ık etmesidir. Bu hâliyle ba şvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahale anl ık olmay ıp süregelen niteliktedir. Di ğer bir ifadeyle zarar devam etti ği sürece başvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahale de varl ığını koruyacakt ır. Süregelen müdahalelerde ki şinin mağdur statüsü müdahale boyunca varl ığını sürdürece ğinden kişiyi müdahale bitmeden önceki bir a şamada idareye ba şvurmaya zorlay ıcı yorumlar ki şiye aşırı külfet yükler ve tam yarg ısı davas ı aç ılmas ını zorlaştırır. 54. Bu nedenle Bölge İdare Mahkemesinin tam yarg ısı davas ı açma süresine ili şkin yorumunun a şırı şekilci oldu ğu ve başvurucunun tam yarg ı davas ı açmas ını zorlaştırdığı değerlendirilmi ştir. Bu hâliyle mülkiyet hakk ına ilişkin ihlalin giderilmesi bak ımından teorik düzeyde etkili oldu ğu saptanan tam yarg ı davas ı yolu Bölge İdare Mahkemesinin şekilci ve kat ı yorumu sebebiyle somut olayda ba şarı şans ı sunma kapasitesini yitirmi ştir. 55. Sonuç olarak Bölge İdare Mahkemesinin ba şvurucunun mülkiyet hakk ının ihlal edildiği iddias ının esas ının incelenmesini ve giderim sa ğlanmas ını engelleyen yorumu nedeniyle Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ı ile bağlant ılı olarak Anayasa'n ın 40. maddesinde düzenlenen etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ğine kara r verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 123. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 56. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir. (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 57. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini ve yarg ılaman ın yenilenmesine hükmedilmesini talep etmi ştir. Başvurucu ayr ıca evinde meydana gelen zarar nedeniyle 50.000 TL maddi, duydu ğu korkular nedeniyle de 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini istemi ştir. 58. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B.No: 2016/12506, 7/11/2019). 59. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 60.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 13ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 61.İncelenen ba şvuruda derece mahkemelerinin yorumu nedeniyle ba şvurucunun mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmi ştir. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılm ıştır. 62. Bu durumda mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örneğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 63.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 64. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve 4.500 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 4.864,60 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ı ile bağlant ılı olarak Anayasa'n ın 40. maddesinde düzenlenen etkili ba şvuru hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İzmir 1. İdare Mahkemesine (E.2016/820, K.2018/878) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat talebinin REDD İNE, E. 364,60 TL harç ve 4.500 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 4.864,60 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz UYGULANMASINA, Başvuru Numaras ı: 2019/16301 Karar Tarihi : 3/2/2022 14G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 3/2/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.