21. Hukuk Dairesi 2017/2064 E. , 2018/532 K. "" MAHKEMESİ : ... 33. İş Mahkemesi KARAR A) Davacı İstemi: Davacı, asıl davada; 5510 sayılı Yasa'nın 56/2.fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptalini, davacının davalı kurum nezdinde 55296,80 TL borçlu olmadığının tespitine, kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, kesildiği tarihten itibaren yenide…
**21. Hukuk Dairesi 2017/2064 E. , 2018/532 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... 33. İş Mahkemesi KARAR A) Davacı İstemi: Davacı, asıl davada; 5510 sayılı Yasa'nın 56/2.fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptalini, davacının davalı kurum nezdinde 55296,80 TL borçlu olmadığının tespitine, kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanan aylıkların davalı kurumdan bağlanma tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabı: Davalı SGK vekili özetle; idari başvuru şartı gerçekleşmeden dava açıldığından hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesine, hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, davacının boşandığı eşi ile 23.10.2008 ile 22.05.2015 tarihleri arasında birlikte yaşadığının tespit edildiğini, 5510 sayılı Yasa'nın 56/son fıkrası gereğince aylıkların kesildiğini,denetmen raporunun 5510 sayılı Yasa'nın 59. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde bulunduğunu, kurum işleminin yerinde olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı: İlk derece Mahkemesince; “Dosya içerisindeki tüm kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde davacının yakın komşuluk ilişkisi olmayan komşularının dinlendiği, günümüz apartman yaşamı koşullarında ailelerin birbirini yakından tanımadığı olgusu gözetildiğinde; dinlenen komşuların davacının evli olduğunu düşünmeleri olağandır. Duruşmadaki beyanlarında tanık olarak adliyede bulunan davacının boşandığı eşini tanımadıkları da anlaşılmıştır. Diğer yandan davacı ve boşandığı eşinin adres hareketleri ve oy kullandıkları sandıklar da birlikte yaşamayı destekler nitelikte değildir. Davacı tanığının samimi beyanı ve tüm dosya içeriğine göre davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı kanıtlanamadığından davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” gerekçesiyle DAVANIN KABULÜNE, davacının ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, davacının kesinlen aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının yersiz ödeme nedeniyle kuruma borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu ; Davalı SGK vekili; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, Kurumdan alacaklı olanlara faiz ödeneceğine ilişkin yasada hüküm bulunmadığını, 5502 sayılı yasaya aykırı olarak aleyhe harca hükmedildiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiş D) Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :