10. Hukuk Dairesi 2025/18514 E. , 2025/17888 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/245 E., 2025/319 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yenide…
10. Hukuk Dairesi 2025/18514 E. , 2025/17888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/245 E., 2025/319 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle 1.249.887,65 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin Dairemizce bozulan 04.04.2024 tarihli kararıyla davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 45.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemiz'in 17.06.2025 tarihli kararı ile somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranı, her ne kadar tespit dosyasında %22,20 olarak tespit edilmiş ise de eldeki dava dosyasında davalı lehine %17,20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden usuli kazanılmış hak oluştuğu, mahkemece, davacı tarafça itiraza uğramayan 19.07.2022 tarihli bilirkişi hesap raporunun %17,20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden yapılan hesaplama ihtimaline itibar edilerek davacının maddi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla davacı lehine 319.791,64 TL maddi tazminat ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden mahkemenin önceki kararının istinaf incelemesi aşamasında kesinleştiğinden bahisle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranı konusunda kesin hüküm mevcut olduğunu, hesaplamada bilinen dönemin güncellenmemesinin hatalı olduğunu, yeniden hesap raporu alınması gerektiğini, asgari ücret artışlarının kamu düzeni ile ilgili olduğunu, bu nedenle davanın her aşamasında uygulanmasının zorunlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararında davacının manevi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiğini, nitekim işbu dosyada talep edilen manevi tazminat alacağının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda kesinleştiğini, bu alacak kalemi bakımından dosyanın kesinleşmiş olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince de manevi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, buna rağmen manevi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olmasına karşın bu alacak kaleminin fer’îsi niteliğinde bulunan vekâlet ücreti bakımından davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu ve bozma sebebi teşkil ettiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, kusur yönünden müvekkilin kusursuz olduğunu, her ne kadar bu hususun bozma kapsamı dışında kaldığı belirtilmiş ise de müvekkil yönünden kusur bulunmadığının dosya kapsamıyla sabit olduğunu, davacı için tespit edilen maluliyet oranının fahiş derecede yüksek olduğunu, bu maluliyet oranı esas alınarak hesaplanan maddi tazminat miktarının da çok yüksek olduğunu, yapılan hesaplama ve uygulanan hesaplama yönteminin hatalı bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesinin bu hususları dikkate almamasının ve Bölge Adliye Mahkemesinin de bu kararı kaldırmamasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca hesaplanan tazminattan peşin sermaye değerinin tenzil edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, Dairemiz'in bozma kararının Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin olduğu, hüküm altına alınan manevi tazminata ilişkin ayrı bir onama kararı verilmediği anlaşılmaktadır. Somut olayda Dairemiz bozma kararı kapsamına göre manevi tazminat hakkında kurulan hükmün bozma dışı kaldığı açık ise de manevi tazminat hükmü yönünden ayrı bir onama kararı bulunmadığına ve bozma kararı İlk Derece Mahkemesi kararının bütününe ilişkin olduğuna göre manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükmün kesinleştiğinden bahsedilebilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle manevi tazminat istemi hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370'inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz incelemesine konu 14.10.2025 tarihli kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kısmen kabulüne, 319.791,64 TL net maddi tazminat ile 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 24.918,91 TL harçtan davacı tarafça daha önceden yatırılan 870,96 TL peşin harç, 21.327,87 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 22.198,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.720,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı, 870,96 TL peşin harç, 21.327,87 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 22.228,03 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.104,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan kabul ve red oranına göre hesaplanan 479,39 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü sebebiyle davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 51.166,66 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Maddi tazminat talebinin kısmen reddi sebebiyle davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 13/3 maddesi gereğince davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti aşılamayacağından 51.166,66 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kesinleşen hükümdeki kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebi yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kesinleşen hükümdeki reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.