Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucunun mektubunun sakıncalı olduğu gerekçesiyle muhatabına gönderilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin; mektupların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine kaydedilmesi nedeniyle de özel hayata saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucunun mektubunun sakıncalı olduğu gerekçesiyle muhatabına gönderilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin; mektupların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine kaydedilmesi nedeniyle de özel hayata saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 6/11/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hâlen Tarsus 3 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) tutuklu olarak bulunmaktadır. Başvurucu eşine yazdığı mektubun sakıncalı olduğu gerekçesiyle gönderilmemesinden ve tüm mektupların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine (UYAP) kaydedilmesinden yakınmaktadır. A. Mektubun Sakıncalı Bulunarak Gönderilmemesine İlişkin Süreç Başvurucunun Osmaniye 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kaldığı dönemde eşine ve çocuklarına göndermek istediği mektubu değerlendiren Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Disiplin Kurulu) 23/6/2017 tarihinde mektup ekindeki çizimlerin sakıncalı olduğuna karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; mektup ekindeki çizimlerin Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) şifreli olarak örgütsel haberleşmesinin engellenmesi ile kurum asayiş ve güvenliğinin sağlanması amacı kapsamında sakıncalı olduğu vurgulanarak çizimlerin üzerinin kapatılması suretiyle mektubun alıcısına gönderilmesi gerektiği değerlendirmesine yer verilmiştir. Başvurucunun anılan karara itirazını 28/6/2017 tarihinde kabul eden Osmaniye İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği), Disiplin Kurulu kararının iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; incelenen belgelerin sakıncalı kabul edilebilecek bir içeriğe sahip olmadığı, ayrıca gizli haberleşme sayılacak bir ifadeye rastlanılmadığı belirtilmiştir. İlgili Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine İnfaz Hâkimliği, itirazın kabulüyle 28/6/2017 tarihli kararın kaldırılmasına ve başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; on sayfayı aşkın belgenin içeriğinde bazı şekil ve figürler ile sulh ceza mahkemesindeki sorguya ilişkin belgelerin bulunduğu belirtilerek, Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu ifade edilmiştir. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin anılan kararına karşı Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz 3/10/2017 tarihli kararla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; 3/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrasına atıf yapılarak, itirazın dayanağını oluşturan İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğu ifade edilmiştir. Nihai karar 24/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/11/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Mektupların UYAP'a Kaydedilmesine İtiraza İlişkin Süreç Başvurucunun mektuplarının dijital tarama yapılarak UYAP ortamına kaydedilmesinin durdurulmasına yönelik talebi, İnfaz Hâkimliğinin 14/9/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; ülkede yaşanan olaylar nedeniyle kanun hükmünde kararnamelerle belirlenen önlemler kapsamında mektupların sisteme kayıt edildiği belirtildikten sonra, uygulamanın usul ve yasaya uygun olduğu, ayrıca İnfaz Kurumu yetkililerinin takdir yetkilerini kötüye kullandıklarına ilişkin bir delil olmadığı vurgulanmıştır. Başvurucunun anılan karara karşı itirazını, Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesi 20/10/2017 tarihinde, itiraza konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddetmiştir. Nihai karar 25/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/11/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20; Kemal Karanfil, B. No: 2017/24776, 24/5/2018, §§ 15-