Başvuru miras yolu ile intikal ettiği hâlde Maliye Hazinesi adına tescil edilen taşınmazların gayrimüslim cemaat vakfına iadesi sürecinde açılan tazminat davasının kısmen reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru miras yolu ile intikal ettiği hâlde Maliye Hazinesi adına tescil edilen taşınmazların gayrimüslim cemaat vakfına iadesi sürecinde açılan tazminat davasının kısmen reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/4/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, merkezi İstanbul şehrinde olan Ermeni Lisesi Vakfıdır.A. Vasiyetname ve Tenfiz Süreci İstanbul'un Kadıköy ilçesi Zühtüpaşa Mahallesi 279 ada 5 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazın 24/32 payı -048,87 m2- Ermeni kökenli vatandaş K.Ç. (vasiyet eden) adına kayıtlıdır. Vasiyet eden, Beyoğlu Noterliğinin 31/8/1960 tarihli vasiyetnamesi ile adına kayıtlı taşınmazdaki hissesinin tamamını başvurucu Vakfa vasiyet etmiştir. Vasiyet eden 17/1/1968 tarihinde vefat etmiştir. Başvurucu Vakıf, vasiyet edenin mirasçılarının ve miras paylarının belirlenmesi için İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde veraset davası açmıştır. Mahkemenin 7/5/1969 tarihli veraset belgesine göre vasiyet edenin tek mirasçısı kardeşidir. Kadıköy Sulh Hukuk Mahkemesi 10/9/1970 tarihli kararı ile itiraza uğramayan Beyoğlu Noterliğinin 31/8/1960 tarihli vasiyetnamenin tenfizine karar vermiştir. Kadıköy Sulh Hukuk Mahkemesince 12/10/1970 tarihinde verilen izne istinaden vasiyete konu arsa niteliğindeki taşınmaz, kat mülkiyetine çevrilmiş ve 24/32 hisseye karşılık olarak altı bağımsız bölüm düşmüştür. Vasiyet eden adına kayıtlı olup Mahkemenin tenfiz kararı uyarınca başvurucu Vakfa devredilmesi gereken taşınmazlar on iki on üç yıl boyunca devredilmemiştir. Başvurucu Vakıf anılan karar uyarınca zilyetliğinde bulundurduğu taşınmazları kiraya vermek suretiyle taşınmazlardan gelir elde etmiştir. Ayrıca bahsi geçen taşınmazların vergileri 1983 yılına kadar Vakıfça ödemiştir. B. Hazine Adına Tescil ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Süreci Kadıköy Sulh Hukuk Mahkemesi vasiyet edenin başkaca mal varlığı bulunması nedeniyle tereke dosyasında Av. O.A.nın kayyum olarak atanmasına karar vermiş, kayyum ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1974 tarihli bir kararına istinaden vakıfların vasiyetname ile mal edinemeyeceklerinden bahisle dosyanın yeniden ele alınmasını ve keyfiyetin Hazineye ihbar edilmesini istemiştir. Mahkeme, bu dilekçe üzerine durumu Hazineye ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne bildirmiş; Vakıflar Genel Müdürlüğü ve başvurucu Vakıf dilekçelerini sunmuştur. Kadıköy Sulh Hukuk Mahkemesi 20/9/1984 tarihli ek karar ile başvurucu Vakfın veraset yoluyla mal edinemeyeceği kanaatiyle daha önce verilen ve itiraza uğramadan kesinleşmiş tenfiz kararını iptal ederek tereke kapsamından çıkarılan taşınmazları yeniden terekeye dâhil etmiştir. Bunun üzerine Maliye Hazinesi tarafından vasiyet edenin kardeşi hakkında gaiplik kararı alınması amacıyla Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmıştır. Mahkeme 15/11/1989 tarihinde vasiyet edenin kardeşinin gaipliğine hükmetmiş, kararın kesinleşmesinin ardından tavzih yoluyla vermiş olduğu 16/10/1990 tarihli kararla ise vasiyete konu taşınmazların Hazine adına tapuya tescil edilmesine karar vermiştir. Karar üzerine altı bağımsız bölüm 18/12/1990 tarihinde Hazine adına tescil edilmiştir. Maliye Hazinesi 1992 yılında A. İnşaat ve Dış Tic. A.Ş. ile inşaat sözleşmesi yapmış ve İstanbul Noterliğinin 25/6/1992 tarihli işlemi ile 5 parsel sayılı taşınmazın diğer hissedarlarıyla birlikte adı geçen Şirkete vekâlet vermiştir. Bina yıkılmış ve 5/11/1992 tarihli işlem ile cins tashihi yapılarak arsaya dönüştürülmüştür. İstanbul'un Kadıköy ilçesi Zühtüpaşa Mahallesi 279 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile vasiyetname kapsamında kalan 5 parsel sayılı taşınmaz 5/11/1992 tarihinde tevhit edilmiş ve oluşan 771 m2 büyüklüğündeki 19 parsel sayılı taşınmazın 049 m2 si Hazine adına tescil edilmiştir. Tevhit edilen taşınmazla ilgili olarak 30/11/1992 tarihinde inşaat ruhsatı alınmış ve otuz iki daire yapılmasına karar verilmiştir. Kadıköy Noterliğinin 29/1/1993 tarihli işlemi ile bağımsız bölümlerin kimlere ait olacağı belirlenmiştir. Başvurucu Vakfın beyanına göre biri hisseli olmak üzere on üç bağımsız bölüm Hazineye kalmıştır. Başvurucu Vakıf, noter işlemi neticesinde 279 ada 19 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 1, 5, 6, 7, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 19 ve 20 numaralı bağımsız bölümlerin tamamı ile 8 numaralı bağımsız bölümün 77078/171802 hissesinin Hazineye ait olacağının öngörüldüğünü ifade etmiştir. Maliye Hazinesi tarafından 7, 8, 10, 12 ve 14 numaralı bağımsız bölümler muhtelif tarihlerde üçüncü kişilere satılmıştır. İade Süreci 20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu 27/2/2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5737 sayılı Kanun’un geçici maddesi ile 1936 beyannamelerinde kayıtlı olup hâlen bu vakıfların tasarruflarında bulunan, nam-ı müstear veya nam-ı mevhumlar adına tapuda kayıtlı olan taşınmazlar ile 1936 beyannamesinden sonra cemaat vakıfları tarafından satın alınmış, cemaat vakıflarına vasiyet edildiği veya bağışlandığı hâlde mal edinememe gerekçesiyle Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, vasiyet edenler veya bağışlayanlar adına tapuda kayıtlı olan taşınmazların tapu kayıtlarındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on sekiz ay içinde müracaat edilmesi hâlinde Vakıflar Meclisinin olumlu kararından sonra ilgili tapu sicil müdürlüklerince cemaat vakıfları adına tescil edilmeleri hükme bağlanmıştır. Başvurucu Vakıf 5737 sayılı Kanun'un geçici maddesi kapsamında vasiyetnameye konu taşınmazların iade edilmesi için Vakıflar Genel Müdürlüğünden talepte bulunmuştur. İdare 5/7/2010 tarihli yazısıyla taleplerin değerlendirmeye alınmadığını bildirmiştir. 5737 sayılı Kanun'a 22/8/2011 tarihli ve 651 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin maddesiyle eklenen geçici maddesinin birinci fıkrası ile cemaat vakıflarının 1936 beyannamesinde kayıtlı olup malik hanesi açık olan taşınmazları, 1936 beyannamesinde kayıtlı olup kamulaştırma, satış ve trampa dışındaki nedenlerle Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, belediye ve il özel idaresi adına kayıtlı taşınmazları ve 1936 beyannamesinde kayıtlı olup kamu kurumları adına tescilli olan mezarlıkları ve çeşmelerinin tapu kayıtlarındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on iki ay içinde müracaat edilmesi hâlinde Vakıflar Meclisinin olumlu kararından sonra ilgili tapu sicil müdürlüklerince cemaat vakıfları adına tescil edilmesine olanak tanınmıştır. Ayrıca maddenin ikinci fıkrasında da cemaat vakıfları tarafından satın alınmış, cemaat vakıflarına vasiyet edildiği veya bağışlandığı hâlde mal edinememe gerekçesiyle Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tapuda kayıt edilen taşınmazlardan üçüncü şahıslar adına kayıtlı olanların Maliye Bakanlığınca tespit edilen rayiç değerinin Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ödeneceği düzenlenmiştir. Başvurucu Vakıf, 5737 sayılı Kanun'un geçici maddesinin yürürlüğe girmesi üzerine sekiz taşınmazın adına tescili talebiyle Vakıflar İstanbul Bölge Müdürlüğüne müracaat etmiştir. Vakıflar Meclisi 25/3/2013 tarihinde taşınmazların anılan Kanun maddesinin kapsamında olmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. Tazminat Davası Süreci Başvurucu Vakıf, 5737 sayılı Kanun'un geçici maddesi kapsamında diğer taşınmaz bölümleriyle ilgili talepte bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla sadece Maliye Hazinesi tarafından üçüncü kişilere satılan beş bağımsız bölümle ilgili olarak İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası açmıştır. Başvurucu Vakıf dava dilekçesinde özetle dava konusu taşınmazla ilgili olarak yapılan tevhit işlemi neticesinde inşaat ruhsatı alındığını, noterde tüm hissedarların katılımıyla yapılan paylaşıma göre on üç bağımsız bölümün Hazineye düştüğünü belirtmiştir. Vakıf ayrıca sekiz bağımsız bölümün hâlen Hazine adına kayıtlı olduğunu, 7, 8, 10, 12 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin ise Hazine tarafından üçüncü kişilere satıldığını ileri sürmüştür. Son olarak üçüncü kişilere satılan bu taşınmazlarla ilgili tazminat talebinde bulunmuştur. Maliye Hazinesi savunma dilekçesinde özetle başvurucu Vakıf tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden Hazineye on üç bağımsız bölüm düştüğü iddiasının yersiz olduğunu, sözleşme gereğince dokuz bağımsız bölümün Hazine adına tescil edildiğini vurgulamıştır. Yüklenici inşaat firması tarafından Hazine alacağına karşı teminat olarak fazladan dört bağımsız bölümün üzerinde kat irtifakı kurulmuş ise de bunların inşaat yapımı aşamalarında kademeli ve belli bir program dâhilinde, şirketin inşaatı bitirme oranına göre şirket tasarrufuna bırakıldığı ifade edilmiştir. Ayrıca başvurucu Vakfın 5737 sayılı Kanun'un geçici maddesinde belirtilen vakıflardan olmadığı ve bu taşınmaz üzerinde hak iddia etmesinin söz konusu olmayacağı öne sürülmüştür. Mahkemece 21/3/2014 tarihinde bilirkişilerle birlikte keşif yapılmıştır. Yapılan keşif sonucu 15/4/2014 tarihli bilirkişi raporu ve bu rapora itiraz üzerine düzenlenen ek raporlar Mahkemeye sunulmuştur. Bilirkişi raporu ve ek raporlarda özetle şu tespitlere yer verilmiştir:i. Dava konusu 279 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 24/32 hissesi K.Ç. adına kayıtlıyken komşu 4 parsel sayılı taşınmaz ile tevhit edilerek 19 parsel sayılı taşınmaz oluşmuştur. Bu parsel üzerinde 18 kattan oluşan binada 32 bağımsız bölüm bulunmaktadır.ii. Taşınmazda kayıtlı 1, 5, 6, 7, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 19 ve 20 numaralı bağımsız bölümlerin tamamı Maliye Hazinesi adına kayıtlıyken 8 numaralı bağımsız bölüm ile hisseli olarak Maliye Hazinesi adına kayıtlıdır.iii. 7, 8, 10, 12 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin satışı Hazine tarafından gerçekleştirilmiştir. 7 numaralı bağımsız bölüm ihale yoluyla satılmıştır. Son duruma göre sekiz bağımsız bölüm hâlen Hazine adına kayıtlıdır.iv. Dava konusu parselin bulunduğu yer, mevki ve mimari projesi itibarıyla 10, 12 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin dava tarihi itibarıyla rayiç değeri ayrı ayrı 000 TL, 8 numaralı bağımsız bölümün dava tarihi itibarıyla rayiç bedeli 000 TL, 7 numaralı bağımsız bölümün dava tarihi itibarıyla rayiç bedeli 000 TL'dir. v. İtiraz üzerine dosya yeniden değer yönünden bilirkişilere tevdi edilmiş ve ek rapor alınmıştır. Buna göre 8, 10, 12 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin maliki Hazine iken Hazine temsilcisinin verdiği vekâlet ile satışlar A. İnşaat ve Dış Tic. A.Ş. tarafından yapılmıştır. 7 numaralı bağımsız bölüm ise ihale ile Hazine tarafından satılmıştır. Raporda belirtilen değerler değerlendirme tarihine uygundur.vi. Dava konusu yapılan 8, 10, 12 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhite düşen yerlerden olup olmadığı hususunda net bir açıklama bulunmadığı ifade edilerek anılan bağımsız bölümlerin sözleşme gereğince arsa sahibi Hazineye düşen bağımsız bölümler mi yoksa müteahhite düşen bağımsız bölümler mi olduğunun net olarak belirlenmesi için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişiler tarafından 26/8/2015 tarihli ikinci ek rapor Mahkemeye sunulmuştur.vi. Raporda yükleniciyle yapılmış kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre %34,60 hissenin müteahhite, %65,40 hissenin arsa sahibine ait olacağının kararlaştırıldığı açıklanmıştır. Sözleşmenin özel idari teknik şartnamesinde hazineye verilecek daire adedinin 1, 3, 4, 5, 6, 7 ve katlardan 140 m2 alanlı toplam yedi, 3 ve katta 217 m2 alanlı iki olacağının öngörüldüğü ifade edilmiştir. Mahkeme 3/9/2015 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Kararın gerekçesinde özetle;i. Başvurucu Vakfın mevcut yasal düzenlemeler kapsamına göre dava açma hakkının bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği açıklanmıştır. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 26/11/2014 tarihli raporda başvurucu Vakfın 5737 sayılı Kanun'un geçici maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak Hazineden tazminat talep edebileceğinin belirtildiği ifade edilerek Vakfın dava açma hakkının olduğu kabul edilmiştir.ii. Dava konusu taşınmazda resen oluşturulan bilirkişi kurulu ile birlikte 21/3/2014 tarihinde keşif yapıldığı, yapılan keşif sonucu düzenlenen 15/4/2014 tarihli bilirkişi raporu ve ek raporuna itibar edildiği ifade edilmiştir. Raporda özetle sözleşmeye göre Hazineye dokuz bağımsız bölüm verileceği açıklanmıştır. iii. Başvurucu Vakfın dosya kapsamına göre cemaat vakıflarından olduğu ve yabancı vakıf niteliğinde bulunmadığı belirtilmiştir. iv. Hazinenin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve satış vaadi sözleşmesi ile taşınmaz üzerinde inşaat yapımını sağladığına ve Hazinenin başvurucunun halefi olarak sözleşmeyi imzaladığına dikkat çekilmiştir. v. Sözleşmede arsa sahibinin oranının %65,40 olduğu ve buna karşılık dokuz bağımsız bölüm isabet ettiği açıklanmıştır. Kalan dört bağımsız bölümün ise sözleşmede müteahhit hissesine tekabül eden bağımsız bölümler olduğu belirtilmiştir. Bu bağımsız bölümlerin idare tarafından verilen vekâletname ile yüklenici şirket tarafından satıldığının tapu kaydından görüldüğünün altı çizilmiştir. Buna göre anılan bağımsız bölümlerin sözleşme gereğince müteahhidin emeği karşılığında verildiğinin açık olduğu belirtilmiştir.vi. Sonuç olarak davalı idarenin sadece 7 numaralı bağımsız bölümün satışı nedeni ile başvurucu Vakfa karşı sorumlu olduğu, diğer dört bağımsız bölümün ise müteahhidin sözleşmedeki %34,60 hissesine denk geldiği kanaatine varılmıştır. Başvurucu Vakıf tarafından temyiz edilen karar Yargıtay Hukuk Dairesince (Daire) 4/10/2016 tarihinde onanmıştır. Başvurucu Vakfın karar düzeltme talebi Daire tarafından 27/2/2017 tarihinde reddedilmiş, nihai karar başvurucu vekiline 13/3/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 10/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Haralambos Sakati ve diğerleri, B. No: 2015/15815, 4/4/2019, §§ 34-