(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9151 E. , 2011/8498 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine Bursa 9.İcra Müdürlüğünün 2009/5492 sayılı dosyasından yürütüle…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9151 E. , 2011/8498 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine Bursa 9.İcra Müdürlüğünün 2009/5492 sayılı dosyasından yürütülen takipte, 10.6.2009 tarihinde uygulanan haciz işleminde borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkili şirkete ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini, takip borçlusunun davacı şirket ortağı olmasına rağmen, borcun şahsi borç olduğunu ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (alacaklı) vekili, davacı 3.kişi ile borçlu arasında organik bağ bulunduğunu, aynı takip dosyasından 16.5.2009 tarihinde yapılan hacizle ilgili olarak aynı 3.kişinin açtığı istihkak davası sonunda, mahkemece 24.11.2009 tarihinde 2009/652-1156 sayılı dosyadan davanın reddine karar verilmiş olduğunu, ayrıca; borçlunun takip dayanağı senedin sahte olduğuna dair müvekkili hakkında yapmış olduğu şikayette imzanın borçluya ait olduğu belirlenerek müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, borçlu hakkında da iftira suçundan Bursa 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1405 Esas sayılı dosyasından ceza davası açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı (borçlu) cevap vermemiştir. Mahkemece; haczin borçlunun gıyabında, takip dayanağı senet ve takip talebinde gösterilen ve ödeme emri tebliğ edilen adresleri dışında başka bir adreste yapılmış olduğu, haciz adresinin ve haczedilen malların borçluya aidiyetini gösterir yeterli delil bulunmadığı ve haciz yapılan adresin ticaret sicili ve vergi kaydında davacı 3.kişinin şube işyeri olarak göründüğü, bu nedenle davanın ispat edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.6.2009 tarihinde haczedilen mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.