21. Hukuk Dairesi 2014/14405 E. , 2014/21605 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR 1- 10.09.2014 Tarihli 6552 sayılı Yasa'nın 81.maddesi ile 5510 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 60.maddesine göre davacının Yasa'nm yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden itibaren 3 ay içinde davadan Feragat ile yeniden yapılandırma hakkından faydalanabileceğinden, davacının davadan feragat edip etmediği, yeniden yapılandırma talebinde bulunup bulunmadığı davalı Kurum’dan sorularak ve gerektiğinde …
**21. Hukuk Dairesi 2014/14405 E. , 2014/21605 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR 1- 10.09.2014 Tarihli 6552 sayılı Yasa'nın 81.maddesi ile 5510 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 60.maddesine göre davacının Yasa'nm yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden itibaren 3 ay içinde davadan Feragat ile yeniden yapılandırma hakkından faydalanabileceğinden, davacının davadan feragat edip etmediği, yeniden yapılandırma talebinde bulunup bulunmadığı davalı Kurum’dan sorularak ve gerektiğinde bu 3 aylık süre beklenerek ilgili belgeler eklendikten sonra Dairemize gönderilmek üzere, 2- 01.10.2011 Tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 321.maddesinin 2.fıkrasına göre;kararın tefhimi için hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanamadığı ve bu nedenle zorunlu olarak hüküm özetinin tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu hüküm doğrultusunda, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği hallerde gerekçeli kararın taraflara tebliği zorunludur (Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (İkinci Bölüm) 20.03.2014 gün ve 2012/1034 Başvuru sayılı kararı da aynı yöndedir). Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda (hüküm özeti) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde bile temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nın 321/2 maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar. 5521 sayılı Kanun‘un 8.maddesinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının “hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal“ olarak anlaşılması zorunludur. Tarafların, gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce, temyiz süre tutum dilekçesi veya gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak suretiyle kararı temyiz ettikleri hallerde dahi, kararın gerekçesini dikkate alarak yeni temyiz gerekçelerine dayanmaları mümkün olduğundan, bu gibi hallerde bile gerekçeli kararın taraflara tebliği gerekir. Davanın tümden kabulü ya da reddi söz konusu olsa bile tarafların kararın gerekçesini temyiz etmekte hukuki yararları bulunabileceğinden, bu gibi durumlarda bile gerekçeli kararın yöntemince taraflara tebliği zorunludur. Öte yandan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki 433. madde hükmü gereğince tarafların kararın temyiz edildiğinden haberdar edilmeleri ve katılma yoluyla temyiz talebinde bulunma haklarını kullanmaları için temyiz dilekçelerinin de diğer tarafa tebliğ edilmesi gerekir. Dosya içeriğine göre, gerekçeli kararın taraflara tebliğ edildiği buna karşılık temyiz eden davacı vekilinin temyiz dilekçesimn davalı vekiline tebliğ edilmediği anlaşıldığından; temyiz eden davacı tarafça sunulan temyiz dilekçesinin, HUMK'nuft 433. maddesi gereğince davalı vekiline yöntemince tebliğ edilerek, tebligat parçası eklendikten sonra gönderilmek üzere, Dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, davacı vekilinin duruşma isteminin tebligat noksanı giderildikten sonra değerlendirilmesine 28/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.