1. Hukuk Dairesi 2010/2310 E. , 2010/3215 K. "" MAHKEMESİ : SAKARYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, miras bırakanları A.K., mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla 11842, 11843 ve 9729 sayılı parsellerini oğlu olan davalıya satış suretiyle muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürerek, tapuların iptali ile miras payları oranında tescil niteliğinde bulunmuşlardır. Davalı, miras bırakanın sağlığında tüm mirasçıların taşın…
**1. Hukuk Dairesi 2010/2310 E. , 2010/3215 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SAKARYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, miras bırakanları A.K., mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla 11842, 11843 ve 9729 sayılı parsellerini oğlu olan davalıya satış suretiyle muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürerek, tapuların iptali ile miras payları oranında tescil niteliğinde bulunmuşlardır. Davalı, miras bırakanın sağlığında tüm mirasçıların taşınmaz temlik ettiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . ...raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıların miras bırakanı A.K. 9729 sayılı parselini, 30.12.1994 tarihli akitle, 11842 ve 11843 sayılı parsellerini de, 2.6.2004 tarihli akitle oğlu olan davalı M..'ya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakanın mirasçılardan mal kaçırma amacıyla temlikleri gerçekleştirildiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmışlar davalı da murisin tüm mirasçılarına taşınmazlar verdiğini paylaştırma kastı ile hareket ettiğini savunmuş, ancak bu savunma üzerinde durulmamıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda; yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.