11. Ceza Dairesi 2012/11637 E. , 2014/1514 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Katılanlar ... ve ... karşı resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 204/3, 43. maddelerinin 2'şer kez uygulanarak sanığın 2 kez olmak üzere 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına Katılanlar ... ve ... karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nun 157 maddesinin 2 kez uygulanarak sanığın 2 kez olmak üze…
**11. Ceza Dairesi 2012/11637 E. , 2014/1514 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Katılanlar ... ve ... karşı resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 204/3, 43. maddelerinin 2'şer kez uygulanarak sanığın 2 kez olmak üzere 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına Katılanlar ... ve ... karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nun 157 maddesinin 2 kez uygulanarak sanığın 2 kez olmak üzere 1 yıl 6 ay hapis ve 200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına Sanığın savunmasının gıyabi tutuklama kararı üzerine istinabe yoluyla 11.02.2005 tarihinde alındığı, 16.06.2005 günlü oturumda CMK’nun 150. maddesi gereğince zorunlu müdafii atanıp sanığın yokluğunda yargılama yapılıp müdafii huzuruyla hüküm kurulduğu, müdafiinin temyiz yasa yoluna başvurmaması üzerine mahkumiyet hükmünün kesinleştirilip infaza verildiği, ancak sanığın 02.04.2007 tarihli müddetnamenin tebliğinden sonra 11.04.2007 tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ettiği, mahkemesince bu temyiz istemi ile ilgili bir karar verilmediği, Dairemizin 17.03.2011 tarih 2011/2495 Esas ve 2011/1501 Karar sayılı ilamı ile ceza infaz kurumuna giren sanığa yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmasının istenildiği, Vize Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 11.05.2011 tarihli yazısına göre gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmediğinin bildirildiği ve kararın 18.05.2011 tarihinde sanığa tebliğ edildiği sanığın ise 20.05.2011 tarihli dilekçesi ile süresinde bu kararı temyiz ettiği, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.11.2009 gün ve 2009/11-164 Esas, 2009/275 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm fıkrasında kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin CMK'nun 232/6. madde ve fıkrasına uygun olarak ve tereddüte mahal vermeyecek biçimde gösterilmesi gerektiği, somut olayda hüküm fıkrasında kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı “tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 7 gün” şeklinde tereddüte yer verecek biçimde gösterildiği gibi temyiz başvuru şekli ve mercisininde gösterilmediği ayrıca sanığın yokluğunda, CMK.nun 150/3. maddesi gereğince sanık müdafii olarak atanan Av. ... ... yüzüne karşı tefhim olunan hüküm, adı geçen müdafii tarafından temyiz edilmemiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda zorunlu müdafiiye yapılmış bulunan tefhim ve tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı cihetle; sanığın öğrenme üzerine verdiği 11.04.2007 ve 20.05.2011 tarihli temyiz dilekçelerinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan temyiz incelenmesinde gereği görüşüldü: I- Sanığın “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: