9. Ceza Dairesi 2023/11575 E. , 2023/7405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1336 E., 2023/930 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddes
**9. Ceza Dairesi 2023/11575 E. , 2023/7405 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1336 E., 2023/930 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin Kapsamına Göre; 1. İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli ve 2016/124 Esas, 2019/287 Karar sayılı kararıyla sanığın 30.03.2016 tarihli kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 30.03.2016-31.03.2016 tarihli nitelikli yağma suçundan aynı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 30.03.2016 tarihli nitelikli cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.05.2023 tarihli ve 2021/1336 Esas, 2023/930 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme karşı İstinaf Başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Esastan Reddine, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kasten yaralama suçundan kurulan hükmün kaldırılmasına ve sanığın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın 2 nci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün kaldırılmasına ve sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın 2 nci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.09.2023 tarihli ve 6-2023/82918 sayılı, kısmi ret ve kısmi onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık beyanları, sanık savunması ve dosya kapsamı nazara alındığında şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlarından beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin ilk beyanının tanık beyanları ve diğer aşamalardaki kendi beyanları ile çelişkili olduğuna, sanık savunmalarının ise istikrarlı olduğuna, tanık beyanlarının sanık lehine olduğuna, doğrudanlık ilkesinin ihlal edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, taraflar arasında hukuksal ilişki bulunduğunun kabulü gerektiğine, masumiyet ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın kumandayı yere doğru fırlattığı ve kumandanın bu nedenle kırıldığının sabit olduğuna, kasten yaralama suçu açısından şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Nitelikli cinsel saldırı ve kasten yaralama suçlarından üst sınırdan ve takdiri indirim uygulanmadan karar verilmesi gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık savunmaları, mağdure ve tanık beyanları, yukarıda sayılan deliller ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; evvelen mağdure ile sanığın yaklaşık 4 yıldır arkadaş oldukları, ancak son 1 yıldır aralarında sorunlar bulunduğu, yargılamaya konu olayın 29.03.2016 tarih saat 23:30 sularında başlayıp 30.03.2016 gün ve 31.03.2016 tarihide dahil olmak üzere devam ettiği, para ya da silahı getirmesi için 01.04.2016 saat 17:00 e kadar süre verdiği olay kapsamında; 29.03.2016 tarih saat 23:30 sularında mağdurenin, arkadaşı ... ile birlikte (...) AVM civarında bulunan (...) (...) isimli kafede kahve içtikten sonra birlikte kafeden çıktıkları ve otobüs durağına geçtikleri, bu sırada mağdure ve arkadaşını gören sanığın, yanlarına gelerek mağdureye hitaben "a.. koyduğum siz hayırdır" diyerek sol kaval kemiğine tekme ile vurduğu, daha sonra mağdureyi çekiştirerek zorla durakların arka tarafına götürdüğü, burada "Sen nispet mi yapıyorsun" diyerek, kolunda saat bulunan eliyle mağdurenin burnuna vurduğu ve mağdurenin burnunun kanadığı, mağdurenin kaçmak istediğinde sanığın, mağdurenin saçlarından tutarak çektiği, mağdurenin bağırması üzerine olay yerine vatandaşların geldiği, bunun üzerine mağdurenin kaçtığı ve ikametine gittiği, akşam ikametinde bulunduğu sırada burnunun şişmesi ve ağrısının artması nedeniyle mağdurenin, arkadaşı ...'i çağırarak birlikte Devlet Hastanesine gittikleri, muayeneden çıktıkları sırada başka bir suçtan dolayı adli raporunun alınması için hastaneye getirilen sanık ile karşılaştıkları, ardından mağdurenin arkadaşı ile hastaneden ayrılarak ikametine gittiği, mağdurenin arkadaşı ile birlikte ikametinde bulunduğu sırada yani 30.03.2016 günü saat 04.00 sıralarında, sanığın cep telefonu ile mağdureyi aradığı ve nerede olduğunu, yanında kim olduğunu sorduğu, mağdurenin da evde arkadaşı ile birlikte olduğunu söylediği, bunun üzerine sanığın "Arkadaşını da al Cerrah'taki eve gel" dediği, mağdurenin olumsuz yanıt vermesi üzerine sanığın "Senin hayatını si..rim, çabuk buraya gel, gelmezsen neler yapacağım, senin a..na koyarım" dediği, bunun üzerine mağdurenin Cerrah'a gitmeye karar verdiği, arkadaşı ... ile birlikte taksiyle Cerrahtaki sanığın evine gittikleri, evde sanık ... arkadaşı ...'in olduğu, sanığın mağdureye hitaben yine hakaretler ederek televizyonun kumandasını mağdureye fırlattığı, kumandanın mağdurenin başına isabet ettiği ve kırıldığı, "Senin geçmişini si..ceğim, senin yüzünden silahımı aldılar, Cuma akşamına kadar bana 10.000,00 TL para getireceksin, yoksa silah getireceksin, getirmezsen seni bahçeye bağlayıp neler yapacağım bak, kafanı kırmam lazım" dediği, daha sonra sanık ... mağdurenin yan odaya geçerek cinsel birliktelik yaşadıkları, odadan çıkarak tanıkların yanına geldikleri sanığın, mağdureye hitaben "Beni anladın değil mi, Cuma(01/04/2016) saat 17:00'ye kadar vaktin var, ister 10.000,00 TL para getir, istersen silah getir, ikisi de kabulümdür, eğer getirmezsen bak gör sana neler yapacağım, hayatını mahvedeceğim, hayatını si..ceğim, ölmüş anneni si..ceğim, istiyorsan beni şikayet et, bi bok olmaz, bu akşamki gibi gidip ifade verip çıkarım, sonra olacakları sen düşün, ölmek için bana yalvarırsın" dediği, bir süre sonra ...'in, yeter artık ben işe gideceğim, bu da işe gidecek dediği, bunun üzerine sanığın da tamam giderken bunları da götür dediği, ardından mağdur, tanıklar ... ve ...'in evden ayrıldıkları, yine 31.03.2016 tarihinde sanığın mağdurenin cep telefonuna "27 saatiniz kaldı", "2 gün vardı beni ilgilendirmez ben sana söyledim söyleyeceğimi bi daha yazma çare ara", "ben sizi bulurum", "Ben bulurum sizi amk evine de gelmeyenin amk bak ben neler yapıyom görün bakalım yazma bidaha ananı avradını sikerim orospu çocuğu seni", "Teli aç amk" ve "açma açma yarın ilk migrostayım sonrasına bakacaz amk senin" şeklinde mesajlar gönderdiği, mağdurenin de bu mesajlara "27 saate nasıl bulayım ben 10 bin lira", "Ben bulamam", "Zaten dağıttın yüzümü kırdın burnumu daha napcan Allah aşkına el insaf nerden bulayım ben sana o kadar parayı yaa silahı" şeklinde cevap verdikten sonra aynı günün akşamında sanıktan şikayetçi olduğu ancak kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği tüm dosya kapsamıyla sübut bulmuştur. 2. Sanık savunmasında "Mağdure ile 5 yıldır kız arkadaşı olduğu, halen görüştüklerini, kendisi ile olaydan yaklaşık 1 ay önce ayrıldığı, olay bittikten sonra da 1 ay sonra birlikte olmaya devam ettikleri, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini kız arkadaşıyla rızaen cinsel ilişkiye girdiğini" beyan etmiş, taraf ve tanık beyanları ile dosya kapsamında olayla örtüşen kısımlarına kısmen itibar edilmiş ancak olayla örtüşmeyen suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına ise itibar edilmeyerek mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir. 3. Temyizin kapsamına göre; yukarıda anlatılan olaylar kapsamında yapılan yargılama neticesinde sanığın eylemlerine uyan suçları sırasıyla değerlendirildiğinde; 4. 30.03.2016 tarihinde sanığın mağdureyi evine çağırdıktan sonra, mağdurenin sanığın evine gitmesi ve tartışma sonrasında sanığın mağdureye kumanda fırlatması sonrası mağdurenin başına isabet ederek yaralanmasına neden olan eylem, mağdurenin istikrarlı anlatımları, tanıklar ... ve ...'in sanığın mağdureye kumanda fırlattığını gördüklerini beyan etmeleri ile bir arada değerlendirildiğinde, mağdurenin eylem sonucu basit tıbbi müdahale ile yaralandığı sonucu ortaya çıkmış, sanığın hukuki süreçte belirtildiği şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş. Eylem silahtan sayılan kumanda ile gerçekleştiğinden mağdurenin şikayetinin olmaması düşme hususunda dikkate alınmamıştır. 5. 30.03.2016 tarihinde her ne kadar sanığın mağdureye cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilmiş ise de, sanığın tüm aşamalarda mağdureyle rızası ile birlikte olduğunu beyan etmesi, mağdurenin kovuşturma aşamasındaki beyanında, sanıkla rızası ile cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmesi, tanıklar ... ve ...'in tüm aşamalardaki beyanlarında, sanık ... mağdurenin sanığın evindeki yan odaya geçtiklerinde herhangi bir direnme sesi duymadıklarını, sanığın ve mağdurenin cinsel ilişkiden sonra yanlarına geldiklerinde mağdurede herhangi bir darp, cebir izine rastlamadıklarını belirtmeleri, adli muayene raporunda da herhangi bir zorlama ve darp izine rastlanılmaması dikkate alındığında, sanığın mağdurenin rızası doğrultusunda ilişkiye girdiği anlaşıldığından, müsnet suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. 6. 30.03.2016 ve 31.03.2016 tarihlerindeki eylemleri bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın ruhsatsız tabancasına kolluk tarafından el koyulmasına mağdurenin neden olduğunu düşünerek, evinde, "Senin geçmişini si..ceğim, senin yüzünden silahımı aldılar, Cuma akşamına kadar bana 10.000,00 TL para getireceksin, yoksa silah getireceksin, getirmezsen seni bahçeye bağlayıp neler yapacağım bak, kafanı kırmam lazım" ve sonrasında mesaj yoluyla, "27 saatiniz kaldı, ben sizi bulurum, evine gelmeyenin a.k bak ben neler yapıyorum görün bakalım" ifadelerini kullanarak mağdurenin ya 10.000 TL para ya da silahı getirmesi için mağdurenin, hayatına, vücut dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek, cebir uygulayarak, mağdurenin para vermesine yada silah bulmasına mecbur kıldığı, tanık ifadeleri, mağdurenin istikrarlı beyanları, mağdurenin rızası ile teslim ettiği ve rızası ile tutanağa geçmiş telefonundaki mesaj ve arama kayıtları göz önüne alınarak, sanığın üzerine atılı konutta yağma suçunu işlemiş olduğu kanaat edinilmiştir. Mağdurenin ve tanık ...'in beyanları, tanık taksi şoförü C.M.'nin de anlatımları göz önünde bulundurulduğunda, mağdure ve tanık ...'in sanığın evine saat 04.00 civarlarında gittiği, yağma eyleminin saatinin tam olarak tespit edilememesi, eylemin mağdurenin evden ayrılış saatine yakın olması dikkate alınarak, sanık hakkında "Gece Vaktinde Yağma" suçunun oluşmadığı lehine değerlendirilmiş olup 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uygulanmamıştır. Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak cezasından aynı Kanun'un 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim yapılmıştır. Mağdurenin 31.03.2016 tarihinde İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği dilekçede yağma eyleminin sanığın ruhsatsız silahını yakalatmasını kendisinin ihbar ettiğini düşünmesi nedeniyle gerçekleştiğini belirttiği, daha sonraki beyanlarında ise sanığa 10.000,00 TL borcu olduğunu, sanığın yağma eylemini bu sebeple gerçekleştirdiğini belirtmiş ise de; sanığın mağdurenin üzerinde baskı kurduğu anlaşılmış olup, mağdurenin borcu olmadığı halde beyanında bu şekilde dönmesini gerektirir bir sebep olmadığı ve sanığın mağdure şikayetinden vazgeçtikten sonra teslim olması bir arada değerlendirilerek sanığa, aynı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında "Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağını Tahsil Amacıyla Yağma" hükümleri uygulanmamıştır. 7. Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümleri açısından verilen cezaların sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezalarından ayrı ayrı takdiren indirim yapılmasına, sanığın adli sicil kaydında gözüken İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/485 Esas, 2012/78 Karar sayılı ilamındaki 1 yıl 8 ay hapis cezası nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince mükerrer olduğundan sanığa hükmolunan cezaların aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, sanığın Mahkemedeki hal ve harekatı, suça meyilli kişiliği, adli sicil kaydında kasıtlı suçlardan mahkumiyetinin bulunması bir arada değerlendirildiğinde bir daha suç işlemeyeceği hususunda Mahkemede olumlu bir kanaat oluşmadığından yasal şartları oluşmayan 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi, 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Temyizin Kapsamına Göre; 1. 29.03.2016 tarih saat 23.30 sularında mağdurenin, arkadaşı ... ile birlikte (...) AVM civarında bulunan (...) (...) isimli kafede kahve içtikten sonra birlikte kafeden çıktıkları ve otobüs durağına geçtikleri, bu sırada mağdure ve arkadaşını gören sanığın, yanlarına gelerek mağdura hitaben "A.. koyduğum siz hayırdır" diyerek sol kaval kemiğine tekme ile vurduğu, daha sonra mağdure ile durakların arka tarafına gittikleri, burada "Sen nispet mi yapıyorsun" diyerek, kolunda saat bulunan eliyle mağdurenin burnuna vurduğu ve mağdurenin burnunun kanadığı, mağdurenin kaçmak istediğinde sanığın, mağdurenin saçlarından tutarak çektiği, mağdurenin bağırması üzerine olay yerine vatandaşların geldiği, bunun üzerine mağdurenin kaçtığı ve ikametine gittiği, akşam ikametinde bulunduğu sırada burnunun şişmesi ve ağrısının artması nedeniyle mağdurenin, arkadaşı ...'i çağırarak birlikte Devlet Hastanesine gittikleri, muayeneden çıktıkları sırada başka bir suçtan dolayı adli raporunun alınması için hastaneye getirilen sanık ile karşılaştıkları, ardından mağdurenin arkadaşı ile hastaneden ayrılarak ikametine gittiği, mağdurenin arkadaşı ile birlikte ikametinde bulunduğu sırada yani 30.03.2016 günü saat 04:00 sıralarında, sanığın cep telefonu ile mağdureyi aradığı ve nerede olduğunu, yanında kim olduğunu sorduğu, mağdurenin de evde arkadaşı ile birlikte olduğunu söylediği, bunun üzerine sanığın "Arkadaşını da al Cerrah'taki eve gel" dediği, mağdurenin olumsuz yanıt vermesi üzerine sanığın "Senin hayatını si..rim, çabuk buraya gel, gelmezsen neler yapacağım, senin a..na koyarım" dediği, bunun üzerine mağdurenin Cerrah'a gitmeye karar verdiği, arkadaşı ... ile birlikte taksiyle Cerrahtaki sanığın evine gittikleri, evde sanık ... arkadaşı ...'in olduğu, sanığın mağdureye hitaben yine hakaretler ederek televizyonun kumandasını mağdureye fırlattığı, kumandanın mağdurenin başına isabet ettiği ve kırıldığı, "Senin geçmişini si..ceğim, senin yüzünden silahımı aldılar, Cuma akşamına kadar bana 10.000,00 TL para getireceksin, yoksa silah getireceksin, getirmezsen seni bahçeye bağlayıp neler yapacağım bak, kafanı kırmam lazım" dediği, sanığın mağdureden yan odaya geçmesini istediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine mağdureye bağırdığı, mağdure odaya geçtikten kısa bir süre sonra sanığın geldiği mağdureden soyunmasını istediği, mağdurenin yatağın köşesinde oturur vaziyette olduğu, sanığın ışığı kapatıp soyunup yatağa girdiği, mağdureye soyun diyerek bağırdığı, mağdurenin sanıktan korktuğu için soyunduğu, mağdurenin kendisi sıkması nedeniyle mağdurenin saçını çektiği, mağdurenin sanığı ittiği, sanığın penisini mağdurenin rızası hilafına vajinasına soktuğu, daha sonra mağdure ve sanığın odadan çıkarak tanıkların yanına geldikleri, sanığın, mağdureye hitaben "Beni anladın değil mi, Cuma(01/04/2016) saat 17:00'ye kadar vaktin var, ister 10.000,00 TL para getir, istersen silah getir, ikisi de kabulümdür, eğer getirmezsen bak gör sana neler yapacağım, hayatını mahvedeceğim, hayatını si..ceğim, ölmüş anneni si..ceğim, istiyorsan beni şikayet et, bi bok olmaz, bu akşamki gibi gidip ifade verip çıkarım, sonra olacakları sen düşün, ölmek için bana yalvarırsın" dediği, bir süre sonra tanık ...'in, yeter artık ben işe gideceğim, bu da işe gidecek dediği, bunun üzerine sanığın da tamam giderken bunları da götür dediği, ardından mağdure, tanıklar ... ve ...'in evden ayrıldıkları anlaşılmıştır. 2. 31.03.2016 tarihinde sanığın mağdurenin cep telefonuna "27 saatiniz kaldı", "2 gün vardı beni ilgilendirmez ben sana söyledim söyleyeceğimi bi daha yazma çare ara", "ben sizi bulurum", "ben bulurum sizi amk evine de gelmeyenin amk bak ben neler yapıyom görün bakalım yazma bidaha ananı avradını sikerim orospu çocuğu seni", "Teli aç amk" ve "açma açma yarın ilk migrostayım sonrasına bakacaz amk senin" şeklinde mesajlar gönderdiği, mağdurenin de bu mesajlara "27 saate nasıl bulayım ben 10 bin lira", "Ben bulamam", "Zaten dağıttın yüzümü kırdın burnumu daha napcan Allah aşkına el insaf nerden bulayım ben sana o kadar parayı yaa silahı" şeklinde cevap verdikten sonra aynı günün akşamında sanıktan şikayetçi olduğu olayda; 3. Sanık hakkında 30.03.2016 ve 31.03.2016 tarihinde mağdureye karşı nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvuruları yönünden; Adli sicil kaydına göre sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik hükümleri uygulanmaması hatalı ise de bu suç yönünden aleyhe istinaf başvurusu bulunmaması nedeniyle eleştirilmekle yetinilmiştir. Eleştirilen husus dışında İlk Derece Mahkemesi'nin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka ayrılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 4. Sanık hakkında 30.03.2016 tarihinde mağdureye yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen beraat kararına karşı yapılan istinaf başvuruları yönünden; tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi ile; mağdurenin olaydan kısa süre sonra alınan beyanları, olayların oluş ve gelişimi, tanık Meyem'in kollukta, sanığın mağdureye iki kez odaya geçmesi yönünde bağırdığı ve evden ayrıldıktan sonra mağdurenin odada sanığın kendisinden bir şeyler yapmasını istediğini, yapmak istemeyince saçını çektiği, omzunu ısırdığını söylediği yönündeki beyanları dikkate alındığında mağdurenin sanıktan korkması nedeniyle soruşturma aşamasındaki beyanlarından dönerek sanığı suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarda bulunması hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın mağdurenin rızası olmamasına rağmen cinsel organını mağdurenin cinsel organına sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu yönünde Dairede tam bir vicdani kanaat oluştuğundan İlk Derece Mahkemesinin atılı suçtan sanığın beraatine dair kararının kaldırılması ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanık hakkında hüküm kurulurken; sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önemi ve değeri, kastının yoğunluğu göz önüne alınarak, takdiren alt sınırdan temel ceza belirlenmiş, cezanın geleceği üzerindeki etkisi lehine takdiri indirim kabul edilerek cezasından indirim yapılmış, hukuki süreçte belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. 5. Sanık hakkında 30.03.2016 tarihinde mağdureye karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvuruları yönünden; oluş ve kabule göre, sanığın mağdureye televizyonun kumandasını fırlatıp basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı olayda İlk Derece Mahkemesi'nin sanığın mağdureye karşı üzerine atılı silahla basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaralama suçunun sübut bulduğuna dair kabul ve uygulamasında Dairece bir isabetsizlik görülmemiş ancak sanığın adli sicil kaydında İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/6 Esas, 2012/11 Karar sayılı ilamı nedeniyle ikinci tekerrür hali dikkate alınarak ikinci kez mükerrirliğine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu suç yönünden aleyhe istinaf başvurusunun bulunması dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında yeniden hüküm tesis edilmiştir. Sanık hakkında hüküm kurulurken; sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önemi ve değeri, kastının yoğunluğu göz önüne alınarak, takdiren alt sınırdan temel ceza belirlenmiş, sanığın eylemini silahtan sayılan kumanda ile gerçekleştirmesi nedeniyle cezasından aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım yapılmış, cezanın geleceği üzerindeki etkisi lehine takdiri indirim kabul edilerek cezasından indirim yapılmış, sanığın suça eğilimli kişiliği, tekerrüre esas sabıkası bulunması hususları dikkate alındığında bir daha suç işlemeyeceği yönünde Dairede olumlu kanaat oluşmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi, 51 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmayarak hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılıp aynı ceza miktarına hükmedilmesine karşın, bu cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi nedeniyle, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün sanık aleyhine değiştiği ve böylece temyiz kanun yolu incelemesine tabi olacağı anlaşıldığından, bu husustaki Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.05.2023 tarihli ve 2021/1336 Esas, 2023/930 Karar sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İnegöl Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.