10. Hukuk Dairesi 2024/6793 E. , 2024/13527 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2171 E., 2024/408 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/454 E., 2022/316 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ..., ... Holding A.Ş. ve Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahke…
**10. Hukuk Dairesi 2024/6793 E. , 2024/13527 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2171 E., 2024/408 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/454 E., 2022/316 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ..., ... Holding A.Ş. ve Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının üst işveren olan Tekel'e ait Büyükdere alkollü içkiler deposunda taşeron olan Uyarmak Adi Ortaklığında işçi olarak 1990 yılı Eylül ayında işe başladığını, 1992 yılı Eylül ayına kadar devam ettiğini, daha sonra 1993 yılının Ocak ayında tekrar işe girdiğini, 1999 yılı Ağustos ayına kadar devamlı olarak çalıştığını, sadece 1996 yılında 6 ay kadar ara verdiğini, onun dışında ara vermeksizin çalıştığını, sigorta bilgilerini incelediğinde sadece 1993-1994 yıllarında birer ay sigortalı çalıştığının gösterildiğini, diğer çalışmalarının gösterilmediğini belirterek, davacının 1990 yılı Eylül ayı ile 1992 Eylül ayları arası, 1993 Ocak ayından 1999 yılı Ağustos ayına kadar 1996 yılında 6 ay hariç olmak üzere işçi olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekilince; işe giriş bildirgesi verildiği tarihten önceki sürelerin hak düşürücü süreye uğradığı, tespitinin istenemeyeceği, 1993-1994 yıl öncesi tarihlerin hak düşürücü süreye uğradığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiği sürelerde yanında çalışmadığını, sadece adi ortaklıkta 30.02.1993 yılında işe girerek ayda 2 gün vasıfsız işçi olarak çalıştığını, 1993 yılı Kasım ayında kendi isteği ile işten ayrıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının işveren olmadığını Uyarmak Adi Ortaklığının sahipleri olan ... ve ...'ın yanında sigortalı olarak çalıştığını, görevinin bekçilik olduğunu, aradan 20 yıl geçtiğini beyan etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; münfesih TTA Gayrimenkul Anonim Şirketinin özelleştirme kapsamında ... olarak tüzel kişiliğini devam ettirdiğini, hak düşürücü süre bulunduğunu, davada taraf sıfatlarının olmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı ...'a ait iş yerinde, Kuruma bildirilen süreler dışında 30.02.1993-02.10.1995 tarihleri arasında asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..., ... Holding A.Ş. ve Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; Tekel Pazarlama Dağıtım Müdürlüğünün yükleme, boşaltma ve istif işi hizmet alım sözleşmesi kapsamında tarafından üstlenildiğini, işin yürütümünün Tekel'in talimatıyla yerine getirildiğini, davacının da içinde yer aldığı yevmiye usulü işçilerin temin edilerek çalıştırıldığını ve çalışanların, çalışmaları, çalıştıkları gün esasıyla SGK'ya tam olarak bildirildiğini, davacının yaptığı işin açık ve net bir şekilde ortaya konulmadığını, Mahkeme tarafından Tekel'den, hizmet alım sözleşmeleri ve işin işleyişine ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya dahil edilmediğini, asıl işverenin sorumluluk durumunun ortaya konulmadığını, tanık beyanlarını kabul etmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hizmet tespiti talep ettiği dönemin Ocak 1993 - Ağustos 1999 tarihleri arasında olduğunu, bu süre aralığında birden çok kez aynı işe girip çıktığını, hizmet tespit isteminin Ağustos 1999 tarihinde sona erdiğini, 506 sayılı Kanun'un 79/10 hükmü gereğince hizmet tespit istemine ilişkin davanın 2005 yılına kadar açılması gerektiğini, müvekkili şirketin huzurdaki davada taraf sıfatı olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir iş ilişkisi de bulunmadığını, şirketin bir kamu kurumu olması nedeniyle, sigortasız işçi çalıştırma ihtimal ve imkanı da bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu dönemlerde davacının eylemli ve gerçek bir çalışma yapmadığını, çalışmayı ortaya koyan belgelerin ise, işe giriş bildirgesi ile birlikte aylık ve dönemsel prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgeler olduğunu, bu belgelerin bulunmaması halinde davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, Kurum kayıtları resmi nitelikte olduğundan resmi belgeler karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davanın açılmasına müvekkili kurumun sebep olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda, 16.12.1993 tarihli vizite kağıdı, özellikle de davacı ve bordro tanıklarının beyanları ile davacının bildirim dönemleri esas alınarak davacının asıl işvereni ... Holding A.Ş. olan davalı ...'a ait işyerinde Mahkemece kabul edilen tarihler arasında çalıştığının tespitine dair verilen karar yerinde olmuştur. Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... Holding A.Ş. ve Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1)Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 2) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli ... getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 3)Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3. Değerlendirme Eldeki davada, davacının 1990 yılı Eylül ayı ile 1992 Eylül ayları arası, 1993 Ocak ayından 1999 yılı Ağustos ayına kadar 1996 yılında 6 ay hariç olmak üzere işçi olarak çalıştığının tespitini talep ettiği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına ... sicil numaralı ... unvanlı iş yerinden 1993/2. dönem -1995/2. dönem arasında -bazı dönemler olmamak üzere- ve 10.04.1997-1997/2. dönem arasında kısmi hizmet bildirimlerinin, 1006021 sicil numaralı ... Ticaret-... unvanlı işyerinden 1997/2. döneminde kısmi hizmet bildirimlerinin bulunduğu, ... sicil numaralı ... unvanlı işyerinin 20.11.1991-30.06.1997 tarihleri arasında, 1006021 sicil numaralı ... Ticaret-... unvanlı işyerinin 01.10.1993-30.04.1999 tarihleri arasında Kanun kapsamında bulunduğu, ... adlı işyerinden düzenlenen 16.12.1993 tarihli vizite kağıdında davacının işe girişinin 30.02.1993 olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın somutlaştırılması yükümlülüğü çerçevesinde davacının beyanı alınarak ne iş yaptığı, yükleme mi dağıtım işinde mi çalıştığı, kimlerle, hangi sürelerde çalıştığı sorulmalı, tespit edilen iş yerlerinden verilen dönem bordroları, iş yeri sicil dosyası, varsa davalı ...Ş. tarafından düzenlenen ihale evrakları ve sözleşmeler celbedilmeli ve davalılar arasındaki hukuki ilişki irdelenerek hangi dönemde hangi işveren nezdinde çalışıldığı tespit edilmeli, davacının alkollü içkiler deposunda çalıştığını beyan etmiş olması karşısında bu iş yerinde çalıştığı tespit edilen bordro tanıklarının beyanlarına resen başvurulmalı, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde çelişkiler giderilmeli, Mahkemece davacının yalnızca davalı ...'a ait iş yerinde çalıştığının tespit edilmiş olması ve hükmün yalnızca bu işveren yönünden kurulmuş olması hususu karşısında diğer davalılar ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.