10. Hukuk Dairesi 2023/8853 E. , 2023/10294 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/261 E., 2023/768 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/73 E., 2022/139 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkem
**10. Hukuk Dairesi 2023/8853 E. , 2023/10294 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/261 E., 2023/768 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/73 E., 2022/139 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin davacıya ait fabrikada montaj işçisi olarak 07.09.2007 - 04.11.2015 tarihleri arasında çalışması nedeniyle mesleki hastalıklar geçirdiğinden bahisle Kocaeli 6. İş mahkemesinin 2014/544 Esas sayılı dava dosyasında dava açtığını, meslek hastalığı nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğunu, davalı işçinin şirkette işe başlamadan önce 2001-2007 tarihleri arasında muhasebecilik yaptığını, davalı işçinin el bileğindeki rahatsızlığın muhasebecilik yaptığı zamanlarda çalışmasının sonucu olduğunu, davacının işe başladıktan 18 gün sonra bilek ağrısı nedeniyle revire başvuru yaptığını, sağlık problemlerinin daha önce çalışmış olduğu işyerinde gelişmiş olduğunu, bu nedenle davalı ...'ye ilişkin meslek hastalığı tespitine ve %15 maluliyet oranına ilişkin itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacı vekilinin itirazlarının yersiz olduğunu, Kocaeli 6. İş Mahkemesinde açılan davada Yüksek Sağlık Kurulu incelemesi için itirazda bulunmadığını, davacı tarafın yargılamanın uzatılması ve sürüncemede bırakılması için davanın açıldığını, Kocaeli 6. İş Mahkemesi dosyasında ... SGK İl Müdürlüğü raporunda davalı ...'nin %15 malul kaldığı ve meslek hastası olduğu tespitine davacı tarafın hiç bir itirazda bulunmadığını, davalının meslek hastalığına yakalandığını ve sakat kaldığını, çalışamaz durumda olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile; dava açılmadan önce SGK'ya müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, davaya konu işlemin 2014 yılında meydana geldiğini ve olayla ilgili tahkikat açılarak davacı hakkında meslek hastası olduğu ve maluliyet oranının tespit edildiğini, davacı tarafından itirazın mevcut olmaması dolayısıyla Yüksek Sağlık Kurulu incelemesinin yapılmadığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yüksek Sağlık Kurulu 11.12.2017 tarih ve 91/16548 karar sayılı raporunda mevcut sağ el bileği tendinit-tenosinovit hastalığının mesleki olduğunu ve maluliyet oranının %15 olduğunun, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi 02.01.2019 tarih 135 karar sayılı raporunda, davalı ...'nin sağ el bileği tendiniti ve tenosinoviti hastalığının mesleki olduğu, maluliyet oranının %20 olduğunun, ATK 2. Üst Kurlundan alınan raporda ise davalı ...'nin %15 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepler Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Sigortalı ...'nin müvekkil şirketteki çalışması sonucunda meslek hastalığının oluştuğu ve bunun maluliyete neden olduğu tespiti yerinde değildir; davalı işçi, müvekkil şirkette işe başlamadan önce, 2001-2007 tarihleri arasında, uzun saatler bilgisayar kullanımını gerekli kılan muhasebecilik yapmıştır. Davalının iddia ettiği gibi el bileğindeki rahatsızlık, uzun yıllar muhasebecilik yapmış olmasının bir sonucudur. Zira alanında uzman işyeri hekimimizden aldığımız bilgiye göre Karpal Tunnel Sendromu, sıklıkla uzun süreli bilgisayar kullanımı ve ofis işlerinde daha yüksek oranda görülmektedir. Gerçekten de, 6 yıl boyunca bilgisayar başında, ofis ortamında çalışmış olması davalının mevcut hastalığını tetiklemiş olup, davalının el bileklerindeki sinir sıkışmasının ilk burada başlamış olduğu ortadadır. Nitekim, davalı işçi, müvekkil şirkette işe girdikten yalnızca 18 gün sonra, 25.09.2007 tarihinde sol el bilek ve sol el 3 üncü parmakta ağrı nedeniyle 25.09.2007 ve 26.09.2007 tarihlerinde revire gelmiştir. ATK 2.Üst Kurulu Raporunda, her ne kadar sigortalı davalının meslek hastalığı neticesinde %15 oranında malul olduğu belirtilmişse de (meslek hastalığına müvekkil şirket işyerindeki çalışması nedeniyle yakalandığının kabulü anlamına gelmemekle birlikte) bu oranın davalıya yapılan yanlış müdahaleler, operasyonlar sonucunda artması ihtimaline binaen, davalıya yanlış operasyonda bulunulup bulunulmadığı hususunun ayrıca incelenmiş olması gerekmektedir. Zira başarısız operasyon sonucu davalının kolunda meydana gelen rahatsızlığın ilerlemiş olduğu bilinmektedir. Ne var ki, yukarıda yer alan bu itirazlarımız ATK 2. Üst Kurulunca ya da ilk derece mahkemesince dikkate alınmamıştır. Bu hususlar incelenmeksizin alınan raporlar neticesinde sigortalının hastalığın mesleki olduğu, müvekkil şirket iş yerindeki çalışmasının bu meslek hastalığına sebebiyet verdiği ve %15 oranında maluliyet meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu bakımdan eksik incelemeyle karar verildiği" şeklinde belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi gereğince belirlenen prosedüre uygun olarak incelemenin yapılmış olması karşısında davacının mevcut meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının Kurum tarafından tespit edilen oran olan %15 olduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile yapılan istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı şirket tarafından; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ...'nin meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2- 01.10.2008 sonrası yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde de "İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendiren sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır... Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri, A) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi, B) Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse, buna ait sağlık kurulu raporu tarihini takip eden aybaşından başlar" hükmü getirilmiştir. Anılan düzenlemeler uyarınca sigortalının sürekli iş göremezlik geliri alabilmesi için meslekte kazanma gücünün % 10 oranında azalmış olması ve azalma olan tarihin tespiti gerekmektedir; 3-Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95 inci maddesinde (506 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı şirket vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.