10. Hukuk Dairesi 2024/6211 E. , 2024/6406 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3136 E., 2024/901 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/163 E., 2023/295 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince …
**10. Hukuk Dairesi 2024/6211 E. , 2024/6406 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3136 E., 2024/901 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/163 E., 2023/295 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının çıraklık eğitimi için işe başladığı tarih olan 15.10.1993 tarihinin tespiti ile yaşlılık aylığı alabilmek (emekli olabilmek) için ilk işe başlama tarihi olarak kabul edilerek -Kanunen aranılan diğer şartlar yerine getirildiğinden- emekli olabilmesi, (yaşlılık aylığı alabilmesi) için gerekli işlemlerin yapılmasını ve kendisine emeklilik (yaşlılık) aylığı bağlanması şeklindeki 08.03.2023 tarihli talebi süresinde cevap verilmeyerek reddeden davalı kurum işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda, davacının 15.10.1993 tarihinde...Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürlüğü'yle çıraklık sözleşmesi imzaladığı sabittir. Davacı 15.10.1993 tarihinin sigorta başlangıcı sayılmasını talep etmektedir. Aynı tarihte verilen işe giriş bildirgesi de bulunmaktadır. 10.07.2000 tarihli Ankara İhtiyarlık Sigorta Müdürlüğü tarafından davacının Bağ-Kur tescili sırasında 15.10.1993 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğu ancak bildirgenin 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin H fıkrasında belirtilen sigortalı sayılmayanlar "resmi meslek ve sanat okullarıyla yetkili resmi makamların müsaadesiyle kurulan meslek ve sanat okullarında tatbiki mahiyette yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler" meyanında geçtiğinden bildirilecek hizmetinin bulunmadığına dair düzenlenmiş belgenin olduğu görülmüştür. Davacının meslek eğitimi aldığı...Meslek Eğitim Merkezinde 3308 sayılı Kanun gereğince davacının çıraklık merkezinde herhangi bir ücret almadığını bildirmiştir. Sigortalı işe giriş bildirgesi ve...Meslek Eğitim Merkezi yazıları içeriğine göre davacının çıraklık eğitimi kapsamında işe giriş bildirgesinin düzenlenerek Kuruma verildiği ve uzun vadeli sigorta kollarından prim ödemesi yapılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 15.10.1993 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 3/II-B, 6 ncı, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 108 inci, 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4 üncü, 5 inci, 16 ncı maddesi, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10 uncu maddesi, 14 üncü maddesi, Geçici 4 üncü maddesi hükümleridir. 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. 506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür. Öte yandan aynı Kanunun 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35'inci maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir. 05.07.1977 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Yasasının 4’üncü maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanunun 5 inci maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir. Kanun'un 16 ncı maddesinde ise işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür. 19.06.1986 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesinde, çırak olabilmek için 13 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak, en az ilkokul mezunu olmak, bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak koşullarına yer verilip, 14 üncü maddesinde, çıraklık süresinin 3-4 yıl olduğu ve bu sürenin mesleklerin özelliğine göre ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça belirleneceği kesintisiz olarak devam edeceği, Geçici 4 üncü maddesinde ise Kanunun 25 inci maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yıl başından itibaren başlanacağı, bu tarihe kadar olan sürede primlerin işyeri sahiplerince ödenmesine devam edileceği düzenlemesi yer almaktadır. Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; Ankara, 1977 Baskı, s;130). 3. Değerlendirme 1.Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının 10.05.1976 doğumlu olduğu, dava dışı Milli Eğitim Bakanlığı...Çıraklık Eğitim Merkezi unvanlı .... sicil numaralı iş yerinde 15.10.1993 tarihinde çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte 17 yaşında olduğu, çıraklık merkezinin 04.08.1987-30.09.2009 arası kanun kapsamında olduğu, 1993 yılında dönem bordrosu verilmediği, öte yandan çıraklık merkezince davacı adına tanzim olunduğu belirtilerek gönderilen ve 10.11.1994 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilen çıraklık sözleşmesinde işveren olarak ... ...- ... Oto Tamir, yapılacak işin ise oto tamir elektrik olduğunun belirtildiği,mahkemeceçıraklık sözleşmesinde belirtilen işveren yanında dava konusu dönemde bir çalışmasının geçip geçmediği,çalışmanın üretime yönelik olup olmadığı yönünde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiği anlaşılmaktadır. 2.Mahkemece dava dışı ... ... isimli işyeri ile ilgili Kurumdaki işyeri tescil bilgileri 1993 yılına ait dönem bordroları getirtilmeli, davacının anılan işyerinde dava konusu dönemde bir çalışmasının olup olmadığı var ise bu çalışma kapsamında hangi işleri yaptığı, davacının yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, iş yerinde işlerin davacının talep konusu dönemde yaşı itibariyle yapabileceği işlerden olup olmadığı, bu işleri yapma hususunda fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı, bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği,yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği, işyeri dönem bordrosunda kayıtlı kişiler de tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle belirlenmeli,bordro tanığına ulaşılamaması halinde dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri sahipleri ve kayda geçmiş çalışanları SGK, belediye, emniyet ve vergi dairesi nezdinde yapılacak araştırmayla belirlenerek çalışma ve vergi kayıtları getirtilmek suretiyle dinlenmeli, komşu işyerinin de bulunamaması halinde davacıya çalışmasını bilebilecek kişilerin kimler olabileceği hususunda beyanı alınarak belirlenen kişilerin sigortalılık kayıtları da getirtilerek davacının çalışmasının varlığı ve niteliği hususunda beyanları alınmalı, tanık beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler de giderilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. 3.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.