1. Ceza Dairesi 2023/5908 E. , 2024/6525 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/699 E., 2023/757 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin h…
**1. Ceza Dairesi 2023/5908 E. , 2024/6525 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/699 E., 2023/757 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2022 tarihli ve 2022/134 Esas, 2022/434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2023/699 Esas, 2023/757 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanması gerektiğinden suç vasfına, haksız tahrikin derecesine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Katılan ile sanık arasında suç tarihinde tarla meselesinden dolayı anlaşmazlık olduğu, katılan ve babası ...'in suç tarihinde anlaşmazlığa konu tarlaya gittikleri, tarlanın içinde sanığın yakınlarını ve yolda sanığı görmeleri üzerine katılanın araçla sanığın üzerine gittikten sonra sanığın yakınında durup taraflar arasında tartışma ve arbede başladığı, sanığın eline aldığı av tüfeği ile önce havaya daha sonra katılana doğrultarak ateş ettiği, katılanın sağ uyluk iç yüzden ve sağ ayaktan aldığı av tüfeği saçma tanesi isabetleri nedeniyle adli rapora göre hayati tehlike geçirecek, vücudunda ağır (6.) derecede kemik kırığı oluşacak ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı, sanığın tarla yanında gerçekleşen olaydan sonra katılanı aracına alarak hastaneye götürdüğü anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Dosya kapsamına göre; sanık hakkında katılana yönelik eyleminin vasıflandırmasında isabetsizlik bulunmadığı ancak; sanığın bütün aşamalarda, katılanı hastaneye kendisinin götürdüğünü savunması, tanıklar ... ve ...'un beyanlarında bu hususu doğrulaması ve katılanın da sanık tarafın kendisini araca alarak hastaneye getirdiklerini söylemesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiği ve buna bağlı olarak neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, katılanın raporu da göz önünde tutularak, zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel cezanın üst sınıra yakın belirlenerek ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2023/699 Esas, 2023/757 Karar sayılı kararının "suç vasfı" yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ... hakkında katılan ...'na karşı kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan yerel mahkeme tarafından TCK 81, 35, 29, 62. maddeleri gereği verilen mahkumiyet kararı istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiş olup verilen karar lehe temyiz olunarak Dairemize gelmekle sanığın eyleminin gönüllü vazgeçme hükümleri kapsamında kaldığından öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasının doğru olmadığı, TCK nın 36. maddesi yollaması ile tamamlanmış suç olan yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur, dosya kapsamı ve delil durumuna göre sanığın işlediği sabit olan eyleminin vasfının öldürmeye teşebbüs olmayıp yaralama suçunu oluşturduğunu bu nedenle gönüllü vazgeçme hükümlerini düzenleyen TCK nın 36. md delaletiyle TCK nın 86. maddesi değil doğrudan TCK nın 86. maddesi gereği yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden dairemizin bozma kararına sanığa atılı sübuta eren suçun öldürmeye teşebbüs olmayıp yaralama suçunu oluşturduğu şeklindeki değişik gerekçe ile katılmıyorum. Şöyleki; Sanıkla katılan akraba olup arazi ihtilafı nedeniyle aralarında husumet bulunmaktadır, olaydan birkaç saat kadar önce de yine katılan taraf 112'yi arayarak sanığın ailesinin ihtilaflı arazide bulunduğunu ve kendilerine zarar verebileceklerini söyleyerek ihbarda bulunmuştur, olay saatinde sanık ve katılan arazide karşılaşmış aralarında çıkan tartışma sonucunda sanık kendisine ait av tüfeği ile önce 3 el havaya daha sonra yakın mesafeden katılan ...'a iki el ateş etmiş bu atışları sonucu katılanın sağ femur iç yüzde 10 x 15 santimetrelik açık laserasyon oluşturan kas ve deri hasarı oluşturan yaralanma ve yine sağ ayak üstünde bulunan tarak kemiklerinin kırılması sonucu katılanda altıncı derecede kemik kırığına sebebiyet verecek ve organ zayıflaması oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği tüm bu yaralanmaların katılan da hayati tehlikeye neden olmadığı alınan Adli Tıp Kurumu ikinci İhtisas Dairesinin 8467 nolu raporuyla sabit olup dosya kapsama ve delil durumuna göre sanığın tüfeğinde henüz daha 7 adet dolu fişeği olduğu ve katılana ateş etme imkanı olduğu halde ateş etmeyip aksine yaralı vaziyette olan katılan ... ve babası ...'i alarak bizzat kendi aracı ile hastaneye götürdüğü ve tedavi edilmesini sağladığı, dosyada bulunan 23.4.2020 tarihli kolluk tutanağı ile katılanın babası ...'in beyanları ve sanık savunması ile sabit olup sanığın her imkanı olduğu halde katılanın tüfeğindeki dolu fişekleri sıkmamış olması yaralı katılana bizzat hastaneye kendi aracıyla götürmesi, yaralanmaların bel altı ve ayak bölgesinde olması ve hiçbirinin hayati tehlikeye neden olmamaları bir arada değerlendirildiğinde sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğinin davranışlarıyla da anlaşıldığı eyleminin nitelikli şekilde kasten yaralama suçunu oluşturduğu ve dosya kapsamında dikkate alınarak TCK 86. maddesi gereği temel ceza alt sınırdan uzaklaştırmak suretiyle sanığın cezalandırılması gerektiği halde sanığın eylemini adam öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandırıp TCK 36 madde gereğince gönüllü vazgeçme hükümleri nedeniyle sanık hakkında TCK 86 madde gereği cezalandırılması gerektiği yönünde Dairemizin çoğunluğu tarafından verilen bozma kararına katılmıyorum.